Kırmızı ibikli tavuk…

Hüseyin ŞİNASİ

16-12-2022 12:11

Amerika’da, Avrupa ülkelerinde ilkokula yeni başlayan öğrencilere okutulan,
Rus kökenli bir halk masalı vardır. “Kırmızı İbikli Küçük Tavuk...”

Köyün birinde kırmızı ibikli küçük tavuk, bahçede gezinirken ve yiyecek bir
şeyler ararken bir buğday tanesi bulur. O buğdayı tarlaya ekmek için
çevresindeki diğer hayvanlardan yardım ister. Ama komşularından hiçbiri ona
yardım etmek istemez. Kırmızı ibikli küçük tavuk "Mecburen iş başa düştü" der,
kendisi buğday tanesini tarlaya eker. Buğday büyür, hasat zamanı gelir yine
yardım ister kimse aldırış etmez. Kendisi biçer, harmanı kaldırır, değirmene
taşır, buğdayı öğütür, un yapar. Ve neticede ekmek yapar. Mis gibi ekmek
kokusu etrafa yayılmaya başlar. Kırmızı ibikli küçük tavuk, bu defa komşularına
“gelin ekmeği birlikte yiyelim, der. O hiç yardım etmek istemeyen, komşularının
iştahı kabarır, ağzı sulanır, “eveeeet yiyelim” derler. Kırmızı ibikli küçük tavuk
onlara acı acı gülümser ve “yok öyle yağma” der. Mis gibi kokan ekmekten bir
parça bile vermez.

Bu masalı okuyan veya dinleyen çocuklar, kıssadan hisse çıkarır, ders alırlar,
çalışmayana, üretmeyene, karnını doyurmak için başkasından emeğine göz
koyanlara acımak yoktur.

Eeee tabi herkes çocuk değil.
Büyüklerin de okuması, ders alması için bu masalın bir başka uyarlamasını
çıkarmışlar.
Küreselleşmeye ve sömürgeye karşı gruplar tarafından aynı hikaye düzenlenip,
UNICEF’in sitesinde yayınlanır... Ki, büyükler de anlasın, ders alsın diye.

Başlıyoruz
Kırmızı ibikli küçük tavuk, kümesin avlusunda gezinirken bir buğday tanesi
bulur. O buğdayı tarlaya ekmek ve hasat etmek için çiftlikteki öbür
hayvanlardan yardım ister.
Komşusu Ördek “sen buğday ekmeyi filan boş ver, sana ben kahve tohumu
satayım, acayip para kazanırsın, onunla istediğin kadar buğday alırsın” der.

Tilki de ördeği destekler, “sen buğday yerine kahve ek, nasıl satarım diye merak
etme, ben senin adına pazarlarım” diye seslenir.
Bu defa küçük tavuğa fare yaklaşır onu iyice cesaretlendirir, “buğdayla uğraşma,
kahve ekebilmen için istediğin kadar borç vereyim, ufak ufak ödersin” diye akıl
verir.

Komşuların anlattıkları bir zaman sonra kırmızı ibikli küçük tavuğun da aklına
yatar bu düşünce.
“Kahve üretiminden anlamam ki, nasıl yapacağım” diye sorar.
Ördek “sana gübre satayım, çok çabuk büyür” der.
Tilki “böceklerden korumak için ilaç satayım” diye seslenir.
Fare gene finansal açıdan yaklaşır, “gübre ve ilaç alabilmen için sana istediğin
kadar borç vereyim, ufak ufak ödersin” diye akıl verir.

Birkaç yıl sonra kahvenin hasat vakti gelir.
Kırmızı ibikli küçük tavuk “şimdi ben ne yapacağım bu kahveyi” diye sorar.
Ördek “paketlemek için benim fabrikama getirebilirsin” diye akıl verir.
Tilki “kusura bakma, herkes kahve ekti, fiyatlar acayip düştü, senin kahve beş
para etmez” diye seslenir.
Fare ise “borcunu öde artık” der!

Kırmızı ibikli küçük tavuk, ibiğini kaptırdığını fark edince...
“Aç kaldım, ekmek verecek yok mu” diye ağlar.
Ördek “ekmek kolay da, alacak paran var mı” diye sorar.
Tilki “herkes kahve ekti, buğday karaborsaya düştü, kusura bakma, istersen
ekmek yapman için sana ithal buğday tohumu satayım” der.
Fare ise avukatıyla gelir, “borcuna karşılık tarlanı haczetmek zorundayım, uslu
tavuk olursan artık benim olan tarlamda yevmiyeyle çalışıp buğday yetiştirmene
izin veririm” diye akıl verir.

Şimdi ne olmuş derseniz, maalesef, kırmızı ibikli küçük tavuk, eskiden kendisine
ait olan tarlada işçi olarak çalışıyormuş. Ücretini almaya gittiğinde, ördek, tilki
ve farenin aslında senelerdir şirket ortağı olduklarını öğrenmiş.

Bu işler böyle oluyor.

Emperyalizm, küresel güçler odakları, sömürge düzeni, her zaman, her yerde
aynı. Dünya haritasını açar bir bakar mısınız? Ezen ve ezilenler. Türkiye’de de
durum farklı değil. Dünyanın en verimli topraklarına sahip olan, gıda açısından
kendi kendine yeten yedi ülkeden biri olan ülkemiz ne hallerle düşmüş. “kırmızı
ibikli küçük tavuk” durumuna düşmüşüz. Çaresi yok mu? Var elbette. Çare
sizsiniz, çare elinizde, avuçlarınızda.
Tekrar görüşmek üzere, sağlıcakla ve hoşça kalın.

DİĞER YAZILARI Roma’nın Akdeniz’deki Hafızası: Anemurium 01-01-1970 03:00 Anamur’un İçme Suyu Sorunu 01-01-1970 03:00 Yol değil, can pazarı…! 01-01-1970 03:00 Muzun Fiyatı Değil, Emeğin Değeri 01-01-1970 03:00 Anamur’un Sessiz Vicdanı 01-01-1970 03:00 Anamur İçin Birlikte Düşünme Zamanı 01-01-1970 03:00 Anamur’da Trafik Kaosu ve Otopark Çıkmazı 01-01-1970 03:00 Anamur’un Can Suyu: Umut ve Endişe Arasında 01-01-1970 03:00 Anamur: Türkiye’nin Akdeniz’e Açılan Sessiz Gücü 01-01-1970 03:00 Engelleri Şiirle Aşan Bir Yürek 01-01-1970 03:00 Anamur’dan Kıbrıs’a Bakarken 01-01-1970 03:00 Anamur OSB bir fırsat mı, kaçan tren mi? 01-01-1970 03:00 Anamur İçin Geciken Sanayi Hamlesi: OSB’ler Neden Önemli? 01-01-1970 03:00 Anamur’un Su Sorunu Büyüyor – Çözüm Otluca mı? 01-01-1970 03:00  Anamur’un Suyu Kurumadan… 01-01-1970 03:00 ANAMUR’UN SORUNLARI ÇÖZÜMSÜZ DEĞİL 01-01-1970 03:00 Taşralı bir öğrencinin anılarından… 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da Sykes-Picot ihaneti… 01-01-1970 03:00 Yapay zekaya göre Hüseyin Şinasi kimdir? 01-01-1970 03:00 İstanbul’dan Anamur’a dönerken… 01-01-1970 03:00 Anamur’dan İstanbul’a giderken… 01-01-1970 03:00 Geçmişini bilmeyen, geleceği anlayamaz 01-01-1970 03:00 Bir yaşam biçimi olarak, ölçü birimleri 01-01-1970 03:00 Ayağını yorganına göre uzat… 01-01-1970 03:00 Kısır döngü, enflasyon, faiz, döviz, borçlanma 01-01-1970 03:00 Ülkemiz için “gıda, ilaç ve silah” öncelikli konulardır. 01-01-1970 03:00 Anamur liman iskelesi önemli bir kazanımdır 01-01-1970 03:00 Sığınmacılar konusu, kanayan bir yaradır 01-01-1970 03:00 Bakkal amca, bakkal amca, helva yapsana… 01-01-1970 03:00  2024 seçimleri değerlendirme -3 01-01-1970 03:00 2024 yerel seçim değerlendirmesi -1 01-01-1970 03:00 Ramazan bayramına doğru… 01-01-1970 03:00 Başkan Durmuş Deniz göreve başlarken 01-01-1970 03:00  Anamur’da seçimi kim kazanır? 01-01-1970 03:00 Aday listeleri tamam, buyurun sahaya… 01-01-1970 03:00 Aday listeleri üzerine bir değerlendirme 01-01-1970 03:00 Kum saati işlemeye devam ediyor… 01-01-1970 03:00 Arabaşı çorbası yapalım 01-01-1970 03:00 Yerel seçimlere doğru, adaylar 01-01-1970 03:00 Anamur’da bir doğalgaz hikâyesi 01-01-1970 03:00    Anamur’da doğalgaz çalışmaları 01-01-1970 03:00 Bir milli güvenlik sorunu, sığınmacılar… 01-01-1970 03:00 Deprem bile birleştiremedi 01-01-1970 03:00 Seçim bitti. Şimdi geçim zamanı… 01-01-1970 03:00 Seçim ikinci tura giderken 01-01-1970 03:00 Seçimlerde son düzlüğe girerken 01-01-1970 03:00   Seçimleri böyle kazanıyorlar 01-01-1970 03:00 Seçime sayılı günler kala…            01-01-1970 03:00 2023 seçimlerine giderken -7 01-01-1970 03:00 2023 seçimlerine giderken - 6 01-01-1970 03:00 2023 seçimlerine giderken - 5 01-01-1970 03:00 2023 seçimlerine giderken 4 01-01-1970 03:00 2023 seçimlerine giderken -3 01-01-1970 03:00 2023 seçimlerine giderken -2 01-01-1970 03:00 2023 seçimlerine giderken - 1 01-01-1970 03:00 Depremle yaşamasını öğrenmek... 01-01-1970 03:00 Duygu bohçasından saçılanlar 01-01-1970 03:00 Bir ülkücünün anılarından 01-01-1970 03:00 Devlet yönetim anlayışı ve sorunlar… 01-01-1970 03:00 Endişe ve umutsuzluk yakamızı bırakmıyor 01-01-1970 03:00