Akdeniz Postası Gazetesi
Akdeniz Postası Gazetesi

“Kayıp” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

50 sonuç
GÜNDEM

İzmir Kent Konseyi'nden 'kentsel dönüşüm' paneli

İzmir Kent Konseyi, 30 Ekim 2020 depreminin 6. yılında düzenlenen panelde; yapı güvenliği, kentsel dönüşüm ve erişilebilirlik konularını ele aldı. Uzmanlar, afetlere dirençli ve herkes için erişilebilir bir kentleşmenin önemini vurguladı.İZMİR (İGFA) - İzmir Kent Konseyi tarafından düzenlenen “İzmir'in Deprem Gerçeği ve Kentsel Dönüşüm” adlı panelde; İzmir'in depremselliği, fay hatları, yapı güvenliği, afet risklerinin azaltılması, kentsel dönüşüm süreçleri ve depremzedelerin yeniden konut sahibi olma aşamasında yaşadıkları sorunlar değerlendirildi. Panelin açılış konuşmasını yapan İzmir Kent Konseyi Başkanı Özgür Topaç, 30 Ekim 2020 depreminde yaşadıklarını katılımcılarla paylaştı. Depremde 11 kişinin hayatını kaybettiği binadan nasıl çıktığını anlatan Topaç'ın kişisel tanıklığı, salonda duygusal anların yaşanmasına neden oldu. 30 Ekim depreminin yalnızca yıkılan binalarla değil, kaybedilen yaşamlarla ve geride kalanların hafızasında bıraktığı derin izlerle de hatırlandığı panelde, benzer acıların yeniden yaşanmaması için bilimsel bilgiye dayalı önlemlerin ve güvenli yapılaşmanın önemi öne çıktı. İZMİR'İN DEPREM RİSKLERİ VE YAPI GÜVENLİĞİ ELE ALINDI TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Cevat Çağlar Özbüyük, İzmir'in afetselliği ve bölgenin jeolojik özelliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yüksek İnşaat Mühendisi ve İzmir Kent Konseyi Afetler Çalışma Grubu Kolaylaştırıcısı Mutlu Burak Paksoy ise “Depreme Karşı Yapısal ve Yapısal Olmayan Riskleri Azaltmak” başlıklı sunumunda, deprem öncesinde alınabilecek önlemleri ve risk azaltma yaklaşımlarını ele aldı. Panelde, depremlerde meydana gelen can ve mal kayıplarının yalnızca zemin koşullarıyla açıklanamayacağı; dayanıksız ve güvenli olmayan yapıların da yıkımın ve kayıpların önemli nedenleri arasında bulunduğu vurgulandı. Bayraklı Kent Konseyi Başkanı Aytekin Keskin, 30 Ekim 2020 depreminin Bayraklı'da yarattığı yıkımı, evleri zarar gören ya da yıkılan yurttaşların karşılaştığı güçlükleri ve yeniden inşa edilen konutlara ilişkin süreçleri değerlendirdi.

55 dk önce 16
EĞİTİM

İzmir, depreme bilimsel verilerle hazırlanıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 30 Ekim 2020 depreminin ardından kentin deprem riskini azaltmak için zemin araştırmalarından yapı envanterine, Deprem Master Planı’ndan hasar tahmin sistemine kadar kapsamlı çalışmalar yürütüyor. Yaklaşık 120 bin yapının envanteri çıkarılırken afet eğitimleri ve tatbikatlarla 2026’da 19 bin 664 kişiye ulaşıldı.İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi, olası depremlerde can ve mal kayıplarını azaltmak için afet öncesi hazırlıklarını bilimsel veriler ışığında sürdürüyor. Kentin zemin yapısının incelenmesinden mevcut yapı stokunun değerlendirilmesine, riskli alanların belirlenmesinden toplumun afetlere karşı bilinçlendirilmesine kadar uzanan çalışmalarla İzmir’in depreme karşı direncinin artırılması hedefleniyor. Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen mikrobölgeleme araştırmaları, yapı envanteri çalışmaları, Deprem Master Planı ve afet eğitimleriyle kentin deprem riskini azaltmaya yönelik kapsamlı bir hazırlık yürütülüyor. KONAK’TA 40 SONDAJ TAMAMLANDI İzmir’in deprem tehlikesini ve yerel zemin koşullarını ayrıntılı biçimde ortaya koymak amacıyla yürütülen mikrobölgeleme çalışmaları, Bornova ve Karşıyaka’nın ardından Konak ve Bayraklı’da sürüyor. Konak’ta yaklaşık bir ay önce başlayan saha çalışmalarında 40 sondaj tamamlandı. Göztepe Stadı çevresinden Konak İskelesi’ne kadar uzanan incelemelerde yer altındaki tabakaların özellikleri, anakayanın derinliği ve zeminin deprem sırasındaki davranışı araştırılıyor. 1 MİLYON HEKTARI AŞAN ALANDA JEOLOJİK ETÜT İzmir Büyükşehir Belediyesi, bugüne kadar kent genelinde 1 milyon 113 bin 67 hektarlık alanda, 1/25 bin ölçekli imar planlarına altlık oluşturan jeolojik etütler gerçekleştirdi. Ayrıca 25 bin 218 hektarlık alanda imar planlarına esas mikrobölgeleme ve jeolojik-jeoteknik etüt raporları hazırlanarak ilgili kurumlarca onaylandı. Sismik mikrobölgeleme çalışmaları kapsamında Bornova ve Karşıyaka’da saha ve laboratuvar araştırmaları yapıldı. Karşıyaka’da derin sondaj ve jeofizik ölçümlerin yanı sıra olası diri fayları araştırmak amacıyla dört paleosismolojik hendek açıldı. Çalışmalarda yerel zemin koşulları, anakaya derinliği, temel saha periyodu ve sıvılaşma potansiyeli incelenerek kent planlaması ve yapılaşma kararlarına temel oluşturacak bilimsel veriler elde edilmesi hedeflendi. Karşıyaka’da, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’nde standart hesaplama ölçütleri tanımlanmayan ve özel analiz gerektiren ZF (sorunlu ve riskli zemin) sınıfı zeminlere yönelik bir çalışma yürütülüyor. Türkiye’de bir ilk olarak nitelendirilen çalışmayla, bu zeminlerde depremin etkisini hesaplamak için kullanılacak bölgesel ölçütlerin belirlenmesi hedefleniyor. Böylece bu alanlarda yapılacak binaların depreme dayanıklı tasarımına bilimsel bir temel oluşturulması amaçlanıyor. YAKLAŞIK 120 BİN YAPININ ENVANTERİ ÇIKARILDI İzmir Büyükşehir Belediyesi, deprem riskini azaltmak amacıyla Bayraklı, Bornova ve Karşıyaka’da yaklaşık 120 bin yapının envanterini çıkardı. Çalışmalarda binaların mevcut özelliklerine ilişkin veriler derlenerek ayrıntılı mühendislik incelemesi gereken yapıların belirlenmesi hedefleniyor. Elde edilen verilerin kentsel dönüşüm çalışmalarına bilimsel altyapı sağlaması bekleniyor. Yapı envanterinin, İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında diğer ilçelere yaygınlaştırılması; önceliklendirme sonuçlarının ilgili kurumlarla paylaşılarak risk azaltma yatırımlarına yön vermesi planlanıyor. 30 Ekim 2020 İzmir depreminin ardından vatandaşların başvuruları üzerine mevcut binalarda ön incelemeler yapıldı. Ayrıntılı mühendislik değerlendirmesi gereken yapıların maliklerine, 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı tespiti veya Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği kapsamında deprem performans analizi yaptırmaları için resmi bildirimde bulunuldu. Belirlenen süre içinde gerekli işlemleri yaptırmayan yapıların takibi sürdürülüyor. İlgili mevzuat kapsamında bu binalar için resen riskli yapı tespiti yapılmasına veya yaptırılmasına yönelik çalışmalar yürütülüyor. İzmir’in deprem risklerini bütüncül biçimde değerlendirmek ve uzun vadeli risk azaltma politikaları oluşturmak amacıyla İzmir Deprem Master Planı hazırlıkları sürüyor. Dokuz Eylül Üniversitesi koordinatörlüğünde, akademik iş birliği ve belediyenin teknik ekiplerinin katkısıyla yürütülen çalışmada; deprem tehlikesi, yapı stoku, kritik altyapı, ulaşım, kent planlaması, afet yönetimi, eğitim ve toplumsal dirençlilik başlıkları birlikte ele alınıyor. Planla, deprem riskini azaltacak stratejilerin geliştirilmesi, öncelikli müdahale alanlarının belirlenmesi ve ilgili kurumların sorumluluklarını içeren uygulanabilir bir yol haritası hazırlanması hedefleniyor. Bilimsel sonuçların kentsel dönüşüm ve güçlendirme çalışmalarına, altyapı yatırımlarına, kent planlamasına ve afet yönetimine yön vermesi amaçlanıyor. Deprem risklerini önceden değerlendirmek ve afet sonrası müdahaleyi güçlendirmek amacıyla Deprem Ön Hasar Tahmin ve Karar Destek Sistemi geliştiriliyor. Dokuz Eylül Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülen coğrafi bilgi sistemi tabanlı çalışmayla farklı deprem senaryolarında binalarda oluşabilecek hasarların, ulaşım ağlarındaki kapanmaların ve içme suyu ile kanalizasyon altyapısındaki olası etkilerin önceden belirlenmesi hedefleniyor. Acil müdahale noktalarına erişim de sistem üzerinden değerlendirilecek. Merkezdeki 11 ilçede pilot uygulaması yürütülen sistemin aşamalı olarak İzmir’in 30 ilçesine yaygınlaştırılması planlanıyor. Elde edilecek verilerin risk azaltma yatırımlarına öncelik verilmesine ve afet müdahale planlarının hazırlanmasına katkı sağlaması amaçlanıyor.

1 saat önce 22
GÜNDEM

Bursa Büyükşehir'den afetlere karşı kapsamlı hazırlık

Bursa Büyükşehir Belediyesi, olası afetlerde vatandaşların ihtiyaçlarına hızlı yanıt verebilmek ve müdahale kapasitesini güçlendirmek amacıyla ‘Engelsiz Destek Konteynerleri’ ile ‘Kimliklendirme ve Defin Hizmetleri Afet ve Acil Durum Konteynerleri’ni kullanıma hazır hale getirdi.BURSA (İGFA) - Bursa Büyükşehir Belediyesi, Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı ile Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı eliyle afet anında ihtiyaç duyulabilecek malzeme ve ekipmanları önceden temin ederek müdahale kapasitesini güçlendiriyor. Bu kapsamda, şehrin üç farklı noktasındaki parklara Afet ve Acil Durum Engelsiz Destek Konteynerleri, iki farklı noktadaki mezarlıklara ise Kimliklendirme ve Defin Hizmetleri Afet ve Acil Durum Konteynerleri yerleştirildi. Engelsiz Destek Konteynerleri Projesi ile engelli bireylerin, yaşlıların ve bakım desteğine ihtiyaç duyan vatandaşların afet anındaki ihtiyaçlarına hızlı ve etkin şekilde yanıt verilmesi hedefleniyor. Afet sırasında tahliye, barınma, hareketlilik, sağlık ve kişisel bakım gibi konularda desteğe ihtiyaç duyabilecek vatandaşlar için hazırlanan konteynerlerde; tekerlekli sandalye, hasta yatağı, yürüteç, baston, kanedyen değnek, hasta taşıma sedyesi ve engelli puseti gibi ekipmanlar bulunuyor. Konteynerlerde ayrıca ilk yardım kitleri, tansiyon aleti, şeker ölçüm kiti, hasta bezi, hijyen malzemeleri, maske, eldiven, çadır, polar battaniye, yağmurluk, şemsiye ve çeşitli aydınlatma malzemeleri de yer alıyor. KİMLİKLENDİRME VE DEFİN HİZMETLERİNE DESTEK Çalışma kapsamında hazırlanan Kimliklendirme ve Defin Hizmetleri Afet ve Acil Durum Konteynerleri de olası afetlerde defin hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesine katkı sağlayacak. Türkiye Afet Müdahale Planı kapsamında yerel düzeyde ana çözüm ortağı olan Mezarlıklar Şube Müdürlüğü’nün müdahale kapasitesini güçlendirmek amacıyla hazırlanan konteynerlerde; jeneratör, elektrikli kırıcı-delici, inşaat küreği, kürek ve kazma sapları, kazma, kefen kumaşı ve hidrofil pamuk gibi malzemeler kullanıma hazır hâle getirildi. Bu çalışma ile afet sonrasında ihtiyaç duyulabilecek malzemelere hızlı erişim sağlanması, malzeme temininden kaynaklanabilecek zaman kayıplarının azaltılması ve kimliklendirme ile defin hizmetlerinin hızlı ve organize biçimde yürütülmesi hedefleniyor. AFETLERE KARŞI HAZIRLIK SÜRÜYOR Olası afetler öncesinde hazırlık kapasitesini artırmayı amaçlayan projelerle hem özel ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik destek imkânlarının güçlendirilmesi hem de afet sonrasında yürütülecek hizmetlerin daha hızlı ve koordineli şekilde gerçekleştirilmesi amaçlanıyor.

2 saat önce 26
GÜNDEM

Eber Gölü için üç kritik proje

Afyonkarahisar’da 131 kurumdan 352 katılımcının yer aldığı Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayı’nda Eber Gölü’nün geleceği gündeme taşındı. Eber Gölü Yaşasın Hareketi Başkanı Ekrem Önder Çiftçi; arıtma tesisi, köylere katı atık toplama merkezleri ve doğa gözlem merkezi projelerini sunarak yetkililere somut adım çağrısında bulundu.Abdülkadir DURGUT / AFYONKARAHİSAR (İGFA) - Afyonkarahisar’da düzenlenen Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayı’nda, kuraklık ve kirlilik tehdidi altındaki Eber Gölü için hazırlanan üç önemli proje öne çıktı. Sıfır Atık Vakfı tarafından düzenlenen ve “Yerelden Ulusala İsraf, Atık ve Kaynak Yönetimi” temasıyla Sinnada Resort & Thermaland’da gerçekleştirilen çalıştaya, 131 kurumdan 352 kişi katıldı. Programda çevresel sorunlar, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir çevre politikaları ele alındı. EBER GÖLÜ İÇİN ÜÇ SOMUT ÇÖZÜM Çalıştayın “Sıfır Atık Mavi – Sucul Ekosistemler, Göller ve Akarsular” masasına katılan Eber Gölü Yaşasın Hareketi Başkanı Ekrem Önder Çiftçi, göldeki su kaybı, Akarçay Havzası’ndan taşınan kirlilik, kontrolsüz su kullanımı, sazlık yangınları ve biyolojik çeşitlilik kayıplarına dikkat çekti. Çiftçi, gölün korunması için; Eber Gölü Arıtma Tesisi, Köylere Katı Atık Toplama Merkezleri ile Eber Gölü Doğa ve Gözlem Merkezi'ne ilişkin projeleri ilgili kurumların temsilcilerine sundu. “EBER GÖLÜ’NE SADECE SU DEĞİL, TEMİZ SU ULAŞMALI” Gölün kurtuluşunun yalnızca su seviyesinin yükseltilmesiyle mümkün olmayacağını vurgulayan Çiftçi, suyun kalitesinin de hayati önem taşıdığını belirtirken, “Eber Gölü’nü kurtarmak istiyorsak yalnızca su miktarını değil, suyun kalitesini de konuşmak zorundayız. Kirli suyla bir gölü yaşatamazsınız. Biz Eber Gölü’ne sadece su değil, temiz su ulaşmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı. Eber Gölü için yıllardır toplantılar yapıldığını ve çözüm önerilerinin dile getirildiğini hatırlatan Çiftçi, artık somut yatırımların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Eber Gölü Yaşasın Hareketi öncülüğünde 125 sivil toplum kuruluşunun da gölün korunması için ortak çağrıda bulunduğunu hatırlatan Çiftçi, projelerin ilgili kurumlarca değerlendirilmesini ve uygulama sürecinin başlatılmasını istedi. Gölün geleceği için kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çeken hareket, hazırlanacak eylem planlarının takvime bağlanması, sorumlu kurumların belirlenmesi ve çalışmaların düzenli olarak takip edilmesi çağrısında bulundu.

dün 47
GÜNDEM

Gaziantep’te Atlas Az Görme Rehabilitasyon Merkezi hizmete açıldı

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, görme yetisi azalan bireylerin hayatını kolaylaştıracak önemli bir projeyi daha hayata geçirdi. Gaziantep Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi iş birliğiyle kurulan Atlas Az Görme Rehabilitasyon Merkezi, düzenlenen törenle hizmete açıldıGAZİANTEP (İGFA) - Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, engelli bireylere yönelik hizmetlerine bir yenisini daha ekledi. Gaziantep Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi ile imzalanan iş birliği protokolü kapsamında Engelsiz Yaşam Merkezi bünyesinde kurulan Atlas Az Görme Rehabilitasyon Merkezi, görme keskinliği ve görme alanında azalma yaşayan bireylere yönelik rehabilitasyon hizmeti sunacak. Medikal ve cerrahi tedavilere rağmen görme fonksiyonlarında kayıp yaşayan bireylerin mevcut görme kapasitelerini en iyi şekilde değerlendirmelerine yardımcı olacak merkezde, özellikle çocukların erken dönemde rehabilitasyona erişmesi ve günlük yaşamda daha bağımsız hale gelmesi amaçlanıyor. Açılış programında Engelsiz Yaşam Merkezi tarafından hazırlanan Gaziantep kutnu kumaşından tasarlanan kıyafetlerin sergilendiği defile gerçekleştirildi. Öğretmen ve öğrencilerin dans gösterileri ile türkü dinletilerinin ardından Engelsiz Yaşam Merkezi ve Atlas Az Görme Rehabilitasyon Birimi'nin tanıtım filmi gösterildi. ŞAHİN: “ENGEL ELDE AYAKTA, GÖZDE KULAKTA DEĞİL” Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, açılışta yaptığı konuşmada engelli bireylerin önündeki engellerin kaldırılmasının önemine dikkati çekerek, kendi ailesinin yaşadığı zorluklardan örnekler verdi. Projeye katkı sunan akademisyenlere ve kurum temsilcilerine teşekkür eden Şahin, “Biz bütün hocalarımızın elini öpüyoruz. Çok teşekkür ediyorum. Ben hem yetim hem öksüz bir annenin evladıyım. Babam gözüm açtığımda engelliydi. Eğer dedem kucağında götürmeseydi babam liseyi de bitiremeyecekti. Ama önündeki engeller kaldırılmış olsaydı çocuk doktoru olacaktı” diye konuştu.

dün 52
EĞİTİM

Bornova’da geleceğin eğitim neferlerine temel afet bilinci

Afet yönetiminde vizyoner adımlarıyla dikkat çeken Bornova Belediyesi, ilçede toplumsal dirençliliği en üst seviyeye çıkaracak hayati bir eğitim hamlesini daha başarıyla hayata geçirdi.İZMİR (İGFA) - Çamdibi’ndeki BELGEM Merkez Binası’nda gerçekleştirilen ve çarpan etkisiyle binlerce öğrenciye, oradan da ailelerine ulaşması hedeflenen eğitimi,Bornova Belediyesi Afet İşleri Müdürü ve TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Sinancan Öziçer verdi. AFET FARKINDALIĞI SINIFLARDAN EVLERE TAŞINACAK Eğitim programında afet öncesinde alınması gereken hayati önlemler, afet anında saniyelerle yarışırken sergilenecek doğru davranış kalıpları ve afet sonrasında gerçekleştirilecek tahliye ile ilk müdahale stratejileri en ince ayrıntısına kadar masaya yatırıldı. Teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı pratiklerin de gösterildiği eğitimde, öğretmenlerin bu kritik refleksleri kendi sınıflarındaki öğrencilere aktararak toplumsal bir bilinç dalgası yaratması amaçlanıyor. ÖZİÇER: "ÖĞRENİLEN BİLGİLER ÇEVREYLE PAYLAŞILMALI" Eğitimi gerçekleştiren Bornova Belediyesi Afet İşleri Müdürü ve Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Sinancan Öziçer, kazanılan farkındalığın hayati bir zincire dönüşmesi gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi: "Afetlerin ne zaman kapımızı çalacağını öngöremeyiz ancak ne kadar hazır olabileceğimizi biz belirleriz. Burada BELGEM bünyesindeki eğitmenlerimize aktardığımız bu bilgilerin sadece bu salonda kalmaması kritik bir öneme sahip. Öğretmenlerimizin öğrendiklerini öğrencilerine, onların da kendi ailelerine ve çevrelerine aktarması, ilçemizdeki toplumsal afet bilincini katlanarak yükseltecektir. Eğitim neferlerimiz, bu bilinç zincirinin en güçlü halkasıdır." BAŞKAN EŞKİ: "HAZIRLIK, AFET ANINDA EN BÜYÜK KURTARICIDIR" Bornova’yı her anlamda güvenli ve dirençli bir kent haline getirmeyi hedefleyen Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, afet bilincinin erken yaşlarda başlamasının önemine değinerek,"Deprem ve benzeri doğa olayları karşısında ne kadar hazırlıklı olursak, can kayıplarını ve hasarları o kadar azaltabiliriz. BELGEM’de eğitim veren kıymetli öğretmenlerimiz, bu hayati dönüşümün okullarımızdaki öncüleridir. Onların burada kazandığı refleksleri ve bilgiyi çocuklara aşılaması, Bornova’nın geleceğini afetlere karşı çok daha korunaklı kılacaktır. Bilginin paylaşımı ve doğru eğitim, afet anında en büyük kurtarıcımızdır. Dirençli bir Bornova’yı yarının eğitim neferleriyle, hep birlikte inşa edeceğiz." diye konuştu.

2 gün önce 67
GÜNDEM

Kayseri Melikgazi personeline afet farkındalık eğitimi

Hizmet içi eğitim programları ile personeline destek olan Kayseri Melikgazi Belediyesi, afet bilincini artırmak amacıyla tüm personele yönelik Afet Farkındalık Eğitimi düzenledi.KAYSERİ (İGFA) - Kayseri Melikgazi Belediyesi Tiyatro Salonu’nda düzenlenen eğitimde özellikle, afetlere karşı bireysel ve toplumsal hazırlık ve tedbirin öneminin vurgulandığını söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, "Melikgazi Belediyesi olarak personelimiz ve kurumumuz için faydalı olacak hizmet içi eğitimlerimiz devam ediyor. Olası afet ve acil durumlar öncesinde, sırasında ve sonrasında yapılacak doğru davranışları öğrenmek, kurum personelinin afet bilincini artırmak, can ve mal kayıplarını en aza indirmek amacıyla, Afet İşleri Müdürlüğümüz ve Kayseri İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) iş birliğiyle Afet Farkındalık Eğitimi düzenledik. Bu kapsamda heyelan, sel, deprem, yangın gibi afetler konusunda kapsamlı bir bilgilendirme yapıldı. Afet öncesi, afet zamanı ve sonrasında farkındalığı sağlamak için belli aralıklarla bu eğitimleri gerçekleştiriyoruz. Eğitime katılan personellerimize, AFAD uzmanları tarafından afetlere karşı alınacak önlemler, afet sırasında ve sonrasında neler yapılması gerektiği konuları, teorik olarak video ve görseller eşliğinde anlatıldı. Toplumda afet farkındalığının geliştirilmesi, afet risk azaltma ve önlem alma konusunda verilen eğitimde, tedbirlerin afetin boyutunu önlemesi açısından önemine de dikkat çekildi. Bu programda emeği geçenlere ve katılım sağlayan tüm personelimize teşekkür ederim.” dedi.

2 gün önce 157
GÜNDEM

3 ilçenin içme suyu altyapısı yenileniyor

SASKİ, su kayıplarını azaltmak için hayata geçirdiği 45 milyonluk projede önemli aşama kaydetti. 3 ilçenin altyapısını kapsayan yatırımla 30 kilometrelik içme suyu hattı yenileniyor. Arifiye Türkçaybaşı, Çaybaşı Fuadiye ile Serdivan Dağyoncalı Mahallesi’ndeki 8 kilometrelik kısım kısa sürede yenilendi. Ekipler 3 mahalledeki çalışmalarını sürdürüyor.SAKARYA (İGFA) - Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ), suyun geleceğini korumak için kayıplara neden olan altyapı hatlarını yenilemeye devam ediyor. 30 kilometrelik yenileme projesi ile mevcut hatlar iyileştirilerek hem su kayıpları önleniyor hem de kesintilerin önüne geçen güçlü bir iletim ağı kuruluyor. Projenin 8 kilometrelik kısmı kısa sürede tamamlandı 3 ilçede 6 mahalleyi kapsayan çalışmaların Arifiye kısmında Arifiye’nin Türkçaybaşı ve Çaybaşı Fuadiye mahallelerinde toplam 2 bin 500 metrelik içme suyu hattı yenilenirken, Serdivan Dağyoncalı Mahallesi’nde ise 5 bin 500 metrelik hat imalatı tamamlandı. 22 kilometrelik kısımda ekipler aralıksız çalışıyor 22 kilometrelik kısımda ekipler yoğun mesaisini sürdürüyor. Adapazarı’ndaki Büyükhataplı ve Küçükhataplı mahallelerinin içme suyu altyapısını baştan sona yenileyen ekipler, Serdivan Aşağıdereköy’deki çalışmalarını da kısa süre içerisinde başlatacak. Böylelikle 6 mahallenin su kayıp oranı minimum seviyeye indirilecek. Su sağlığı güvence altına alınacak. Doğru su yönetimi için kritik hamle SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, su kayıplarını azaltmak için hayata geçirilen projenin devamında daha kapsamlı bir yatırımın altyapı hatları ile buluşacağını vurguladı. Hat yenileme imalatlarını yerinde inceleyen Sakallıoğlu, “Geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklık ve su kaynaklarımızın sağılığını doğrudan etkileyen yağış azlığı bize suyun doğru yönetiminin önemini bir kez daha gösterdi. Hem kaynaklarımıza sahip çıkmak hem de su sağlığını korumak için kritik bir yatırımı hayata geçirdik. Kısa sürede 8 kilometrelik kısmının tamamladığımız su kayıplarını önleme çalışmalarımızın devamında yeni bir projeyi daha altyapı hatlarımızla buluşturacak su yönetiminde kayıp oranımızı minimum seviyeye indireceğiz” dedi.

2 gün önce 46
GÜNDEM

Giresun’un içme suyu altyapısına 31 Milyon TL’lik yatırım

Giresun Belediyesi, Teyyaredüzü Mahallesi ve İnönü Caddesi’nde yürüttüğü asbestli içme suyu borularının yenilenmesi çalışmalarını tamamladı. 31 milyon TL’lik yatırımla eski borular yeni nesil polietilen borularla değiştirilerek içme suyu altyapısı güçlendirildi.GİRESUN (İGFA) - Giresun Belediyesi, vatandaşlara daha sağlıklı ve kesintisiz içme suyu ulaştırmak amacıyla başlattığı asbestli boru yenileme projesini tamamladı. Belediye Başkanı Fuat Köse’nin öncülüğünde, Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında ekonomik ömrünü tamamlayan eski borular yenilendi. İlk etabı Teyyaredüzü Mahallesi’nde başlayan çalışmalar, projenin ikinci etabında İnönü Caddesi’nde, Atatürk Lisesi ile G-City arasındaki güzergahta devam etti. Toplam 31 milyon TL maliyetle gerçekleştirilen yatırım sayesinde içme suyu altyapısının daha dayanıklı ve uzun ömürlü hale getirilmesi sağlandı. Yeni borularla birlikte su sızıntılarının ve arızaların azaltılması, su kayıplarının önlenmesi ve altyapı kaynaklı yol bozulmalarının önüne geçilmesi hedefleniyor.

2 gün önce 54
SİYASET

Yayman’dan Terörsüz Türkiye mesajı: Süreç yakında hızlanacak!

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Terörsüz Türkiye sürecinde önümüzdeki günlerde daha fazla silahın teslim edilip mağaraların boşaltılacağını söyledi. Yayman, “Şehit aileleri kırmızı çizgimizdir” mesajı vererek sürecin temel hedefinin silahların tamamen bırakılması olduğunu vurguladı.HATAY (İGFA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi’nde düzenlenen “Türkiye Yüzyılında Milli Dayanışma ve Kardeşlik Konferansı”nda Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yayman, programa siyasetçi kimliğiyle değil ömrü okumakla yazmakla geçen, milletin derdiyle dertlenen bir akademisyen olarak katıldığını belirterek, 'Terörsüz Türkiye' meselesinin ülkenin demokratikleşme, büyüme ve kalkınma meselesi olduğunu ifade etti. "Bu meselede şimdiye kadar 2 trilyon 300 milyon dolar, PKK terörüyle mücadeleye harcanmıştır" diyen Yayman, "Eğer bu para terörle mücadeleye harcanmamış olsaydı, Türkiye'de kişi başına düşen milli gelir yaklaşık 30 bin dolar olacaktı. Türkiye’ye karşı PKK bir silah olarak kullanılmış ve maddi-manevi kayıplar verdirilmiştir. Bugün mesele Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde yürütülmekle beraber geçmişe doğru gittiğimizde Başbakan rahmetli Bülent Ecevit, Başbakan Necmettin Erbakan, Başbakan Süleyman Demirel, Cumhurbaşkanı Turgut Özal zamanında da bu meselede şimdiye kadar pek çok arayışın olduğunu görüyoruz. Bu mesele yaklaşık 50 yıldır Türkiye'nin gündemindedir. Başbakanlar, cumhurbaşkanları, genelkurmay başkanları, milli savunma bakanları değişmiştir ama bu mesele kalmıştır. İşte şimdi şartlar uygundur. Çözüme en yakın noktadayız" diye konuştu. Yayman, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sürecin birinci, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ikinci ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin de üçüncü sigortası olduğunu vurguladı. Sürecin yaklaşık 2 yıldır problem yaşanmadan ilerlediğine dikkati çeken Yayman, şunları kaydetti: "Silahlar teslim edilecek, mağaralar boşaltılacak, bu Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilecek, tespit edilecek ve buna ilişkin düzenlemeler yapılacaktır. Bu çok önemli bir aşamadır ve eğer bu süreçte bu yol haritasına bağlı kalınmazsa Türkiye Cumhuriyeti Devleti dün olduğu gibi bugün de güçlüdür ve gerekeni sonuna kadar yapacaktır, hiç şüpheniz olmasın. Türkiye bir ve beraberdir. Hiç kimse bizim kardeşliğimizi, birliğimizi, beraberliğimizi bozamaz, bozmaya teşebbüs dahi edemez. Bugün biz silahların bırakılmasını konuşuyoruz. Adına ister Güneydoğu sorunu diyelim, ister Kürt sorunu diyelim, ister geri kalmışlık meselesi diyelim, ister Doğu sorunu diyelim, bu sorunu geçen 25 yılda AK Parti hükümetleri, Cumhur İttifakı çözmüştür." "TÜRKİYE DÜNE GÖRE DAHA GÜÇLÜDÜR" Terörsüz Türkiye sürecinin siyaset üstü bir mesele olduğunu vurgulayan Hüseyin Yayman, Türkiye'nin kararlılığından hiç kimsenin şüphesi olmaması gerektiğini dile getirerek, "Türkiye düne göre daha güçlüdür, yarın çok daha güçlü olacaktır. Bundan hiç kaygınız, endişeniz olmasın. Bu mesele Türkiye’nin büyük devlet olma imtihanıdır. Dediğim gibi bu bir devlet, millet politikası haline gelmiştir. Bu meselenin sigortası Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın tek vatan, tek millet, tek bayrak, tek devlet anlayışıdır" dedi. “ÖCALAN’IN SERBEST BIRAKILMASI SÖZ KONUSU DEĞİL” Terörsüz Türkiye sürecinin amacına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yayman, sürecin Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasına yönelik olduğu iddialarına karşı çıktı. Yayman, temel hedefin silahların tamamen bırakılması ve Türkiye’nin daha güvenli bir geleceğe ilerlemesi olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin birlik ve beraberliğine vurgu yapan Yayman, ülkenin dün olduğundan daha güçlü olduğunu ve gelecekte daha da güçleneceğini ifade etti. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi kampüsündeki konferansa Rektör Prof. Dr. Veysel Eren’in yanı sıra ilçe belediye başkanları, kurum müdürleri, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Program, Yayman’ın katılımcıların sorularını yanıtlamasıyla sona erdi.

3 gün önce 76
SPOR

Konya Belediyespor zirve takibini sürdürüyor

Konya Büyükşehir Belediyespor’un ikinci ligde mücadele eden voleybol ve basketbol takımları haftayı kayıpsız geçerek zirvedeki yerlerini korudu.KONYA (İGFA) - Konya Büyükşehir Belediyespor, 2026-2027 sezonu Uzman Posta Voleybol 2. Lig 3. Grup’ta rakip tanımıyor. Sezona fırtına gibi bir başlangıç yapan takımımız, 6’ncı hafta mücadelesinde deplasmanda Ankara Barosu’na konuk oldu. Başkent ekibi karşısında etkili bir oyun ortaya koyan sarı-siyahlılar, 25-9, 25-13 ve 25-12’lik setlerle rakibini mağlup ederek üst üste altıncı galibiyetini elde etti. Bu sonuçla puanını 18’e çıkaran Büyükşehir, 6 haftası geride kalan ligde liderliğini sürdürüyor. SIRADAKİ RAKİP MSA GROUP ÇANKIRI BİRLİK SPOR Takımımız ligin 7. haftasında kendi sahasında MSA Group Çankırı Birlik Spor’u konuk edecek. 1 Kasım Pazar günü Konya Teknik Üniversitesi Spor Salonu’nda oynanacak mücadele saat 13.00’te başlayacak. Konya Büyükşehir Belediyespor, taraftarının desteğiyle bu karşılaşmadan da galibiyetle ayrılarak yenilmezlik serisini 7 maça çıkarmak istiyor. Sezon başından bu yana oynadığı 6 karşılaşmanın tamamını kazanan ve bu süreçte yalnızca iki set kaybeden Konya BBSK, zirve yürüyüşünü sürdürmeyi hedefliyor. GELİŞİM TAKIMI’NDAN 3’TE 3 Türkiye Basketbol 2. Lig B Grubu’nda sezona fırtına gibi giriş yapan Konya Büyükşehir Belediyespor Gelişim Spor Kulübü de ligin üçüncü haftasında sahasında Beylikdüzü Basketbol’u misafir etti. Konya Teknik Üniversitesi Spor Salonu’nda seyircisi önünde etkili bir performans ortaya koyan sarı-siyahlılar, mücadele boyunca rakibine üstünlüğünü kabul ettirdi ve salondan 77-45’lik skorla kazanan taraf oldu. Beylikdüzü Basketbol karşısında aldığı galibiyetle ligdeki üçüncü maçını da kazanan Büyükşehir Gelişim Spor Kulübü, puanını 6’ya yükselterek B Grubu’ndaki liderliğini korudu. Ligin dördüncü haftasını fikstür gereği BAY geçecek olan takımımız, beşinci hafta mücadelesinde 7 Kasım Cumartesi günü deplasmanda Akhisar Belediye ile karşı karşıya gelecek. Akhisar Belediye Spor Salonu’nda oynanacak mücadele saat 18.30’da başlayacak. Sarı-siyahlılar, Akhisar deplasmanından da galibiyetle dönerek çıkışını sürdürmeyi hedefliyor.

3 gün önce 107
GÜNDEM

ŞUSKİ tasarrufta kararlı

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ŞUSKİ Genel Müdürlüğü, kentin içme suyu altyapısını güçlendirmek ve enerji maliyetlerini düşürmek amacıyla içme suyu kuyularında bulunan elektrik panoları ve trafo merkezlerindeki bakım-onarım çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.ŞANLIURFA (İGFA) - Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ŞUSKİ (Şanlıurfa Su ve Kanalizasyon İdaresi) Genel Müdürlüğü, merkez ve kırsal mahallelerde vatandaşlara kesintisiz içme suyu ulaştırmak için 7/24 esasıyla sahadaki mesaisini sürdürüyor. Çalışmaların odağına elektrik altyapısını alan ŞUSKİ, içme suyu kuyularındaki elektrik panoları ve trafo sistemlerini düzenli olarak bakımdan geçirerek hem arızaların önüne geçiyor hem de yüksek enerji tasarrufu sağlıyor. ELEKTRİK TRAFOLARI VE PANOLAR HASSASİYETLE İNCELENİYOR İçme suyu iletim sistemlerinin en kritik noktalarından biri olan elektrik panoları, trafolar, hidroforlar ve dalgıç pompalar, uzman ekipler tarafından periyodik bakıma tabi tutuluyor. Özellikle kırsal bölgelerdeki kuyularda meydana gelen elektrik aksamı ve trafo arızalarına vardiyalı nöbetçi ekiplerce anında müdahale ediliyor. Arızalanan sistemler hızla onarılarak içme suyu kuyuları vakit kaybetmeden yeniden devreye alınıyor. YÜKSEK ENERJİ MALİYETLERİNE KARŞI TRAFO VE PANO ÖNLEMİ Yürütülen bakım-onarım çalışmaları sadece kesintisiz su akışını güvence altına almakla kalmıyor, aynı zamanda ciddi bir mali tasarruf hamlesine dönüşüyor. Yenilenen ve bakımı tamamlanan elektrik panoları ile trafolar sayesinde sistemdeki aşırı yüklenmeler ve enerji kayıpları engelleniyor. Bu sayede enerji tüketiminde yüksek verimlilik elde edilerek kurumun elektrik maliyetleri önemli oranda düşürülüyor. ŞUSKİ Genel Müdürlüğü, elektrik panoları ve trafolar başta olmak üzere altyapının her noktasında sürdürdüğü tasarruf odaklı bu çalışmalarla, Şanlıurfa genelinde hem milli serveti korumaya hem de vatandaşlara kesintisiz ve kaliteli içme suyu hizmeti sunmaya devam ediyor.

4 gün önce 73
EKONOMİ

Bursa ve Yalova’da kestane hasadında bereket sevinci

Orman Genel Müdürlüğü’nün Bursa ve Yalova’da yürüttüğü kararlı biyolojik mücadele çalışmaları, kestane üretiminde verim kayıplarını önleyerek üreticilere umut oldu.BURSA (İGFA) – Bursa ve Yalova bölgesinde kestane hasadı, üreticilerin yüzünü güldüren verim artışıyla devam ediyor. Geçmiş yıllarda kestane ağaçlarında büyük verim düşüşlerine neden olan kestane gal arısına karşı başlatılan mücadele, meyvesini vermeye başladı. 2014 yılından itibaren bölgedeki kestane üretimini tehdit eden gal arısına karşı Orman Genel Müdürlüğü öncülüğünde kapsamlı bir biyolojik mücadele süreci yürütüldü. Yapılan titiz çalışmalar sayesinde ağaçlardaki tahribat önlenirken, meyve veriminde de gözle görülür bir artış sağlandı. Her geçen yıl daha olumlu sonuçların alındığı bu süreç, üreticilerin geleceğe umutla bakmasını sağladı. Hasat döneminde yaşanan bolluktan duydukları memnuniyeti dile getiren Bursa ve Yalovalı üreticiler, çalışmalarda emeği geçen Orman Genel Müdürlüğü ve Bursa Orman Bölge Müdürlüğü yetkililerine teşekkürlerini iletti.

4 gün önce 84
GÜNDEM

İzocam’dan yangın güvenliği uyarısı: “Yangın güvenliği, hayati bir yatırımdır”

İzocam Teknik Destek ve Ürün Yönetim Koordinatörü Mustafa Rüştü Uz, yangın risklerinin azaltılmasında doğru yalıtım malzemesi ve uygulamasının önemine dikkat çekti.İSTANBUL (İGFA) - Günümüzde yapı sektöründe enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve yaşam konforunun yanı sıra yangın güvenliği de yapıların temel gerekliliği haline geldi. Konutlardan sanayi tesislerine, kamu binalarından okul, hastane, otel ve alışveriş merkezlerine kadar farklı kullanım alanlarında yangın risklerinin tasarım aşamasından itibaren ele alınması, can güvenliğinin yanı sıra yapıların ve içindeki değerlerin korunması açısından da önem taşıyor. İzocam Teknik Destek ve Ürün Yönetim Koordinatörü Mustafa Rüştü Uz, yangın güvenliğinin yalnızca mevzuata uyum sağlamakla sınırlı olmadığını belirterek, “Yangın güvenliği, can ve yapı değerine yapılan hayati bir yatırımdır” dedi. Yangın güvenliği tasarım aşamasından itibaren ele alınmalı Türkiye’de yapıların yangın güvenliğine ilişkin temel çerçeveyi Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik oluşturuyor. İlk olarak 2002 yılında yayımlanan ve 2007 yılında revize edilen yönetmelik; yapı, bina, tesis ve işletmelerin tasarımı, yapımı, işletimi, bakımı ve kullanımı aşamalarında yangın risklerinin azaltılması ve olası bir yangında can ve mal kaybının en aza indirilmesi amacıyla alınması gereken önlemleri belirliyor. 2024 yılının başında hazırlanan Uygulama Kılavuzu ile de yönetmeliğin mimari ve inşai yangın güvenlik önlemlerini kapsayan ilk 66 maddesine açıklayıcı görseller ve ilave açıklamalar getirildi. Yangın güvenliğinde öncelikli hedefin taşıyıcı sistemin ve binanın belirlenen süre boyunca stabilitesini koruması olduğunu belirten Mustafa Rüştü Uz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yangın güvenliğini yalnızca belirli bir malzemenin performansı üzerinden değerlendirmek doğru değil. Binanın kullanım amacı ve özelliklerine göre bölme duvarlar, kaçış yolları, yangın kompartımanları ve diğer yapı elemanlarının tamamının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle yangın güvenliği, tasarım aşamasından başlayarak doğru malzeme seçimi, uygun uygulama ve denetim süreçlerini kapsayan bütüncül bir yaklaşım olarak ele alınmalı.” Yalıtım, yangın risk yönetiminin önemli bir parçası Yalıtım teknolojilerinin bugün yalnızca ısı kayıplarını azaltmak ve akustik konfor sağlamakla sınırlı kalmadığını ifade eden Uz, yapıların yangın güvenliğine katkı sağlayan çözümlerin de giderek daha fazla önem kazandığını söyledi. Uz, “Yangın güvenliği açısından bir yalıtım malzemesini değerlendirirken ısı ve ses performansının yanı sıra yangına tepki ve yangına dayanım özelliklerine de bakılması gerekiyor. Yangın sırasında malzemenin yanmaya katkısı, alev ve dumanın yayılımı ile yapı elemanlarının belirli bir süre boyunca bütünlüğünü ve yalıtım performansını koruyabilmesi, can güvenliği açısından kritik önem taşıyor” dedi. TS EN 13501 kapsamında yapı malzemelerinin yangına tepki performansının A’dan F’ye kadar sınıflandırıldığını belirten Uz, “A sınıfı en yüksek yangın performansını ifade ederken, sınıflandırmada duman oluşumunu ve alevli damlacık oluşumunu gösteren ‘s’ (smoke) ve ‘d’ (drop) kriterleri de dikkate alınıyor. Özellikle dış cephe ve bölme duvar sistemlerinde A1 ve A2 sınıfındaki yüksek yangın performansına sahip ürünlerin tercih edilmesi, yangının yapı içinde yayılmasının sınırlandırılmasına katkı sağlıyor. Özellikle dış cephe ve bölme duvar sistemlerinde kullanılan yalıtım malzemeleri, yönetmelikte belirtilen A1 ve A2 sınıfı yanmazlık kriterlerine uygun olduğunda, yangının katlar arasında ve komşu alanlara yayılmasının sınırlandırılmasına katkı sağlıyor. Ayrıca, pencere kenarları ve çatı arası gibi kritik alanlarda oluşturulan yangın bariyerleri de yayılımını kontrol altına almada önemli rol oynuyor.” diye konuştu. Camyünü ve taşyünü gibi ürünlerin bu açıdan önemli çözümler sunduğunu ifade eden Uz, sözlerine şöyle devam etti: “Doğru malzemelerin, doğru sistem içerisinde ve uygun işçilikle uygulanması, yangının gelişiminin ve yapı içerisindeki yayılımının sınırlandırılmasına katkı sağlayabiliyor. Özellikle taşyünü ve camyünü gibi mineral yünlerin yanmaz özellikleri ve yüksek sıcaklıklara dayanımları, yangın sırasında alevlerin yayılımının sınırlandırılmasına ve kaçış ile itfaiyenin müdahalesi için zaman kazanılmasına katkıda bulunabiliyor. Bu da yangının yol açabileceği hasarın azaltılması açısından önemli bir avantaj.” Uz, yüksek sıcaklıklara dayanıklı mineral yünlerin doğru sistem ve uygulama detaylarıyla kullanıldığında yapı elemanlarının yangın karşısındaki performansının korunmasına da katkı sağlayabileceğine dikkat çekerek, “Burada ürünün tek başına değil, kullanıldığı yapı elemanı ve sistemin tamamıyla birlikte değerlendirilmesi büyük önem taşıyor” dedi. İzocam’dan farklı uygulamalara yönelik yangın güvenliği çözümleri İzocam’ın farklı yapı ve uygulama ihtiyaçlarına yönelik geniş bir ürün portföyü olduğunu belirten Uz, camyünü ve taşyünü çözümlerinin ısı, ses ve yangın güvenliğini birlikte ele aldığını söyledi. İzocam Camyünü’nün hafif, esnek, ekonomik ve yanmaz yapısıyla binalarda ve endüstride 250°C’ye kadar çalışma sıcaklığına sahip uygulamalarda çatı, duvar, tesisat ve ara bölme yalıtımlarında kullanıldığını belirten Uz, İzocam Taşyünü’nün ise ısı ve ses yalıtımının yanı sıra yangın güvenliğine katkı sağladığını ve 350–650°C arasındaki yüksek sıcaklıklı endüstriyel uygulamalarda kullanılabildiğini ifade etti. Yapı uygulamalarında İzocam Mineral Yün Ara Bölme Levhası’nın A1 sınıfı yanmaz özelliğiyle bölme duvarlarda ısı ve üstün ses yalıtımı sağladığını aktaran Uz, İzocam Mineral Cephe Levhası’nın giydirme cephelerde, İzocam Kalibel’in ise dış duvarların iç yüzeyleri, iç bölmeler ve komşu duvarlar gibi uygulamalarda kullanıldığını belirtti. Endüstriyel uygulamalarda ise İzocam Taşyünü Sanayi Levhası ve İzocam Taşyünü Sanayi Şiltesi’nin yüksek sıcaklıklarda ısı, ses ve yangın yalıtımı ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunduğunu belirtti. Mustafa Rüştü Uz, “İzocam olarak farklı yapı ve uygulama ihtiyaçlarına yönelik, ısı, ses ve yangın güvenliğini birlikte ele alan kapsamlı bir çözüm portföyü sunuyoruz. Bununla birlikte bizim için önemli olan yalnızca ürün geliştirmek değil; ürünün doğru yapı elemanında, doğru sistem içerisinde ve doğru uygulama detaylarıyla kullanılmasını sağlamak. Yangın güvenliğini ürün seçiminden tasarıma, uygulamadan denetime kadar bütüncül bir yapı güvenliği yaklaşımı olarak ele alıyoruz” dedi.

4 gün önce 70
SPOR

TOFAŞ parkeden mağlup ayrıldı

TOFAŞ Basketbol Takımı, ligin 5. hafta mücadelesinde sahasında konuk ettiği Petkimspor’a karşı oyunu uzun süre önde götürse de parkeden 72-74 mağlup ayrıldı.BURSA (İGFA) - Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi 5. haftasında TOFAŞ, evinde Aliağa Petkimspor ile karşı karşıya geldi. Nilüfer TOFAŞ Spor Salonu’nda oynanan maça Bryce Jones, Shavar Reynolds, Leon Harun Apaydın, Treshwan Thurman, Jamuni Mcneace beşiyle başlayan Mavi Yeşilliler, rakibin 4-0’lık başlangıcı sonrası ilk basketini Treshwan Thurman ile buldu. Leon Harun Apaydın’ın üçlükleriyle televizyon molasına 8-4 önde giren Bursa ekibi, mola dönüşü Gabe Brown’un üçlükleriyle 6. dakikada skoru 14-6 yaptı. Rakip sayıları karşısında Gabe Brown ve Terrell Carter ile skor bulmaya devam eden ev sahibi takım, ilk periyodu 21-14 önde kapattı. İkinci periyodun başında Bryce Jones’un üçlüğüyle farkı çift hanelere (24-14) çıkaran TOFAŞ Basketbol Takımı, Shavar Reynolds’un basketi sonrası rakip sayılarına engel olamayınca 14. dakikada fark 5’e indi: 26-21. Sadık Kabaca, Gabe Brown ve Terrell Carter’ın sayıları 15. dakikada farkı yeniden çift hanelere (32-21) çıkarırken, Gabe Brown’un üçlüğü sonrası 9-0’lık seri bulan Petkimspor 18. dakikada farkı 3’e (35-32) indirdi. Çeyrek sonunda Zach Nutall ile skor bulan TOFAŞ, soyunma odasına 40-38 üstünlükle girdi. Üçüncü periyoda da iyi bir enerjiyle başlayan TOFAŞ Basketbol Takımı, Terrell Carter’ın smaç basketi sonrası Treshawn Thurman ve Leon Harun Apaydın ile sayılar bulurken; Bryce Jones’ın üçlüğü 26.20’de durumu 50-43’e taşıdı. Efe Postel’in basketi sonrası konuk takım bulduğu sayılarla 28. dakikada farkı 3’e (52-49) indirirken, son bölümde Sadık Kabaca’nın elinden sayılar bulan Mavi Yeşilliler, dördüncü periyoda 59-52 önde girdi. Karşılıklı basketlerle başlayan son çeyreğin başında Sadık Emir Kabaca ile skor bulan TOFAŞ, rakip sayılarına engel olamayınca 33. dakikada skora denge geldi: 61-61. Rakibin 6-0’lık serisine Jamuni Mcneace’ın smaç basketi son verirken, sonrasında iki üçlük bulan Petkimspor, bitime 5.12 kala 63-67 öne geçti. Shavar Reynolds ve Treshawn Thurman’ın basketleriyle 67-67 eşitliği sağlayan TOFAŞ Basketbol Takımı, üst üste top kayıpları sonrası son 2 dakikaya 67-72 geride girdi. Gabe Brown’un üçlüğüyle bitime 37 saniye kala skoru 70-72 yapan TOFAŞ, Max Abbas’ın kaçırdığı üçlük sonrası savunma ribaundunu rakibe kaptırıp üstüne bir de faul yapınca serbest atış sayılarıyla skor 70-74’e taşındı. Son bölümde Shavar Reynolds’un basketi gelse de TOFAŞ parkeden 72-74 mağlup ayrılan taraf oldu. Petkimspor karşısında TOFAŞ’ta Gabe Brown 19 sayı; Sadık Kabaca 11 sayı; Leon Harun Apaydın 8 sayıyla oynarken; kaptan Yiğitcan Saybir, sakatlığı nedeniyle kadroda yer almadı.

4 gün önce 91
GÜNDEM

Ayvalık’ta batan tekneden acı haber! Kayıp kişinin cansız bedeni bulundu

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde Kız Adası’nın güneyinde batan özel teknede kaybolan kişinin cansız bedeni, Sahil Güvenlik ekiplerinin arama kurtarma çalışmaları sonucunda bulundu. Teknede bulunan 8 kişi ise sağ kurtarıldı.BALIKESİR (İGFA) - Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde 24 Ekim’de Kız Adası’nın güneyinde özel bir teknenin batması üzerine başlatılan arama kurtarma çalışmaları acı haberle sonuçlandı. Sahil Güvenlik Komutanlığı, kayıp kişinin cansız bedeninin 25 Ekim’de teknenin battığı noktadan yaklaşık 2 bin 200 metre açıkta deniz yüzeyinde bulunduğunu açıkladı. EKİPLER SEFERBER OLDU Teknenin battığı ihbarının alınmasının ardından bölgeye 6 Sahil Güvenlik botu, 1 dalış timi, 1 insansız hava aracı ve 1 helikopter sevk edildi. Arama kurtarma çalışmaları kapsamında deniz yüzeyinden 8 kişi sağ ve bilinci açık şekilde kurtarıldı. Ayvalık Sahil Güvenlik İskelesi’ne götürülen kişiler, sağlık ekiplerine teslim edildi. KAYIP KİŞİNİN CANSIZ BEDENİ BULUNDU Bölgede denizden ve havadan sürdürülen aramalar sonucunda kayıp kişinin cansız bedeni 25 Ekim’de tespit edildi. Sahil Güvenlik ekipleri tarafından denizden çıkarılan cenaze, Ayvalık Sahil Güvenlik İskelesi’nde cenaze nakil aracına teslim edildi. Olayla ilgili gelişmelerin yetkili makamlarca takip edildiği bildirildi. 24 Ekim 2026 tarihinde Balıkesir ili Ayvalık ilçesi Kız Adası güneyinde özel teknenin battığı bilgisinin alınması üzerine olay mahalline derhal 6 Sahil Güvenlik Botu (TCSG-28, TCSG-6, TCSG-907, KB-111, KB-32, KB-4305), 1 Sahil Güvenlik Dalış Timi (DEGAK-12), 1 Sahil Güvenlik İnsansız Hava Aracı (TCSG-574) ve 1 Sahil Güvenlik Helikopteri (TCSG-505) sevk edilmiştir. Başlatılan arama kurtarma faaliyetleri kapsamında görevlendirilen Sahil Güvenlik unsurları tarafından deniz yüzeyinden 8 şahıs sağ ve bilinci açık vaziyette kurtarılarak Sahil Güvenlik Botu üzerine alınmış, Ayvalık Sahil Güvenlik İskelesi’ne intikal ettirilmiştir. Bölgede icra edilen arama kurtarma faaliyetleri neticesinde kayıp şahsa ait cansız beden 25 Ekim 2026 tarihinde teknenin battığı mevkiden yaklaşık 2.200 metre açıkta deniz yüzeyinde tespit edilerek Sahil Güvenlik Botu üzerine alınmış ve Ayvalık Sahil Güvenlik İskelesi’nde Cenaze Nakil aracına teslim edilmiştir.— T.C. Sahil Güvenlik Komutanlığı (@sahilguvkom) October 25, 2026

4 gün önce 73
GÜNDEM

İzocam’dan yangın güvenliği vurgusu: Yangın güvenliği, can ve yapı değerine yapılan hayati bir yatırımdır

İzocam Teknik Destek ve Ürün Yönetim Koordinatörü Mustafa Rüştü Uz, yangın risklerinin azaltılmasında doğru yalıtım malzemesi ve uygulamasının önemine dikkat çekti.İSTANBUL (İGFA) - Günümüzde yapı sektöründe enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve yaşam konforunun yanı sıra yangın güvenliği de yapıların temel gerekliliği haline geldi. Konutlardan sanayi tesislerine, kamu binalarından okul, hastane, otel ve alışveriş merkezlerine kadar farklı kullanım alanlarında yangın risklerinin tasarım aşamasından itibaren ele alınması, can güvenliğinin yanı sıra yapıların ve içindeki değerlerin korunması açısından da önem taşıyor. İzocam Teknik Destek ve Ürün Yönetim Koordinatörü Mustafa Rüştü Uz, yangın güvenliğinin yalnızca mevzuata uyum sağlamakla sınırlı olmadığını belirterek, “Yangın güvenliği, can ve yapı değerine yapılan hayati bir yatırımdır” dedi. YANGIN GÜVENLİĞİ TASARIM AŞAMASINDAN İTİBAREN ELE ALINMALI Türkiye’de yapıların yangın güvenliğine ilişkin temel çerçeveyi Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik oluşturuyor. İlk olarak 2002 yılında yayımlanan ve 2007 yılında revize edilen yönetmelik; yapı, bina, tesis ve işletmelerin tasarımı, yapımı, işletimi, bakımı ve kullanımı aşamalarında yangın risklerinin azaltılması ve olası bir yangında can ve mal kaybının en aza indirilmesi amacıyla alınması gereken önlemleri belirliyor. 2024 yılının başında hazırlanan Uygulama Kılavuzu ile de yönetmeliğin mimari ve inşai yangın güvenlik önlemlerini kapsayan ilk 66 maddesine açıklayıcı görseller ve ilave açıklamalar getirildi. Yangın güvenliğinde öncelikli hedefin taşıyıcı sistemin ve binanın belirlenen süre boyunca stabilitesini koruması olduğunu belirten Mustafa Rüştü Uz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yangın güvenliğini yalnızca belirli bir malzemenin performansı üzerinden değerlendirmek doğru değil. Binanın kullanım amacı ve özelliklerine göre bölme duvarlar, kaçış yolları, yangın kompartımanları ve diğer yapı elemanlarının tamamının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle yangın güvenliği, tasarım aşamasından başlayarak doğru malzeme seçimi, uygun uygulama ve denetim süreçlerini kapsayan bütüncül bir yaklaşım olarak ele alınmalı.” YALITIM, YANGIN RİSK YÖNETİMİNİN ÖNEMLİ BİR PARÇASI Yalıtım teknolojilerinin bugün yalnızca ısı kayıplarını azaltmak ve akustik konfor sağlamakla sınırlı kalmadığını ifade eden Uz, yapıların yangın güvenliğine katkı sağlayan çözümlerin de giderek daha fazla önem kazandığını söyledi. Uz, “Yangın güvenliği açısından bir yalıtım malzemesini değerlendirirken ısı ve ses performansının yanı sıra yangına tepki ve yangına dayanım özelliklerine de bakılması gerekiyor. Yangın sırasında malzemenin yanmaya katkısı, alev ve dumanın yayılımı ile yapı elemanlarının belirli bir süre boyunca bütünlüğünü ve yalıtım performansını koruyabilmesi, can güvenliği açısından kritik önem taşıyor” dedi. TS EN 13501 kapsamında yapı malzemelerinin yangına tepki performansının A’dan F’ye kadar sınıflandırıldığını belirten Uz, “A sınıfı en yüksek yangın performansını ifade ederken, sınıflandırmada duman oluşumunu ve alevli damlacık oluşumunu gösteren ‘s’ (smoke) ve ‘d’ (drop) kriterleri de dikkate alınıyor. Özellikle dış cephe ve bölme duvar sistemlerinde A1 ve A2 sınıfındaki yüksek yangın performansına sahip ürünlerin tercih edilmesi, yangının yapı içinde yayılmasının sınırlandırılmasına katkı sağlıyor. Özellikle dış cephe ve bölme duvar sistemlerinde kullanılan yalıtım malzemeleri, yönetmelikte belirtilen A1 ve A2 sınıfı yanmazlık kriterlerine uygun olduğunda, yangının katlar arasında ve komşu alanlara yayılmasının sınırlandırılmasına katkı sağlıyor. Ayrıca, pencere kenarları ve çatı arası gibi kritik alanlarda oluşturulan yangın bariyerleri de yayılımını kontrol altına almada önemli rol oynuyor.” diye konuştu. Camyünü ve taşyünü gibi ürünlerin bu açıdan önemli çözümler sunduğunu ifade eden Uz, sözlerine şöyle devam etti: “Doğru malzemelerin, doğru sistem içerisinde ve uygun işçilikle uygulanması, yangının gelişiminin ve yapı içerisindeki yayılımının sınırlandırılmasına katkı sağlayabiliyor. Özellikle taşyünü ve camyünü gibi mineral yünlerin yanmaz özellikleri ve yüksek sıcaklıklara dayanımları, yangın sırasında alevlerin yayılımının sınırlandırılmasına ve kaçış ile itfaiyenin müdahalesi için zaman kazanılmasına katkıda bulunabiliyor. Bu da yangının yol açabileceği hasarın azaltılması açısından önemli bir avantaj.” Uz, yüksek sıcaklıklara dayanıklı mineral yünlerin doğru sistem ve uygulama detaylarıyla kullanıldığında yapı elemanlarının yangın karşısındaki performansının korunmasına da katkı sağlayabileceğine dikkat çekerek, “Burada ürünün tek başına değil, kullanıldığı yapı elemanı ve sistemin tamamıyla birlikte değerlendirilmesi büyük önem taşıyor” dedi. İZOCAM’DAN FARKLI UYGULAMALARA YÖNELİK YANGIN GÜVENLİĞİ ÇÖZÜMLERİ İzocam’ın farklı yapı ve uygulama ihtiyaçlarına yönelik geniş bir ürün portföyü olduğunu belirten Uz, camyünü ve taşyünü çözümlerinin ısı, ses ve yangın güvenliğini birlikte ele aldığını söyledi. İzocam Camyünü’nün hafif, esnek, ekonomik ve yanmaz yapısıyla binalarda ve endüstride 250°C’ye kadar çalışma sıcaklığına sahip uygulamalarda çatı, duvar, tesisat ve ara bölme yalıtımlarında kullanıldığını belirten Uz, İzocam Taşyünü’nün ise ısı ve ses yalıtımının yanı sıra yangın güvenliğine katkı sağladığını ve 350–650°C arasındaki yüksek sıcaklıklı endüstriyel uygulamalarda kullanılabildiğini ifade etti. Yapı uygulamalarında İzocam Mineral Yün Ara Bölme Levhası’nın A1 sınıfı yanmaz özelliğiyle bölme duvarlarda ısı ve üstün ses yalıtımı sağladığını aktaran Uz, İzocam Mineral Cephe Levhası’nın giydirme cephelerde, İzocam Kalibel’in ise dış duvarların iç yüzeyleri, iç bölmeler ve komşu duvarlar gibi uygulamalarda kullanıldığını belirtti. Endüstriyel uygulamalarda ise İzocam Taşyünü Sanayi Levhası ve İzocam Taşyünü Sanayi Şiltesi’nin yüksek sıcaklıklarda ısı, ses ve yangın yalıtımı ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunduğunu belirtti. Mustafa Rüştü Uz, “İzocam olarak farklı yapı ve uygulama ihtiyaçlarına yönelik, ısı, ses ve yangın güvenliğini birlikte ele alan kapsamlı bir çözüm portföyü sunuyoruz. Bununla birlikte bizim için önemli olan yalnızca ürün geliştirmek değil; ürünün doğru yapı elemanında, doğru sistem içerisinde ve doğru uygulama detaylarıyla kullanılmasını sağlamak. Yangın güvenliğini ürün seçiminden tasarıma, uygulamadan denetime kadar bütüncül bir yapı güvenliği yaklaşımı olarak ele alıyoruz” dedi.

5 gün önce 82
GÜNDEM

Diyanet Vakfı'ndan 'zarar' iddialarına yanıt

Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), son günlerde basında yer alan "fon yatırımlarında zarar edildiği" ve "yöneticilerin bu nedenle görevden alındığı" yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı. Vakıf, herhangi bir mali kayıp yaşanmadığını ve hukuki sürecin başlatıldığını duyurdu.ANKARA (İGFA) – Türkiye Diyanet Vakfı, kamuoyunda yer alan asılsız iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. 1975 yılından bu yana 149 ülkede faaliyet gösteren vakıf, mali kaynaklarını yasal mevzuat çerçevesinde ve faizsiz finans ilkelerine uygun olarak değerlendirdiğini vurguladı. "ZARAR SÖZ KONUSU DEĞİL" Piyasalarda adı geçen ve tasfiye kararı alınan fonlarda Vakfın herhangi bir mali kaynağının bulunmadığını belirten TDV, şu ifadeleri kullandı:

6 gün önce 64
GÜNDEM

Zonguldak’ta maden faciası: 3 ölü 5 yaralı!

Zonguldak'ın Kilimli ilçesindeki bir maden ocağında metan gazı patlaması sonucu 3 işçi hayatını kaybetti, 5 işçi yaralandı. Adalet Bakanlığı olayla ilgili ivedi soruşturma başlatıldığını açıkladı. Olay sonrası bakan ve siyasilerin yanı sıra sendikalardan açıklamaları peş peşe geldi.ANKARA (İGFA) - Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde faaliyet gösteren Demir Madencilik'e ait maden ocağında metan gazı birikmesi sonucu meydana gelen patlama can aldı. Zonguldak Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, olay sırasında ocakta bulunan 8 maden işçisinden 5’inin yaralı olarak kurtarıldığını, 3 maden işçisinin hayatını kaybettiğini duyurdu. BAŞSAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATTI Adalet Bakanı Akın Gürlek, facianın ardından Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığınca ivedi soruşturma başlatıldığını ve 1 Cumhuriyet Başsavcı Vekili ile 2 Cumhuriyet Savcısının görevlendirildiğini açıkladı. Bakan Gürlek, hayatını kaybeden işçiler için başsağlığı, yaralılara acil şifa dileyerek kayıp işçiye sağ salim ulaşılması temennisinde bulundu. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de, olayın hemen ardından bölgeye sevk edilen AFAD, Jandarma, 112 Acil Sağlık ve tahlisiye ekiplerimiz çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, "Maden ocağında gerekli kontroller titizlikle yürütülürken süreci yakından takip ediyoruz. Hayatını kaybeden madenci kardeşlerimize Cenâb-ı Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Rabbim aziz milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bölgedeki arama kurtarma çalışmalarının en kısa sürede başarıyla sonuçlanmasını temenni ederken, Bakanlık olarak, Psikososyal Destek Ekiplerimizle sahada ve hastanede madencilerin ile ailelerin yanlarında olduklarını açıkladı. Yaşanan olay sonrasında siyasi partilerin yanı sıra sendika ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarından başsağlığı ile uyarı mesajları geldi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, benzer acıların bir daha yaşanmamasını dilerken, grizu patlamasında hayatını kaybeden işçilere Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diledi. Kılıçdaroğlu, "Madencilerimizin ve tüm emekçilerimizin can güvenliğinin sağlandığı, iş cinayetlerinin son bulduğu bir çalışma hayatını iktidarımızda tesis edeceğiz" ifadelerini kullandı. "İş cinayetlerinde daha kaç madenci katledilecek?" sorusunu yönelten Bağımsız Maden İşçileri Sendikası ise, özelleştirilen ve denetimsiz bırakılan madenlerde, rödevanslı sahalarda ölümle burun buruna çalıştırıldığını öne sürerek, Zonguldak Kilimli'deki yaşanan olayda hayatını kaybedenler için taziye mesajı yayımladı ve sürecin takipçisi olduklarını kaydetti.

23.10.2026 61
GÜNDEM

Bursa Osmangazi’de kadınlar paylaşarak iyileşti

Bursa'da Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından meme kanserine yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen “Pembe Kurdelenin Ötesinde: Meme Kanseri ve Yas Çemberi” etkinliğinde, hastalığın beraberinde getirdiği kayıplar, yas süreci ve duygusal dayanışmanın önemi ele alındı.BURSA (İGFA) - Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde gerçekleştirilen anlamlı buluşma, meme kanseriyle mücadele eden, hastalığı yenerek sağlığına kavuşan, tedavi sürecinde bir uzvunu kaybeden ve meme kanseri nedeniyle yakınlarını kaybeden kadınları bir araya getirdi. Katılımcıların yaşadıkları zorlu süreçleri, duygularını ve kişisel deneyimlerini paylaştığı etkinlikte, benzer hikayelerden geçen kadınlar birbirlerine destek olarak dayanışmanın gücünü ortaya koydu. Meme kanserinin yalnızca fiziksel değil, psikolojik ve duygusal etkilerinin de ele alındığı programda, kayıplarla baş etme ve yas sürecinde birbirine destek olmanın önemi vurgulandı. Yoga ve çigong uygulamalarıyla desteklenen buluşmada kadınlar, duygu ve düşüncelerini ifade etme fırsatı bulurken, ortak deneyimler etrafında güçlü bir dayanışma ortamı oluşturdu. Katılımcılara yalnız olmadıklarını hissettiren etkinlik, paylaşmanın ve birlikte güçlenmenin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. “DUYGULARIMIZA TANIKLIK ETMEK İSTEDİK” “Pembe Kurdelenin Ötesinde: Meme Kanseri ve Yas” etkinliği için bir araya geldiklerini belirten Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Yas, yalnızca ölümle ortaya çıkan bir duygu değil. Sağlıklı bedenimizin kaybı, sevdiğimiz insanları kaybetmek ya da geride bıraktığımız bir hayatın ardından duyduğumuz özlem de yasın bir parçası. Bizler, ay boyunca konunun fizyolojik boyutuna yönelik pek çok etkinlik gerçekleştirdik. Osmangazi Belediyesi ve Kent Konseyi Kadın Meclisi olarak işin ruhsal boyutuna odaklanmak, bir araya gelerek duygularımıza tanıklık etmek istedik. Kadınların yaşadıkları duyguları paylaştığı, benzer deneyimlerden geçen diğer kadınların da bu duygulara tanıklık ettiği bir buluşma düzenledik. Böylece yas duygusunun içinden hep birlikte geçtiğimiz, birbirimizi dinlediğimiz ve birbirimize destek olduğumuz bir deneyim oluşturduk.” “GÜZEL VE ANLAMLI BİR BULUŞMA GERÇEKLEŞTİRDİK” Meme kanseri farkındalığı kapsamında hastalık sürecinde yaşanan kayıpları ve yas duygusunu ele almak amacıyla bir çember oluşturduklarının altını çizen Kişisel Gelişim Uzmanı ve Yoga Eğitmeni Serap Pazarcık ise, “Çember, birbirimize tanıklık ettiğimiz bir alan. Yas, özellikle konuşmaktan kaçındığımız konuların başında geliyor. İçimizde bir yerlerde hissediyoruz ancak çoğu zaman dile getirmiyoruz. Oysa yas, yalnızca bireysel olarak yaşanan değil, topluluk içinde de paylaşılabilen bir süreç. Bu buluşmada, o an içimizden ne geliyorsa ifade ederek birbirimize tanıklık ettik. Bunu yaparken bedenimizi de sürece dahil ettik. Yoga ve çigong akışlarından yararlanarak bedenimizin bilgeliğine güvendik, onun rehberliğinden faydalandık. Birlikte şifalanmaya alan açtığımız, güzel ve anlamlı bir buluşma gerçekleştirdik” dedi.

23.10.2026 71
GÜNDEM

Mersin'de su sayaçları için don uyarısı

Mersin Büyükşehir Belediyesi Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MESKİ) Genel Müdürlüğü, kış aylarında yaşanabilecek sayaç ve su borusu donmalarına karşı gerekli önlemlerin alınması amacıyla vatandaşları bilgilendirmeye devam ediyor.MERSİN (İGFA) - MESKİ Genel Müdürlüğü, su sayaçları ve açıkta bulunan boruların bez, boru kılıfı veya cam yünü gibi uygun malzemelerle sarılarak korunmasını öneriyor. Sayaçların bulunduğu alanların demir, ahşap veya beton malzemelerle hazırlanmış koruyucu muhafazalarla kapatılması, soğuk havanın doğrudan sayaç ve tesisata ulaşmasını engelliyor. Vana koruyucu ceketlerinin kullanılması da donma riskine karşı alınabilecek önlemler arasında yer alıyor. Donan sayaç ve borulara ateşle veya sıcak su dökülerek müdahale edilmemesi gerekiyor. Ani sıcaklık değişimleri, sayaç ve borularda kırılma veya patlamalara neden olarak su kayıplarına ve daha büyük arızalara yol açabiliyor. Bu nedenle donan sayaçların çözülmesi için uygun ve kontrollü yöntemlerin kullanılması önem taşıyor. Vatandaşlar, su sayaçları ve tesisatlarında herhangi bir olumsuzluk yaşanması durumunda ALO 185 TEKSİN Çağrı Merkezi üzerinden MESKİ’ye ulaşarak destek alabiliyor.

22.10.2026 83
SPOR

Konya Karatay'dan potada kayıpsız devam

Türkiye Basketbol 2. Ligi’nde (TB2L) yeni sezona galibiyetlerle güçlü bir başlangıç yapan Karatay Belediyespor Kulübü Basketbol Takımı, ilk iki haftayı kayıpsız geçti.KONYA (İGFA) - 2026-2027 sezonunda Türkiye Basketbol 2. Ligi A Grubu’nda mücadele eden Karatay Belediyespor Kulübü Basketbol Takımı, lige başarılı bir başlangıç yaptı. Sezonun ilk iki haftasında sahadan galibiyetle ayrılan Karatay temsilcisi, ortaya koyduğu performansla yoluna kayıpsız devam ediyor. Sezonun ilk haftasında deplasmanda Kütahya Belediyespor ile karşılaşan Karatay Belediyespor, mücadeleyi 85-78 kazanarak sezona galibiyetle başladı. İlk maçta elde ettiği bu sonuçla moral kazanan Konya ekibi, ikinci hafta karşılaşmasında ise kendi sahasında Çorlu Belediyesi’ni ağırladı. Rakibi karşısında çekişmeli geçen mücadeleyi 71-68 kazanan Karatay Belediyespor, böylece üst üste ikinci galibiyetini elde etti. HEDEF, BAŞARILI GRAFİĞİ SÜRDÜRMEK Ligdeki başarılı başlangıcını sürdürmek isteyen Karatay Belediyespor, üçüncü hafta mücadelesinde İstanbul Büyükşehir Belediyespor ile deplasmanda karşı karşıya gelecek. 24 Ekim 2026 Cumartesi günü Hidayet Türkoğlu Spor Kompleksi’nde oynanacak karşılaşmada Karatay temsilcisi, galibiyet serisini sürdürmek için parkeye çıkacak. Yeni sezona aldığı galibiyetlerle 2’de 2 yaparak güçlü oyununu hem deplasmanda hem de kendi sahasında sergilemeyi başaran Karatay Belediyespor, İstanbul deplasmanından da iyi bir sonuçla dönerek ligdeki iddiasını güçlendirmeyi hedefliyor. Takım, ilk iki haftada elde ettiği galibiyetlerin verdiği motivasyonla hazırlıklarını sürdürürken İstanbul deplasmanında da mücadelesini galibiyetle taçlandırmak istiyor.

22.10.2026 86
GÜNDEM

Urla’nın su altyapısına 155 milyon liralık yatırım

İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, Urla’da biri 100 milyon lira, diğeri 55 milyon lira tutarında iki ayrı projeyle içme suyu altyapısını güçlendiriyor.İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, iklim krizi ve kuraklıkla mücadele kapsamında Urla’da toplam maliyeti 155 milyon lirayı bulan iki içme suyu altyapı projesini eş zamanlı olarak yürütüyor. Kırsal mahallelere yeni şebeke ve iletim hatları kazandırılırken ekonomik ömrünü tamamlayan borular da yenileniyor. 60 kilometrelik hat çalışmalarının tamamlanmasıyla su kayıplarının ve arızaların azaltılması, yaz aylarında da kesintisiz içme suyu sağlanması hedefleniyor. DÖRT MAHALLEYE 100 MİLYON LİRALIK YATIRIM İZSU’nun Kadıovacık, Birgi, Uzunkuyu ve Zeytinler mahallelerinde yürüttüğü 100 milyon liralık yatırım kapsamında toplam 40 bin 128 metre içme suyu şebekesi ve iletim hattı inşa ediliyor. İlçenin kırsal mahallelerinde su altyapısını güçlendirecek projede bugüne kadar 19 bin 153 metrelik hat tamamlandı. Çalışmalar kapsamında Kadıovacık Mahallesi’nde eski içme suyu hattı tamamen devre dışı bırakılarak yeni şebekeden su verilmeye başlandı. Birgi Mahallesi’nde ise üç ekip ana boru döşeme çalışmalarını, iki ekip de branşman bağlantılarını sürdürüyor. Altyapı imalatlarının tamamlandığı noktalarda üstyapı düzenlemeleri için de hazırlıklar yapılıyor. 55 MİLYON LİRALIK YATIRIMDA SONA YAKLAŞILDI Urla’nın mevcut içme suyu şebekesini yenilemek amacıyla yürütülen 55 milyon liralık projede ise çalışmaların yüzde 92’si tamamlandı. Proje kapsamında 15 bin 280 metre içme suyu borusu döşenmesi ve 5 bin metre branşman bağlantısı yapılması planlanıyor. Bugüne kadar yaklaşık 14 kilometre içme suyu hattı ile 4 bin 361 metre branşman bağlantısı tamamlandı. Ana boru döşeme çalışmalarında sona yaklaşılırken şebeke onarımları ve arıza giderme işlemleri sürüyor. İçmeler, Barbaros, Torasan ve Kalabak mahallelerini kapsayan projenin 2027 yılının ocak ayında tamamlanması öngörülüyor.

22.10.2026 85
GÜNDEM

Enkazdan çıktılar, mücadeleleri bitmedi... Adıyaman’da deprem sonrası iki yaşam mücadelesi

6 Şubat depremlerinin üzerinden yıllar geçti. Adıyaman’da yeni binalar yükseliyor, yıkılan yapıların yerinde yeni hayatlar kuruluyor. Ancak bazı insanlar için deprem hâlâ bitmedi. Enkazdan sağ çıkarılan ama uzuvlarını kaybeden depremzedeler, yıllar sonra bile yeniden yürümeyi, yeniden bağımsız yaşamayı ve hayata tutunmayı öğreniyor.Ferit BİNZET / ADIYAMAN (İGFA) - 6 Şubat depremlerinin üzerinden yıllar geçse de Adıyaman’da bazı depremzedeler için hayat, enkazdan kurtuldukları gün yeniden başlayan zorlu bir mücadeleyle devam ediyor. Depremde iki bacağını ve sağ kolunu kaybeden 44 yaşındaki Zabit Babacan ile iki kardeşini yitiren, iki bacağı ampute edilen 9 yaşındaki İkra Kızılbay, yeniden hayata tutunmaya çalışıyor. Rotary kulüplerinin desteğiyle akülü tekerlekli sandalyelerine kavuşan depremzedelerin hikâyeleri, afetin görünmeyen yaralarını bir kez daha gözler önüne seriyor. 72 SAAT ENKAZ ALTINDA KALDI, ÜÇ UZVUNU KAYBETTİ 6 Şubat 2023’te ailesiyle birlikte yaşadığı sekiz katlı binanın enkazında kalan 44 yaşındaki Zabit Babacan, 72 saat sonra kurtarıldı. Eşi ve üç çocuğu enkazdan sağ çıkarılırken Babacan, iki bacağını ve sağ kolunu kaybetti. Enkaz altında yaşadığı çaresizliği anlatan Babacan, o anlarda bir daha gün yüzü göremeyeceğini düşündüğünü belirtti. Uzun tedavi sürecinin ardından yaşamını yeniden kurmaya çalışan Babacan, akülü tekerlekli sandalye sayesinde evinden çıkabildiğini, işine gidebildiğini ve günlük hayatını daha bağımsız sürdürebildiğini söyledi. Üç çocuğunun eğitimine devam ettiğini belirten Babacan, kendisi gibi uzuvlarını kaybeden ve tekerlekli sandalyeye erişemeyen depremzedelerin de desteğe ihtiyacı olduğunu vurguladı. Babacan, devletin ampute depremzedelere yönelik yardımlarının artırılmasını istedi. İKİ KARDEŞİNİ KAYBETTİ, YENİDEN YÜRÜMEYİ ÖĞRENİYOR Deprem olduğunda henüz 6 yaşında olan İkra Kızılbay ise ailesiyle yaşadığı beş katlı binanın enkazında üç gün boyunca yaşam mücadelesi verdi. Annesi Ayten Çalım ve babası Ali Kızılbay kurtulurken İkra’nın iki kardeşi Ozan Ali ve Hikmet Can hayatını kaybetti. Enkazdan sağ çıkarılan İkra’nın iki bacağı ampute edildi. Bugün 9 yaşında olan küçük kız, protezleriyle yeniden yürümeyi öğreniyor. Protezlerinin belirli aralıklarla yenilenmesi bir hayırsever doktor tarafından karşılanan İkra, zaman zaman yaşadığı fiziksel zorluklar nedeniyle tekerlekli sandalye kullanıyor. Yeni protezleriyle daha rahat yürümeyi ve okuluna bağımsız şekilde gidebilmeyi umut eden İkra’nın geleceğe ilişkin hayali ise dikkat çekiyor. “Büyüdüğümde insanlara yardım edebilmek için bilim insanı olmak istiyorum” diyen İkra, hem okulunu hem de arkadaşlarını çok sevdiğini anlattı. ROTARY KULÜPLERİNDEN DEPREMZEDELERE DESTEK Depremde uzuvlarını kaybeden vatandaşların günlük yaşamlarını kolaylaştırmak amacıyla Rotary kulüpleri tarafından akülü tekerlekli sandalye desteği sağlandı. Rotary 2430 Bölge Federasyonuna bağlı Nemrut Rotary Kulübü ile 2420 Bölge Federasyonuna bağlı İstanbul ve Ömerli Rotary Kulüplerinin katkısıyla gerçekleştirilen destek kapsamında Zabit Babacan ve İkra Kızılbay da akülü tekerlekli sandalyelerine kavuştu. Nemrut Rotary Kulübü Başkanı Emrah Candar, depremden yıllar sonra da fiziksel kayıplarıyla yaşamını sürdürmeye çalışan vatandaşların yanında olmaya devam ettiklerini belirterek, desteklerin depremzedelerin günlük ihtiyaçlarını daha bağımsız karşılayabilmelerine katkı sağlamasını amaçladıklarını ifade etti. Kulüp, deprem sonrasında Adıyaman’da eğitim, sağlık ve sosyal alanlardaki projeleriyle depremzedelere desteğini sürdürüyor. “HAYATTA KALMAK, KALDIĞIN YERDEN DEVAM ETMEK ANLAMINA GELMİYOR” Günışığı Rehabilitasyon Merkezi Kurucu Müdürü Mahmut Yıldırım, 6 Şubat sonrasında Adıyaman’da çok sayıda çocuk ve yetişkinin uzuvlarını kaybettiğini belirterek rehabilitasyonun uzun ve zorlu bir süreç olduğunu belirtirken, merkezde görev yapan fizyoterapist Rümeysa Özdemir ise, depremden fiziksel olarak etkilenen bireyler için asıl mücadelenin enkazdan kurtulduktan sonra başladığına dikkat çekti. Özdemir, uzuv kaybı yaşayan veya hareket kabiliyeti değişen kişilerin protezlere erişim, rehabilitasyon ve sosyal yaşama katılım gibi birçok alanda desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtti. Rehabilitasyonun yalnızca fiziksel işlevleri yeniden kazandırmakla sınırlı olmadığını vurgulayan Özdemir, asıl hedefin bireylerin mümkün olduğunca bağımsız bir yaşam kurabilmesi olduğunu söyledi. Özdemir, “Hayatta kalmak, kaldığın yerden devam etmek anlamına gelmiyor” sözleriyle deprem sonrası uzun soluklu desteğin önemini ortaya koydu. DEPREMİN PSİKOLOJİK İZLERİ DE SÜRÜYOR Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen Hasret Pamuk da depremin ruhsal etkilerinin yıllar sonra bile devam edebildiğine işaret etti. Sürekli tedirginlik, ani seslerle irkilme, gece uykudan uyanma ve yeniden deprem yaşanacağı korkusunun travmanın süren etkileri arasında bulunduğunu belirten Pamuk, psikolojik destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti. Adıyaman’da fiziksel ve psikolojik iyileşme sürecinin birlikte ele alınmasının önemine dikkat çeken uzmanlar, yeniden inşanın yalnızca binalarla sınırlı kalmaması gerektiğini vurguluyor.

20.10.2026 65
GÜNDEM

Denizli Tavas Kızılca'nın altyapısı yenilendi

Denizli Büyükşehir Belediyesi DESKİ tarafından Tavas ilçesi Kızılca Mahallesi’nde 45,3 milyon TL’lik yatırımla başlatılan altyapı dönüşümü tamamlandı. Sahada iki ayrı ekip halinde eş zamanlı olarak yürütülen çalışmalar sayesinde mahalleye kesintisiz ve güvenli içme suyu sağlandı.DENİZLİ (İGFA) - Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi (DESKİ) Genel Müdürlüğü, kent genelinde sürdürdüğü modern altyapı projeleriyle vatandaşların yaşam standartlarını yükseltmeye devam ediyor. Bu kapsamda, Tavas ilçesine bağlı Kızılca Mahallesi’nde başlatılan altyapı hamlesi tamamlandı. Toplam 45 milyon 300 bin TL yatırım bedeline sahip projeyle, mahallede uzun yıllardır kullanılan ve ekonomik ömrünü tamamlamış borular devre dışı bırakıldı. Eski, sağlıksız ve asbestli boruların yerine daha dayanıklı ve yüksek standartlı olarak üretilen malzemeler kullanılarak 37 bin 600 metrelik içme suyu şebeke hattı ve 10 bin metre abone hattı döşendi. Mahalle sakinlerini sağlıklı, güvenli ve kesintisiz içme suyu altyapısına kavuşturan yatırımla, geçtiğimiz yıllarda sık sık yaşanan su arızaları, basınç problemleri ve yüksek oranlardaki su kayıp-kaçakları giderildi.

20.10.2026 71
GÜNDEM

Balıkesir’in su yönetimi tescillendi

Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ), su kaynaklarının korunması ve suyun sürdürülebilir şekilde yönetilmesine yönelik yürüttüğü çalışmalar kapsamında, Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından verilen Mavi Su Verimliliği Belgesi’ni almaya hak kazandı.BALIKESİR (İGFA) - Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın altyapı hizmetlerinin güçlendirilmesi ve su kaynaklarının sürdürülebilir kullanılması amacıyla başlattığı yatırımlar kapsamında Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BASKİ) yaptığı çalışmalarla önemli bir başarıya imza attı. 2024 yılının Aralık ayında yürürlüğe giren Su Verimliliği Yönetmeliği ile suyun etkin ve sürdürülebilir kullanımına yönelik belirli kriterler çerçevesinde yürütülmesi ve belgelendirilmesi amacıyla Mavi, Yeşil ve Turkuaz olmak üzere üç farklı belge seviyesi oluşturuldu. Yönetmelik kapsamında su ve kanalizasyon idarelerinin, su verimliliği sistemini oluşturarak ilk aşama olan Mavi Su Verimliliği Belgesi’ni almaları zorunlu hale getirildi. Yönetmelikteki şartlar doğrultusunda gerekli çalışmalarını tamamlayan BASKİ, 10 Haziran 2026 tarihinde Mavi Su Verimliliği Belgesi başvurusunu Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’ne teslim etti. BELGEYİ ALMAYA HAK KAZANAN İLKLERDEN SU VE KANALİZASYON İDARESİ BASKİ OLDU Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’ne başvurusunun ardından değerlendirme sürecinin tamamlanmasıyla BASKİ, Mavi Su Verimliliği Belgesi’ni almaya hak kazandı. Üç yıl süreyle geçerli olacak belge, 29 Eylül 2029 tarihine kadar geçerliliğini koruyacak. Su ve kanalizasyon idarelerinde bu belgeyi alan ilklerden biri BASKİ oldu. SU VERİMLİLİĞİ İÇİN KAPSAMLI ÇALIŞMA PLANI Belgelendirme sürecinde BASKİ’nin mevcut su kullanım durumu kapsamlı şekilde değerlendirilirken, suyun daha verimli ve sürdürülebilir kullanılmasına yönelik hedefler ve uygulama adımları belirlendi. Çalışmaların koordinasyonunu sağlamak amacıyla “Su Verimliliği Ekibi" oluşturuldu. Bu doğrultuda BASKİ, arıtılmış atık suyun yeniden kullanımını artırarak şehir genelinde su kaynaklarının verimli ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesini hedefliyor. Belirlenen hedefler arasında arıtılmış atık suyun yüzde 10’unun geri kazanılarak yeniden kullanılması, su kayıp oranının yüzde 25 seviyesine düşürülmesi ve bireysel su tüketiminin azaltılması yer alıyor. Bu çalışmalarla su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir su yönetiminin güçlendirilmesi amaçlanıyor.

19.10.2026 63
EKONOMİ

Satsuma mandalinada ihracat zamanı

Satsuma mandalinasında ihracat sezonu başladı. İzmir Gümüldür'deki törende konuşan Cengiz Balık, rekoltede yüzde 10-20 artış beklediklerini ve 2025'te mandalina ihracatından 912 milyon dolar gelir elde edildiğini açıkladı.İZMİR (İGFA) - Sonbahar ve Kış mevsimlerinde C vitamini deposu olan, soğuk algınlığına karşı kalkan görevi gören, aroması, ince kabuğu ve çekirdeksiz yapısıyla en çok tercih edilen mandalina türü satsumada ihracat zamanı. Satsuma mandalinada ihracat sezonu 19 Ekim 2026 tarihi itibariyle başladı. Satsuma mandalinada ihracat sezonunun başlaması nedeniyle satsuma mandalinasıyla uluslararası üne sahip olan İzmir’in Gümüldür beldesinde “Satsuma Mandalina Hasat Töreni” düzenlendi. BALIK: “REKOLTEDE YÜZDE 10-20 ARTIŞ BEKLİYORUZ” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık, mandalina ihracatından Türkiye’nin 2025 yılında 912 milyon dolar döviz kazandığını, mandalinanın yaş meyve sebze ihracatında lider ürün olduğunu, 2026 yılı mandalina rekoltesinin katma değerli bir şekilde ihraç edilmesi için çaba göstereceklerini dile getirdi. 2026 sezonunda mandalina rekoltesinde yüzde 10-20 artış beklediklerinin altını çizen Balık, “Ege’nin satsuma mandalinası yeni sezonda ihracat yolculuğuna bugün başlıyor. Üreticilerimize ve ihracatçılarımıza hayırlı bir sezon diliyoruz” şeklinde konuştu. Mandalina ihracatından 912 milyon dolar döviz kazanmanın yanında mandalinanın üreticiden paketleme tesislerine, lojistik sektöründen ihracatçı firmalara kadar geniş bir ekonomik zinciri oluşturduğunu kaydeden Balık şöyle devam etti: “Mandalina ihracatında 2025 yılında Irak, 360 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alırken, Rusya Federasyonu 313 milyon dolarla ikinci oldu. Ukrayna 72 milyon dolar, Polonya 23 milyon dolar ve Sırbistan 19 milyon dolarlık mandalina ihracatıyla öne çıkan diğer pazarlar arasında yer aldı. Yeni sezonda önceliklerimiz kalıntı mevzuatına tam uyum, iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, gümrük süreçlerinin kesintisiz yürütülmesi ve ürünlerin uluslararası alıcılara zamanında ve güvenilir biçimde ulaştırılması olacak.” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak ihracatçıların rekabet gücünü artırmak için çalıştıklarını belirten Balık, uluslararası fuarlar, ticaret heyetleri ve tanıtım faaliyetleri aracılığıyla Avrupa, Körfez ve Uzak Doğu pazarlarında yeni fırsatlar oluşturmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. UÇAK: “MANDALİNA İHRACATINDA PAZAR ÇEŞİTLİLİĞİ VE KATMA DEĞER ÖNEMLİ” Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, satsuma mandalinanın Ege Bölgesi için yalnızca bir tarım ürünü olmadığını; üreticilerin geçim kaynağı, kıyı ilçelerinin ekonomik hayatının önemli bir unsuru ve bölgenin uluslararası pazarlardaki simgelerinden biri olduğunu ifade etti. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılı mandalina ihracatında Ukrayna ve Rusya Federasyonu’nun yaklaşık yüzde 64 paya sahip olduğunu aktaran Uçak, aynı yıl Sırbistan, Kuzey Makedonya, Romanya, Kosova, Karadağ, Bosna-Hersek ve Bulgaristan başta olmak üzere Balkan ülkelerine yaklaşık 5 milyon dolarlık mandalina ihraç edildiğini belirtti. Mandalinadan meyve suyu, konserve, kurutulmuş meyve, reçel ve marmelat üretilebildiğini; kabuğundan ise esans ve aroma ürünleri elde edilebildiğini hatırlatan Uçak, “Hasat kayıplarının azaltılması ve ürünün farklı biçimlerde değerlendirilmesi hem taze hem de işlenmiş ürün ihracatına katkı sağlıyor. C vitamini ve lif açısından zengin mandalina, sonbahar ve kış aylarında bağışıklığın en doğal destekçilerinden biridir. Günde 2-3 adet mandalina tüketilmesini, okul çağındaki çocuklarımızın beslenme çantalarına mutlaka mandalina konulmasını öneriyoruz. Emeğini toprağa veren üreticilerimize, ürünümüzü dünyaya taşıyan ihracatçılarımıza bereketli ve kazançlı bir sezon diliyorum” diyerek sözlerine son verdi.

19.10.2026 77
GÜNDEM

Bursa’da çiftçilerden taşkın isyanı! Traktörlerle yolu kapattılar

Bursa’da etkili olan yağışlarla birlikte Mudanya ilçesine bağlı Çayönü Mahallesi’nde Nilüfer Çayı’nın taşmasıyla ayçiçeği ve mısır ekili yüzlerce dönüm arazi zarar gördü. Hızlı tren hattı çalışmaları kapsamında yapılan üç menfezin su geçişini engellediğini öne süren çiftçiler, traktörleriyle yolu kapatarak çalışmaları durdurdu. Üreticiler, zararlarının karşılanmasını ve nehir yatağının ıslah edilmesini istiyor.BURSA (İGFA) - Bursa’da Nilüfer Çayı’nın taşması, tarım arazilerinde zarara yol açarken çiftçilerin tepkisini de beraberinde getirdi. Mudanya'nın kırsal mahallelerinden Çayönü'de devam eden hızlı tren yolu çalışmaları dolayısıyla su akışının engellendiğini savunan üreticiler, traktörleriyle yolu kapatarak çalışmaları durdurdu. Çiftçiler, Nilüfer Çayı üzerine yapılan üç menfezin su geçişini engellediğini ve taşkın nedeniyle ekili arazilerin zarar gördüğünü öne sürdü. Ayçiçeği ve mısır başta olmak üzere tarım ürünlerinin su altında kaldığı bölgede, üreticiler yaşanan kayıpların karşılanmasını talep etti. “ZARAR ÇOK BÜYÜK, SORUMLULAR HESAP VERMELİ” Tüm Üretici Köylüler Sendikası Mudanya Şubesi Başkanı Mehmet Eker yaptığı açıklamada, taşkının Çayönü’nden Hançerli yönüne uzanan bölgede büyük zarara neden olduğunu öne sürdü. Eker, Devlet Su İşleri (DSİ) Bursa Bölge Müdürlüğü ile hızlı tren projesini yürüten müteahhit firmanın oluşan zarardan sorumlu olduğunu öne sürerek sorumluların belirlenmesini ve üreticilerin mağduriyetinin giderilmesini istedi. Yaşanan taşkınların tekrarlanmamasına yönelik küreticilerin taleplerine dikkati çeken Mehmet Eker, isteklerinin taşkından etkilenen çiftçilerin ürün ve üretim kayıplarının giderilmesinin yanı sıra, Karayolları ve Kalyon İnşaat tarafından yapılan köprü ve menfezlerin yeniden düzenlenmesi, DSİ tarafından Nilüfer Çayı yatağının ıslah edilerek suyun doğal akışının yeniden sağlanması gerektiğini kaydetti. Çayönü’nde traktörlerle yolu kapatarak tepkilerini ortaya koyan üreticiler, hızlı tren hattı çalışmaları ile su tahliye sistemlerinin taşkına etkisinin incelenmesini istedi.

19.10.2026 64
EĞİTİM

LÖSEV’in “Canım Kardeşim Ders Evi” Balıkesir’de açıldı

Lösemi ve kanser tedavisi gören çocukların eğitim ve sosyal gelişimini desteklemek amacıyla yürütülen LÖSEV Canım Kardeşim Ders Evi projesi, Balıkesir’de çocuklarla buluştu. Eğitimlerin Balıkesir Üniversitesi akademisyenleri tarafından, Balıkesir Sınav Koleji ev sahipliğinde yıl boyunca sürdürülmesi planlanıyor.BALIKESİR (İGFA) - Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV), “Canım Kardeşim Ders Evi” projesini Balıkesir’de hayata geçirdi. Balıkesir Sınav Koleji’nde düzenlenen açılış programında, LÖSEV’e kayıtlı çocuklar ve ailelerine yıl boyunca yapılacak çalışmalar hakkında bilgi verildi. Program kapsamında Balıkesir Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Kerem Avcı, çocuklarla drama etkinliği gerçekleştirdi. Çocukların kendilerini ifade etmelerini, yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmelerini ve birlikte keyifli vakit geçirmelerini amaçlayan etkinlik sonunda çocuklara hediyeler verildi. EĞİTİM DESTEĞİ YIL BOYUNCA SÜRECEK Balıkesir’deki Ders Evi kapsamında çocuklara yönelik eğitimleri Balıkesir Üniversitesi akademisyenleri verecek. LÖSEV, ücretsiz eğitim desteğiyle tedavi sürecinde eğitim hayatı kesintiye uğrayan çocukların öğrenme kayıplarını telafi etmelerine ve okula daha güçlü şekilde devam etmelerine katkı sunmayı hedefliyor. Proje, akademik desteğin yanı sıra çocukların moral ve motivasyonunu güçlendirecek sosyal etkinlikleri de kapsıyor.

19.10.2026 70
EKONOMİ

İzocam, yalıtımın gücüne dikkat çekti... Aile bütçesinden ülke ekonomisine uzanan koruma kalkanı

Doğru yalıtımın yalnızca enerji tasarrufu sağlayan teknik bir uygulama olmadığını vurgulayan İzocam, yalıtımın hane bütçesini korumaktan yaşam konforunu artırmaya, enerji ithalatını azaltmaktan karbon emisyonlarını düşürmeye kadar geniş bir toplumsal fayda alanı oluşturduğuna dikkat çekiyor.İSTANBUL (İGFA) - İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, standartlara uygun doğru yalıtımla konutlarda ısıtma ve soğutma giderlerinde yüzde 60’a varan oranda tasarruf sağlanabileceğini belirtiyor. Türkiye’de kış aylarında yüksek enerji faturaları, yeterince ısınamayan konutlar, yoğuşmaya bağlı rutubet sorunları, yaz aylarında ise artan soğutma ve klima maliyetleri birçok hanenin yaşam konforunu ve bütçesini doğrudan etkilerken, yalıtım bu sorunlara karşı en etkili çözümlerden biri olarak öne çıkıyor. Doğru malzeme, uygun kalınlık ve standartlara uygun uygulama ile gerçekleştirilen ısı yalıtımı, binaların enerji ihtiyacını azaltırken hane bütçesine de önemli katkılar sağlıyor. Yalıtımın etkisi bununla da sınırlı kalmıyor; su, ses yalıtımı ve yangın güvenliği birlikte ele alındığında yapıların dayanıklılığı, kullanıcıların konforu ve yaşam alanlarının güvenliği üzerinde de belirleyici rol oynuyor. Türkiye’nin lider yalıtım markası İzocam, 61 yıllık deneyimiyle yalıtımın enerji verimliliğinin ötesinde ekonomik, çevresel ve toplumsal bir yatırım olduğuna dikkat çekiyor ve “Bugünlere Yalıtım, Yarınlara Yatırım” mottosu ile sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarını sürdürüyor. İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü, doğru yalıtımın hanelerin enerji maliyetlerini azaltırken, ülkenin enerji kaynaklarının daha verimli kullanılmasına da katkı sağladığını belirterek, “Yalıtımı yalnızca binaların ısıtılması veya soğutulması sırasında tüketilen enerjiyi azaltan bir uygulama olarak değerlendirmemek gerekiyor. Doğru yalıtım, aynı zamanda aile bütçesini koruyan, yaşam konforunu artıran, yapıların ömrünü uzatan ve ülkemizin enerji ihtiyacını azaltmaya katkı sağlayan stratejik bir yatırımdır” dedi. YALITIMSIZ KONUTLAR ISINMA VE RUTUBET SORUNUNU BÜYÜTÜYOR Konutlarda yalıtım eksikliği, özellikle kış aylarında ısınma maliyetlerinin yükselmesine ve yaşam alanlarında yeterli ısıl konforun sağlanamamasına neden oluyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine dayanan sektör analizlerinde, nüfusun önemli bir bölümünün konutlarında yalıtım eksikliği veya benzeri nedenlerle ısınma sorunu yaşadığı, yine önemli bir kesimin sızdıran çatılar, nemli duvarlar ve benzeri yapısal sorunlarla karşı karşıya kaldığı görülüyor. Yalıtımın sağlıklı ve konforlu yaşam alanlarının oluşturulmasındaki rolüne dikkat çeken Kerem Kürklü, “Bir evin yeterince ısınamaması yalnızca faturanın yüksek olması anlamına gelmiyor. Soğuk yüzeyler, nem ve yoğuşma gibi sorunlar yaşam alanlarının konforunu ve iç ortam kalitesini de olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle yalıtımı, insanların sağlıklı, güvenli ve konforlu yaşam alanlarına erişiminin önemli unsurlarından biri olarak görüyoruz” diye konuştu. Kürklü, doğru yalıtım uygulamasının özellikle kış aylarında hane bütçesi üzerindeki enerji maliyeti baskısını da önemli ölçüde azaltabileceğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “TS 825 ve ilgili yönetmeliklere uygun olarak, doğru malzeme ve doğru kalınlıkla yapılan ısı yalıtımı sayesinde binalarda ısıtma ve soğutma giderlerinde yüzde 60’a varan tasarruf sağlanabiliyor. Bu, bir hanenin yıl boyunca enerji için ayırdığı bütçede önemli bir rahatlama anlamına geliyor. Yalıtımın yaygınlaşması, enerji maliyetlerinin hane bütçesi üzerindeki baskısını azaltırken daha fazla insanın enerji verimli ve konforlu konutlarda yaşamasına katkı sağlar.” YALITIM, ENERJİ KAYNAKLARININ VERİMLİ KULLANILMASINA KATKI SAĞLIYOR Binalarda tüketilen enerjinin önemli bir bölümünün ısıtma ve soğutma amacıyla kullanılması, yalıtımı Türkiye’nin enerji verimliliği hedefleri açısından da kritik bir konu haline getiriyor. Binalarda enerji kayıplarının azaltılması, yalnızca bireysel tüketim maliyetlerini düşürmekle kalmıyor; ülke genelinde enerji talebinin azaltılmasına ve enerji kaynaklarının daha verimli kullanılmasına da katkı sağlıyor. Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı bir ülke olduğuna dikkat çeken Kerem Kürklü, “Binalarda ihtiyaç duyulmayan enerjinin tüketilmesini önlemek, aslında ülke kaynaklarının korunması anlamına geliyor. Her binada azaltılan enerji ihtiyacı, ulusal ölçekte baktığımızda çok daha büyük bir tasarruf potansiyeline dönüşüyor. Bu nedenle yalıtımın yaygınlaştırılmasını yalnızca bina ölçeğinde değil, ülkemizin enerji verimliliği ve ekonomik sürdürülebilirliği açısından da değerlendirmek gerekiyor” dedi. YALITIMLA DAHA KONFORLU YAŞAM, DAHA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GELECEK Isı yalıtımının yanı sıra ses, su ve yangın yalıtımının da bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirten Kerem Kürklü, sözlerini şöyle tamamladı: “Yalıtımın gerçek değerini ortaya çıkarmak için binayı bir bütün olarak değerlendirmek gerekiyor. Temelden çatıya, cepheden iç mekana ve tesisata kadar her noktada doğru yalıtım çözümünün kullanılması; enerji performansının yanı sıra, akustik konfor, yangın güvenliği ve yapı dayanıklılığı açısından da önemli kazanımlar sağlıyor. Yalıtım bugün evimizin daha sıcak, daha serin ve daha konforlu olmasını sağlarken, yarının dünyası açısından da önemli bir yatırım anlamına geliyor. Daha az enerji tüketmek, daha az kaynak kullanmak ve daha düşük karbon emisyonu oluşturmak demek. İzocam olarak 61 yıldır geliştirdiğimiz yalıtım çözümleriyle yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, gelecek nesillerin daha sürdürülebilir bir dünyada yaşamasına da katkı sunmayı hedefliyoruz. Yalıtımı, bireyden ülke ekonomisine ve çevreye kadar uzanan çok yönlü bir fayda alanı olarak görüyor ve bu konuda toplumda farkındalık yaratmaya devam ediyoruz.”

19.10.2026 126
GÜNDEM

Pendik’te sel felaketi! 1 kişinin cansız bedeni bulundu

Kocaeli sınırındaki Büyük Dere mevkiinde şiddetli yağışların yol açtığı taşkın sonrası Pendik Şeyhli Mahallesi’nde başlatılan arama kurtarma çalışmalarında bir kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Kayıp bir kişiyi arama çalışmaları sürüyor.İSTANBUL (İGFA) - İstanbul İtfaiyesi, şiddetli yağışların neden olduğu taşkın sonrası Pendik Şeyhli Mahallesi’nde yürütülen arama kurtarma çalışmalarının aralıksız devam ettiğini duyurdu. Sahadaki çalışmalar sırasında bir vatandaşın cansız bedenine ulaşılırken, kayıp olan bir kişiyi bulmak için ekiplerin arama faaliyetlerini tüm imkânlarıyla sürdürdüğü bildirildi. Kocaeli sınırında yer alan Büyük Dere mevkiinde şiddetli yağışlar sonucu meydana gelen taşkın nedeniyle, Pendik Şeyhli Mahallesi’nde başlattığımız arama kurtarma çalışmaları aralıksız devam etmektedir. Bölgede yürütülen operasyonlar neticesinde maalesef bir vatandaşımızın cansız bedenine ulaşılmıştır. Kayıp olan bir vatandaşımıza ulaşmak amacıyla ekiplerimiz tüm imkânlarıyla sahadaki arama faaliyetlerini titizlikle sürdürmektedir. — İstanbul İtfaiyesi (@ibbitfaiye) October 18, 2026 Öte yandan İstanbul Valisi Davut Gül de, il genelinde etkili olan sağanak yağış sonrası sahada yürütülen çalışmaları yerinde incelemeye devam ediyor. Şile’de incelemelerde bulunan Vali Gül, bölgede yürütülen çalışmalara ilişkin yetkililerden bilgi aldı. Vatandaşlara 'geçmiş olsun' dileklerini ileterek taleplerini dinleyen Vali Gül’e incelemelerde, Vali Yardımcısı Dr. Ahmet Süheyl Üçer, Şile Kaymakamı Mustafa Çit ve Şile Belediye Başkan Vekili Sacit Terzi eşlik etti.

18.10.2026 69
EKONOMİ

Huawei, Avrupa bölgesi için geliştirilmiş stellar akıllı ağ çözümünü tanıttı

Huawei, Huawei Network Summit 2026 Europe'da Avrupa için geliştirdiği Stellar Akıllı Ağ Çözümünü tanıttı. Çözüm; Intelligent Fabric, WAN ve Campus Network ile yapay zeka destekli, güvenli ve düşük maliyetli ağ altyapıları sunuyor.İSTANBUL (İGFA) - Huawei, "Güvenli ve Akıllı Bağlantı" felsefesi altında, Huawei Network Summit 2026 Europe'da Avrupa bölgesi için geliştirilmiş Stellar Akıllı Ağ Çözümünü tanıttı. Bu adım, Huawei'nin müşteriler ve iş ortaklarıyla birlikte tüm sektörlerde yapay zeka alanındaki gelişmeleri ilerletme çabalarını bir kez daha teyit etmektedir. Bu güncelleme, Stellar Intelligent Fabric, Stellar Intelligent WAN ve Stellar Intelligent Campus Network'ü kapsamaktadır. Stellar Intelligent Fabric Huawei, kendi geliştirdiği 100T anahtarlarını kullanarak, ağ ölçeğini dört katına çıkaran ve anahtar ile optik modül sayısını %30 oranında azaltan iki katmanlı çok düzlemli bir mimari kurarak toplam sahip olma maliyetini (TCO) önemli ölçüde düşürüyor. Ek olarak, Ağ Paket Yük Dengeleme (NPLB) algoritması, ağ genelindeki bağlantı kullanım oranını %98'e çıkarır ve eğitim ile çıkarım performansını %7'nin üzerinde artırır. Çoklu tedarikçili ağ ortamlarında, Huawei'nin xFlow teknolojisi, akıllı tam akış analizini mümkün kılar ve arıza sınırlandırmasını bir dakika içinde kolaylaştırarak müşterilerin endişelerini giderir. Bu arada, Huawei'nin AI Eagle-Eye Engine teknolojisi, temel neden analizini dakikalar içinde tamamlayarak veri merkezi ağının dayanıklılığını önemli ölçüde artırıyor. Stellar Intelligent WAN Huawei'nin Starnet kayıpsız algoritması, bölgeler arası işlem verimliliğinde %95'in üzerinde bir başarı elde ediyor ve özel hat maliyetlerini %60 oranında azaltarak, işletmelerin uzaktan işlem giderlerini daha da düşürüyor. En yeni tescilli katman bazlı model bölümleme teknolojisi, ham verileri şirket içinde tutar ve veri sızıntısı risklerini ortadan kaldırır. Huawei'nin özel olarak geliştirilmiş dahili güvenlik kartı, izinsiz girişleri gerçek zamanlı olarak tespit edip engeller ve tehditleri dakikalar içinde %95'in üzerinde bir doğrulukla izler. Türünün ilk örneği olan entegre Kuantum Anahtar Dağıtımı (QKD) kartı, iletişim ve kuantum güvenliğini bir araya getirirken, kurulum maliyetlerini %60'ın üzerinde azaltıyor. Ağ katmanında, APN6 tabanlı veri koruma çözümü, her sektör için hassas verilerin güvenliğini sağlar. Stellar Intelligent Campus Network Huawei'nin çoklu AP koordinasyon teknolojisi ve tescilli dinamik yakınlaştırmalı akıllı antenleri, kablosuz paraziti %84 oranında azaltır ve sektör ortalamasının iki katı ağ performansı sunar. Ayrıca, çoklu GE anahtar serisinin tamamı ve esnek kullanım hakkı (RTU) lisanslama modeli, 10 Gbps kampüs ağlarının toplam sahip olma maliyetini (TCO) %30'un üzerinde düşürüyor. Ağ işletme ve bakımında Huawei, veri, algoritmalar ve araçlar genelinde ağ özerkliğini geliştirerek ortalama onarım süresini (MTTR) 5 dakika sınırının altına indiriyor. Anahtarlarda gerçekleştirilen yerel akıllı çıkarım, gerçek zamanlı anomali tespitini mümkün kılar ve tehdit tespit süresini 5 dakikadan 10 saniyenin altına indirir. Ayrıca, özel Wi-Fi Shield ve uçtan uca Kuantum Sonrası Şifreleme (PQC), kuantum saldırılarına karşı güvenli kablolu ve kablosuz bağlantılar sağlar. Şube ağ geçitlerinde bulunan 20'den fazla yerleşik akıllı algoritma, milisaniye düzeyinde engelleme ile bilinmeyen tehditlerin tespit oranlarını %95'e çıkarıyor. KOBİ'lere özel olarak tasarlanan Huawei, güvenlik ve performans açısından geliştirilmiş daha fazla orta ve üst seviye eKit KOBİ Ağı ürününü tanıttı. Öne çıkan ürünler arasında iş yerleri için (antivirüs ve IPS gibi güvenlik işlevlerini entegre eden) Aura10/AR580 serisi birleşik ağ geçitleri, oteller için (1.000 adede kadar erişim noktasını yönetmek üzere anahtarlama ve WAC işlevlerini birleştiren) S630 serisi 10GE çekirdek anahtarları ve mağazalar için (kazancı 1,6 kat artıran yerleşik akıllı antenlere sahip) AP362H erişim noktaları yer almaktadır. Avrupa'nın yeşil ve düşük karbonlu uyum gerekliliklerini karşılamak amacıyla Huawei, üç aşamalı bir enerji tasarrufu çerçevesi geliştirmiştir. Cihaz, ağ ve işletim düzeylerinde enerji tasarrufu özelliklerine sahip olan bu çerçeve, müşteriler için akıllı ve düşük karbonlu bir ağ altyapısı oluşturur.

18.10.2026 117
GÜNDEM

Bursa’dan Azerbaycan’daki başörtüsü yasağına tepki

Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu, Azerbaycan’da uygulanan başörtüsü yasağını protesto etmek amacıyla Bursa Ulu Cami bahçesinde geniş katılımlı bir basın açıklaması düzenledi.BURSA (İGFA) - “Başörtüsü Yasağına Hayır!” şiarıyla bir araya gelen sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar, kardeş ülke Azerbaycan’da Müslüman kadınların ve genç kızların eğitim hakkını kısıtlayan uygulamalara tepki gösterdi. Etkinlikte platform adına basın açıklamasını Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu Sözcüsü Yusuf Özgör okurken, Platform Başkanı Murat Eryağan da konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Programda süreci değerlendiren Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu Başkanı Murat Eryağan, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki sarsılmaz kardeşlik hukukuna dikkat çekerek “Azerbaycan bizim canımız, öz kardeşimizdir. Karabağ zaferinde nasıl tek yürek olduysak, bugün oradaki mazlum ve inançlı kardeşlerimizin yaşadığı temel hak kayıplarında da aynı hassasiyetle yanlarındayız. ‘İki devlet, tek millet’ şiarı, sadece siyasi ve askeri alanda değil; inanç, kültür ve medeniyet değerlerimizde de ortak hareket etmeyi gerektirir. Nüfusunun tamamına yakını Müslüman olan kardeş bir ülkede, başörtüsü nedeniyle kız çocuklarımızın eğitim hakkından mahrum bırakılması kabul edilemez. Azerbaycan yönetiminin, milletin ruh köküne ve inancına yabancı bu dayatmadan bir an önce vazgeçerek kendi halkıyla kucaklaşmasını bekliyoruz.”ifadelerini kullandı. “ŞEHİTLERİN KIZLARININ OKUMA HAKKI ELİNDEN ALINIYOR” Platform adına basın açıklamasını okuyan Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu Sözcüsü Yusuf Özgör de konuşmasında Azerbaycan halkının tarih boyunca işgal ve zulümlere rağmen inancından asla taviz vermediğine dikkat çekti. Özgör açıklamasında “Dış düşmana karşı mücadelesinde muvaffakiyet gösteren bu necip millet, bu defa kendini yönetenlerin baskı ve zulmüne maruz kalmaktadır. Öyle bir zulüm ki, Karabağ savaşında elinde Kur’an-ı Kerim’le camide görüntü veren lider, bugün Karabağ savaşında şehit olan mücahidin başörtülü kızının okuma hakkını elinden almaya çalışıyor. Yüzde nispet ile ifade edilemeyecek sayıdaki Yahudi azınlığa okullarında kipa ile eğitim hakkı tanıyan yönetim; kendisine her alanda omuz veren ülkemize ‘müttefik’, dünyanın nefretini kazanmış siyonist İsrail’e ise ‘dostum’ diye hitap ediyor.” dedi. “TÜRKİYE’NİN 28 ŞUBAT TECRÜBESİNDEN DERS ÇIKARIN” Açıklamada Türkiye’nin geçmişte yaşadığı 28 Şubat sürecine de atıfta bulunan Özgör, Azerbaycanlı idarecilere çağrıda bulunarak “Toplumu kutuplaştıran, ülkemize madden ve manen büyük zararlar veren 28 Şubat uygulamalarının mimarı taşeron kadrolar, zulüm çarkının ‘bin yıl’ süreceğini hayal ediyorlardı. Ancak hak galip geldi, hezeyanları on yıl bile hüküm süremedi. Ermenistan’da ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nde dahi başörtüsü ile eğitim serbest iken, nüfusunun kahir ekseriyeti Müslüman olan kardeş Azerbaycan’da uygulanan bu yasağı telin ediyoruz. Siyonist çeteye yaranmaktan ivedi olarak vazgeçip, kendi milletinizin değerleri ile barışın. Masum yavruların gözyaşlarını, anaların feryatlarını dindirin, şehitlerin kemiklerini sızlatmayın.” diye konuştu. Basın açıklaması, yapılan duaların ardından sona erdi.

18.10.2026 91
SAĞLIK

Menopozda en sık yapılan 6 hata!

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca, menopoz şikayetlerinin normalleştirilmemesi gerektiğini belirterek, kişiye özel hormon tedavisi, kalp-kemik sağlığı ve kas kütlesini korumanın önemine dikkat çekti.İSTANBUL (İGFA) - Menopoz, kadın yaşamının doğal bir evresi. Ancak ‘doğal’” olması, bu dönemde ortaya çıkan her yakınmanın normal ve zararsız olduğu anlamına gelmiyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca “Kadınların en sık yaptıkları hata, yaşam kalitelerini düşüren şikayetlere yalnızca katlanmak değil, bazı ciddi hastalıkların ilk sinyali olabilecek belirtileri ‘nasıl olsa menopozdandır’ diyerek geçiştirmeleri oluyor. Bu normalleşme algısı, kemik erimesinden kalp-damar hastalıkları ve jinekolojik kanserlere dek pek çok tehlikenin sessizce ilerlemesine zemin hazırlayabiliyor” diyor. Kadın hastalıkları ve menopoz dönemine yönelik toplumumuzda farkındalığın yeterli seviyede olmadığını belirten Dr. Ağca, 18 Ekim Dünya Menopoz Günü kapsamında yaptığı açıklamada, menopozda en sık yapılan 6 hatayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. ‘Menopozda olur’ diyerek şikayetlere katlanmak Sıcak basması, gece terlemesi, uyku bozukluğu, konsantrasyon güçlüğü, vajinal kuruluk veya cinsel ilişkide ağrı menopoz döneminde sık görülebilir. Ancak bir belirtinin sık görülmesi, tedavi edilmeden yaşanması gerektiği anlamına gelmez. Özellikle günlük yaşamı, iş performansını, uykuyu veya cinsel yaşamı etkileyen yakınmaların değerlendirilmesi gerekir. Üstelik her şikayeti menopoza bağlamak da doğru değildir; tiroit hastalıklarından anemiye, uyku bozukluklarından metabolik sorunlara kadar farklı nedenler benzer belirtilere yol açabilir. “Menopozdasın, bunlar normal” şeklinde bir yaklaşım ciddi sonuçlara yol açabilir. Hormon tedavisinden kulaktan dolma bilgilerle korkmak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca “Hormon tedavisini herkes için aynı ve tehlikeli sanmak en büyük yanlışlardan biridir. Günümüzde tedavi tamamen kişiye özel planlanıyor; kadının yaşı, sağlık geçmişi ve riskleri dikkate alınıyor. Uygun adaylarda ilk 10 yıl içinde başlanan tedavi, kemik erimesinden sıcak basmalarına dek hayat kalitesini baştan aşağı değiştirebiliyor. Bugün artık ‘hormon iyi mi, kötü mü?’ sorusunu değil, ‘hangi kadına, hangi dozda ve nasıl bir tedavi verilmelidir?’ sorusunu konuşmalıyız” diyor. Menopozda kalp ve kemik sağlığını ihmal etmek Menopoz döneminde yapılan en büyük yanlışlardan biri de; bu süreci sadece sıcak basmasından ibaret sanıp, kemik kaybı ve kalp-damar hastalıkları açısından risklerin arttığı bir dönem olduğunu dikkate almamak. Bir kadının sıcak basması olmaması, menopozun sağlığı üzerindeki diğer etkilerinin değerlendirilmesine gerek olmadığı anlamına gelmiyor. Menopozla birlikte kemik kaybı hızlanabilir; kilo ve bel çevresinde yağlanma, kan yağlarında yükseliş, insülin duyarlılığı ve kardiyovasküler risk faktörleri değişebilir. Bu nedenle menopoz kontrolü yalnızca hormon tetkiki yapılan bir muayene olmamalıdır. Özellikle aile öyküsü, sigara kullanımı ve bireysel kardiyovasküler riskler mutlaka değerlendirilmelidir. Sadece kiloya odaklanıp kaslarını unutmak Menopozda hormonların değişmesiyle karın yağlanması artarken, kas kütlesi ve gücü hızla erir. Bu dönemde bilinçsizce yapılan çok düşük kalorili diyetler, tartıda kilo verdirse de kas kaybını hızlandırır. Sadece zayıflamaya değil; düzenli egzersiz, fiziksel aktiviteler, direnç egzersizleri ve yeterli proteinle kas gücünü korumaya odaklanılmalıdır. 50’li yaşlardan sonra yalnızca daha zayıf olmayı değil; daha güçlü olmayı hedeflemek gerekir. Kas, sağlıklı yaşlanmanın en önemli yatırımlarından biridir. Uyku sorununu sadece menopoza bağlamak Menopoz döneminde uyku sorunları oldukça sık görülür. Gece terlemeleri uykuyu bölebilir; ancak bu dönemde her uyku sorununun nedeni hormonlar değildir. Sonbahar ve kış aylarında günlerin kısalmasıyla birlikte açık havada geçirilen sürenin ve fiziksel aktivitenin azalması da uyku düzenini ve genel iyilik halini etkileyebilir. Düzenli uyku saatleri oluşturmak, gün ışığından yararlanmak, fiziksel aktivitelerde bulunmak ve özellikle akşama doğru kafeini azaltmak önemlidir. Alkol de uykuya dalmayı kolaylaştırıyor gibi görünmesine rağmen gece uykusunun kalitesini bozabilir. Ayrıca menopoz döneminde alkol tüketimi meme kanserine de zemin hazırlayabilir. ‘Yaşım geldi, artık böyle’ diyerek yaşam konforunu ihmal etmek Dr. Jale Dal Ağca “Menopozun en fazla gözden kaçan alanlarından biri; östrojen azalmasına bağlı gelişen kuruluk, hassasiyet ve idrar yolları yakınmalarıdır. Bu sorunlar kadınların özel ilişkilerinde yaşadığı konfor kayıpları ve ağrılı süreçlerle birleştiğinde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürür. Ancak pek çok kadın, mahremiyet çekinceleri nedeniyle hekimden sakladığı için sorunlar daha da büyümektedir. Oysa lokal ve kişiye özel tedavilerle bu tabloyu düzeltmek mümkündür. Unutmayın; kadının yaşam kalitesi ve özel hayatındaki konforu yaşla birlikte sona ermez. Yaşanan bu sıkıntılar ‘yaşım geldi, artık böyle’ denilerek kabullenilmemeli, mutlaka hekime danışılmalıdır.”

18.10.2026 102
TEKNOLOJİ

Huawei, ″Güvenli ve Akıllı Bağlantı″ felsefesi kapsamında Avrupa Bölgesi için geliştirilmiş Stellar Akıllı Ağ Çözümünü tanıttı

Huawei, "Güvenli ve Akıllı Bağlantı" felsefesi altında, Huawei Network Summit 2026 Europe'da Avrupa bölgesi için geliştirilmiş Stellar Akıllı Ağ Çözümünü tanıttı. Bu adım, Huawei'nin müşteriler ve iş ortaklarıyla birlikte tüm sektörlerde yapay zeka alanındaki gelişmeleri ilerletme çabalarını bir kez daha teyit etmektedir.PRNewswire / FLORENCE, İTALYA (İGFA) - Bu güncelleme, Stellar Intelligent Fabric, Stellar Intelligent WAN ve Stellar Intelligent Campus Network'ü kapsamaktadır. STELLAR INTELLİGENT FABRİC Huawei, kendi geliştirdiği 100T anahtarlarını kullanarak, ağ ölçeğini dört katına çıkaran ve anahtar ile optik modül sayısını %30 oranında azaltan iki katmanlı çok düzlemli bir mimari kurarak toplam sahip olma maliyetini (TCO) önemli ölçüde düşürüyor. Ek olarak, Ağ Paket Yük Dengeleme (NPLB) algoritması, ağ genelindeki bağlantı kullanım oranını %98'e çıkarır ve eğitim ile çıkarım performansını %7'nin üzerinde artırır. Çoklu tedarikçili ağ ortamlarında, Huawei'nin xFlow teknolojisi, akıllı tam akış analizini mümkün kılar ve arıza sınırlandırmasını bir dakika içinde kolaylaştırarak müşterilerin endişelerini giderir. Bu arada, Huawei'nin AI Eagle-Eye Engine teknolojisi, temel neden analizini dakikalar içinde tamamlayarak veri merkezi ağının dayanıklılığını önemli ölçüde artırıyor. STELLAR INTELLİGENT WAN Huawei'nin Starnet kayıpsız algoritması, bölgeler arası işlem verimliliğinde %95'in üzerinde bir başarı elde ediyor ve özel hat maliyetlerini %60 oranında azaltarak, işletmelerin uzaktan işlem giderlerini daha da düşürüyor. En yeni tescilli katman bazlı model bölümleme teknolojisi, ham verileri şirket içinde tutar ve veri sızıntısı risklerini ortadan kaldırır. Huawei'nin özel olarak geliştirilmiş dahili güvenlik kartı, izinsiz girişleri gerçek zamanlı olarak tespit edip engeller ve tehditleri dakikalar içinde %95'in üzerinde bir doğrulukla izler. Türünün ilk örneği olan entegre Kuantum Anahtar Dağıtımı (QKD) kartı, iletişim ve kuantum güvenliğini bir araya getirirken, kurulum maliyetlerini %60'ın üzerinde azaltıyor. Ağ katmanında, APN6 tabanlı veri koruma çözümü, her sektör için hassas verilerin güvenliğini sağlar. STELLAR INTELLİGENT CAMPUS NETWORK Huawei'nin çoklu AP koordinasyon teknolojisi ve tescilli dinamik yakınlaştırmalı akıllı antenleri, kablosuz paraziti %84 oranında azaltır ve sektör ortalamasının iki katı ağ performansı sunar. Ayrıca, çoklu GE anahtar serisinin tamamı ve esnek kullanım hakkı (RTU) lisanslama modeli, 10 Gbps kampüs ağlarının toplam sahip olma maliyetini (TCO) %30'un üzerinde düşürüyor. Ağ işletme ve bakımında Huawei, veri, algoritmalar ve araçlar genelinde ağ özerkliğini geliştirerek ortalama onarım süresini (MTTR) 5 dakika sınırının altına indiriyor. Anahtarlarda gerçekleştirilen yerel akıllı çıkarım, gerçek zamanlı anomali tespitini mümkün kılar ve tehdit tespit süresini 5 dakikadan 10 saniyenin altına indirir. Ayrıca, özel Wi-Fi Shield ve uçtan uca Kuantum Sonrası Şifreleme (PQC), kuantum saldırılarına karşı güvenli kablolu ve kablosuz bağlantılar sağlar. Şube ağ geçitlerinde bulunan 20'den fazla yerleşik akıllı algoritma, milisaniye düzeyinde engelleme ile bilinmeyen tehditlerin tespit oranlarını %95'e çıkarıyor. KOBİ'lere özel olarak tasarlanan Huawei, güvenlik ve performans açısından geliştirilmiş daha fazla orta ve üst seviye eKit KOBİ Ağı ürününü tanıttı. Öne çıkan ürünler arasında iş yerleri için (antivirüs ve IPS gibi güvenlik işlevlerini entegre eden) Aura10/AR580 serisi birleşik ağ geçitleri, oteller için (1.000 adede kadar erişim noktasını yönetmek üzere anahtarlama ve WAC işlevlerini birleştiren) S630 serisi 10GE çekirdek anahtarları ve mağazalar için (kazancı 1,6 kat artıran yerleşik akıllı antenlere sahip) AP362H erişim noktaları yer almaktadır. Avrupa'nın yeşil ve düşük karbonlu uyum gerekliliklerini karşılamak amacıyla Huawei, üç aşamalı bir enerji tasarrufu çerçevesi geliştirmiştir. Cihaz, ağ ve işletim düzeylerinde enerji tasarrufu özelliklerine sahip olan bu çerçeve, müşteriler için akıllı ve düşük karbonlu bir ağ altyapısı oluşturur.

17.10.2026 91
ASAYİŞ

Şerif Özdemir, Mersin'de son yolculuğuna uğurlandı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) Girne açıklarında yolcu gemisinin batması sonucu kayıp olarak aranırken 2 gün önce naaşına ulaşılan Şerif Özdemir'in cenazesi, Mersin'in Silifke ilçesinde toprağa verildi.

08.09.2026 401
EKONOMİ

Üreticiye feromon tuzak ve makine ekipmanı desteği

Mersin Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimde kaliteyi artırmak ve Akdeniz Meyve Sineği kaynaklı ürün kayıplarını azaltmak amacıyla Tarsus ve Çamlıyayla'daki üreticilere feromon tuzak desteği sağladı.

31.07.2026 1.074
ASAYİŞ

Kayıp şahıs ormanda bitkin halde bulundu

Mersin'in Erdemli ilçesinde evden ayrılarak gittiği ormandan dönmeyen şahıs, kurtarma ekiplerinin çalışması sonucu ikinci günde bitkin halde bulunup hastaneye kaldırıldı.

15.07.2026 504
ÇEVRE

Yağışın bozduğu yollar yenilendi

Mersin’in Mut ilçesinde kış yağışları nedeniyle bozulan yollar, Büyükşehir Belediyesinin sathi ve sıcak asfalt çalışmalarıyla yenilendi, hem ulaşım konforu arttı hem de tarımsal ürünlerin taşınmasında yaşanan kayıpların önüne geçildi.

05.07.2026 576
sohbet