Akdeniz Postası Gazetesi
Akdeniz Postası Gazetesi

Anlık Haber Akışı

Otomatik Güncelleniyor
18:30
SPOR

Milli Takım'ın Belçika maçı biletleri satışta

A Milli Futbol Takımı’nın 12 Kasım’da İzmir’de Belçika ile oynayacağı UEFA Uluslar Ligi karşılaşmasının öncelikli bilet satışları başladı. Genel satışlar ise 6 Kasım Cuma günü saat 13.00’te başlayacak.İSTANBUL (İGFA) - A Milli Takımın 2026/27 UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup’ta Belçika ile oynayacağı karşılaşmanın bilet satış takvimi açıklandı. İzmir’deki Gürsel Aksel Stadyumu’nda 12 Kasım Perşembe günü saat 20.00’de oynanacak mücadelenin öncelikli bilet satışları, Millî Takım Taraftar Kulübü Kırmızı Üyeleri için başladı. Bir gün sürecek öncelikli satışlardan yalnızca son bir yıl içerisinde Millî Takım Taraftar Kulübü Kırmızı Üyesi olan taraftarlar yararlanabilecek. Belçika karşılaşmasının genel bilet satışları 6 Kasım Cuma günü saat 13.00’te başlayacak. Biletler Passo internet sitesi ve Passo Mobil Uygulaması üzerinden satın alınabilecek. Satışlar, süresi bulunan tüm takımların logolu kartlarına açık olacak. Passo Taraftar Kart anlaşması bulunmayan takımların taraftarları ise Passo Taraftar üzerinden ücretsiz üyelik oluşturarak bilet alabilecek. Karşılaşmaya bilet alan taraftarlar; çipli T.C. kimlik kartları, Passo Taraftar Kart veya Passo Mobil Uygulaması ile stadyuma giriş yapabilecek.

18:25
GÜNDEM

Aidatlarda yeni dönem kapıda... Site yönetimlerine 2027 bütçesi uyarısı

Kat Mülkiyeti Kanunu’nda yapılan düzenlemenin ardından gözler ocak ayında gerçekleştirilecek kat malikleri genel kurullarına çevrildi. YÖNETSEN Yönetim Kurulu Başkanı Yelda Bubik, aidat artışlarının otomatik olarak enflasyona bağlanamayacağını belirterek site yönetimlerine “Her artışın gerekçesi olmalı” uyarısında bulundu.İSTANBUL (İGFA) - Apartman ve site aidatlarında yeni dönem yaklaşırken, yönetimlerin 2027 yılı bütçe hazırlıkları da gündeme geldi. Kat Mülkiyeti Kanunu’nda mayıs ayında yapılan düzenleme ve kasım ayında açıklanacak yeniden değerleme oranı sonrası gözler, ocak ayında yapılacak kat malikleri genel kurullarına çevrildi. YÖNETSEN Yönetim Kurulu Başkanı Yelda Bubik, yeni dönemde aidat artışlarının gerçekçi maliyet analizlerine dayanması gerektiğini vurguladı. “HER MALİYET ARTIŞI VATANDAŞA YANSITILMAMALI” Aidatların yalnızca enflasyon oranı dikkate alınarak belirlenemeyeceğini ifade eden Bubik, personel giderleri, bakım sözleşmeleri, enerji maliyetleri ve ortak alan harcamalarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bubik, her maliyet artışının doğrudan kat maliklerine yansıtılmasının doğru bir yönetim anlayışı olmadığını belirterek aidatların etkin ve şeffaf şekilde kullanılmasının önemine dikkat çekti. KAT MALİKLERİNE GENEL KURUL ÇAĞRISI Aidatların ve ortak giderlerin belirlendiği genel kurullara katılımın önemini vurgulayan Bubik, kat maliklerinin karar süreçlerinde aktif rol alması gerektiğini ifade etti. Genel kurullarda hangi hizmetlere ne kadar bütçe ayrılacağının ve ortak giderlerin nasıl yönetileceğinin karara bağlandığını hatırlatan Bubik, kat maliklerine toplantılara katılma çağrısı yaptı. Site ve apartman yönetimlerinin yeni yıl bütçelerini şimdiden hazırlaması gerektiğini belirten Bubik, gereksiz harcamaların azaltılması, hizmet kalitesinin korunması ve tüm giderlerin kat maliklerine açık şekilde sunulması gerektiğini kaydetti. Yüksek aidatların çözümünün hizmet kalitesini düşürmek değil, doğru ve profesyonel yönetimden geçtiğini vurgulayan Bubik, önceliklerinin kat maliklerinin haklarını koruyan, hesap verebilir ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışını yaygınlaştırmak olduğunu söyledi.

18:18
GÜNDEM

Balıkesir’de coğrafi veri yönetiminde yeni dönem

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Coğrafi Veri Yönetmeliği kapsamında, coğrafi verilerin ortak standartlarda üretilmesi, yönetilmesi ve paylaşılması amacıyla ilçe belediyeleri, BASKİ Genel Müdürlüğü ve iştirakleri de kapsayan bütüncül bir veri yönetim modeli oluşturularak kurumlar arası koordinasyon güçlendirildi. BALIKESİR (İGFA) - Coğrafi Veri Yönetmeliği kapsamında çalışmalarını aralıksız sürdüren Balıkesir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde ilçe belediyeleri, Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) Genel Müdürlüğü ve belediye iştiraklerini kapsayan bütüncül bir coğrafi veri yönetim modeli oluşturuldu. Kurumsal roller ve sorumluluklar ile veri üretim, paylaşım ve güncelleme süreçleri standartlaştırılarak kurumlar arası koordinasyon güçlendirildi. Çalışmaların yanı sıra 17 Haziran’da “Coğrafi Veri Yönetmeliği Bilgilendirme Toplantısı ve Eğitimi" gerçekleştirildi. İLK KOORDİNASYON TOPLANTISI YAPILDI Yönetmeliğin ilk toplantısı olan Görüntü İşleme Çalışma Heyeti toplantısı, 3 Kasım 2026 tarihinde Encümen Salonunda yapıldı. Toplantıya, tüm birimlerde bulunan harita amaçlı RTK’lı drone ve İHA envanterinden sorumlu birimler ile ilgili teknik personel katıldı. Toplantıda, üretilecek haritaların veri standartları, veri hassasiyetleri ve ortak kullanımı gibi konular ele alınarak çeşitli kararlar alındı. Atılan bu adımla kamu kaynaklarının daha etkin kullanılması hedefleniyor. KURUMLAR ARASI KOORDİNASYON GÜÇLENDİRİLİYOR Bütüncül veri yönetim modeli ile coğrafi verilerin ortak standartlarda üretilmesi, yönetilmesi ve paylaşılması hedefleniyor. Bu sayede kurumsal kapasitenin geliştirilmesi, karar alma süreçlerinin etkinleştirilmesi ve sürdürülebilir bir dijital belediyecilik altyapısının oluşturulması amaçlanıyor.

18:12
GÜNDEM

İstanbul’un 1.600 yıllık mirası Londra'da... O mozaikler ilk kez İstanbul dışında

Victoria and Albert Müzesi’ndeki “Konstantinopolis’ten İstanbul’a: Bir Şehir, İki İmparatorluk” sergisi, 330’dan 1922’ye uzanan dönemi 200’ü aşkın eserle anlatacak. Büyük Saray mozaikleri, keşfedildiklerinden bu yana ilk kez İstanbul dışında sergilenecek.ANKARA (İGFA) - İstanbul’un Bizans ve Osmanlı dönemlerindeki sanat ve kültür mirasını buluşturan sergi, 7 Kasım 2026–9 Mayıs 2027 tarihleri arasında Londra’daki Victoria and Albert Müzesi’nde ziyaret edilebilecek. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sergiyi ziyaret ederek sosyal medya paylaşımında İstanbul’un asırlara yayılan mirasının Londra’da dünyayla buluştuğunu belirtti. Bakanlığın koordinasyonunda hazırlanan sergide, İstanbul’un iki imparatorluğa başkentlik yaptığı yaklaşık bin 600 yıllık dönem 200’ü aşkın eserle ele alınıyor. Serginin öne çıkan eserleri arasında 6. yüzyıla tarihlenen Büyük Saray mozaikleri, Topkapı Sarayı koleksiyonundan II. Selim’in kaftanı, Gentile Bellini’nin Fatih Sultan Mehmed portresi ve Osman Hamdi Bey’in “Gezintide Kadınlar” tablosu bulunuyor. 1935’teki kazılarda ortaya çıkarılan Büyük Saray mozaikleri, keşiflerinden bu yana ilk kez İstanbul dışında sergilenecek. 4 bölümden oluşan sergide mozaik, heykel, dokuma, kıyafet, çini, mücevher, silah, el yazması ve resimlerin yanı sıra saray yaşamı, mimari, inanç ve sanat ilişkisi ile gündelik yaşam kültürü de anlatılıyor. Türkiye’den Topkapı Sarayı Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri ve Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin de aralarında bulunduğu kurumlar sergiye eserleriyle katkı sunuyor. British Museum, British Library, Vatikan Müzeleri ve Benaki Müzesi de uluslararası katılımcılar arasında yer alıyor. Bakan Ersoy, Türkiye’nin kültürel zenginliğini dünyanın önde gelen sanat ve kültür merkezlerinde tanıtmaya devam edeceklerini ifade etti.

17:58
EKONOMİ

TMO stokları ihtiyaten artırıyor

Türkiye’de mısır üretiminin bu yıl 8,1 milyon ton seviyesinde gerçekleşmesi beklenirken, Rusya-Ukrayna savaşının neden olduğu sevkiyat sorunları ithalatta arz sıkıntısı riskini artırdı. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), olası fiyat dalgalanmalarının önüne geçmek ve sanayinin hammadde ihtiyacını karşılamak amacıyla stoklarını artırma kararı aldı.ANKARA (İGFA) - Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), mısır piyasasında yaşanabilecek arz sıkışıklığı ve fiyat dalgalanmalarına karşı tedbir aldığını duyurdu. TMO'dan yapılan açıklamada, bu yıl Türkiye'nin mısır üretiminin yaklaşık 8,1 milyon ton seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği, ancak büyüyen yem sektörünün ihtiyaçları doğrultusunda tüketimin de arttığı belirtildi. RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI TEDARİKİ ETKİLİYOR Mısır ihtiyacının kamu ve özel sektörün dış tedarikiyle karşılandığına dikkat çekilen açıklamada, Rusya-Ukrayna savaşında yaşanan lojistik sorunların bu ülkelerden yapılan sevkiyatları durma noktasına getirdiği ifade edildi. Ülkeye ulaşan sınırlı miktardaki ithal mısıra yönelik yoğun talebin, olağan piyasa seviyelerinin üzerinde fiyat tekliflerine ve yurt içi fiyatlarda dalgalanmalara yol açtığı kaydedildi. TMO STOKLARINI ARTIRIYOR Hasat döneminin devam ettiğini ve mevcut piyasa fiyatlarının üreticilerin ürünlerini iyi fiyatlarla değerlendirmesine imkân sağladığını belirten TMO, önceliklerinin yerli ürünün değerini bulması, ticaretin kesintisiz sürmesi ve sanayinin hammaddeye erişiminin korunması olduğunu vurguladı. Bu kapsamda TMO, ilerleyen aylarda yaşanabilecek arz sıkışıklığına karşı stoklarını ihtiyaten takviye ediyor. Alınan tedbirle piyasa fiyatlarının istikrarlı ve öngörülebilir seyretmesinin, ani fiyat dalgalanmalarının ve spekülatif hareketlerin önlenmesinin hedeflendiği bildirildi. TMO ayrıca, gıda enflasyonuyla mücadele kapsamında mısır kullanan sektörlerde hammadde kaynaklı ani maliyet artışlarının ve bu artışların tüketici fiyatlarına yansımasının önüne geçilmesinin amaçlandığını açıkladı.

Advert

Ekonomi & Finans

Tümü →
EKONOMİ

TMO stokları ihtiyaten artırıyor

Türkiye’de mısır üretiminin bu yıl 8,1 milyon ton seviyesinde gerçekleşmesi beklenirken, Rusya-Ukrayna savaşının neden olduğu sevkiyat sorunları ithalatta arz sıkıntısı riskini artırdı. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), olası fiyat dalgalanmalarının önüne geçmek ve sanayinin hammadde ihtiyacını karşılamak amacıyla stoklarını artırma kararı aldı.ANKARA (İGFA) - Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), mısır piyasasında yaşanabilecek arz sıkışıklığı ve fiyat dalgalanmalarına karşı tedbir aldığını duyurdu. TMO'dan yapılan açıklamada, bu yıl Türkiye'nin mısır üretiminin yaklaşık 8,1 milyon ton seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği, ancak büyüyen yem sektörünün ihtiyaçları doğrultusunda tüketimin de arttığı belirtildi. RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI TEDARİKİ ETKİLİYOR Mısır ihtiyacının kamu ve özel sektörün dış tedarikiyle karşılandığına dikkat çekilen açıklamada, Rusya-Ukrayna savaşında yaşanan lojistik sorunların bu ülkelerden yapılan sevkiyatları durma noktasına getirdiği ifade edildi. Ülkeye ulaşan sınırlı miktardaki ithal mısıra yönelik yoğun talebin, olağan piyasa seviyelerinin üzerinde fiyat tekliflerine ve yurt içi fiyatlarda dalgalanmalara yol açtığı kaydedildi. TMO STOKLARINI ARTIRIYOR Hasat döneminin devam ettiğini ve mevcut piyasa fiyatlarının üreticilerin ürünlerini iyi fiyatlarla değerlendirmesine imkân sağladığını belirten TMO, önceliklerinin yerli ürünün değerini bulması, ticaretin kesintisiz sürmesi ve sanayinin hammaddeye erişiminin korunması olduğunu vurguladı. Bu kapsamda TMO, ilerleyen aylarda yaşanabilecek arz sıkışıklığına karşı stoklarını ihtiyaten takviye ediyor. Alınan tedbirle piyasa fiyatlarının istikrarlı ve öngörülebilir seyretmesinin, ani fiyat dalgalanmalarının ve spekülatif hareketlerin önlenmesinin hedeflendiği bildirildi. TMO ayrıca, gıda enflasyonuyla mücadele kapsamında mısır kullanan sektörlerde hammadde kaynaklı ani maliyet artışlarının ve bu artışların tüketici fiyatlarına yansımasının önüne geçilmesinin amaçlandığını açıkladı.

13 1 saat önce
EKONOMİ

Enpara Bank’tan 2053 net sıfır emisyon hedefine destek

Enpara Bank, dijital iş modelinin sağladığı verimlilikten güç alarak doğrudan ve dolaylı net karbon emisyonlarını 2036 yılına kadar yüzde 65 azaltma hedefini açıkladı.İSTANBUL (İGFA) - Enpara Bank, sürdürülebilirlik yaklaşımı kapsamında sera gazı emisyon azaltım hedefini açıkladı. Sürdürülebilirliği iş modelinin ayrılmaz bir parçası olarak ele alan banka, kendi operasyonlarından kaynaklanan doğrudan karbon emisyonlarını ve enerji tüketiminden kaynaklanan dolaylı karbon emisyonlarını 2036 yılına kadar yüzde 65 azaltmayı hedefliyor. Bankanın önümüzdeki 10 yıllık dönem için belirlediği bu hedef, küresel iklim planlamaları ve bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda, küresel ısınmayı 1,5°C ile sınırlama amacıyla uyumlu senaryolar dikkate alınarak geliştirildi. Banka, bu hedefle operasyonlarının çevresel etkisini azaltmayı ve uzun vadeli sürdürülebilirlik yaklaşımını ölçülebilir olarak desteklemeyi amaçlıyor. Enpara Bank Genel Müdürü Cumhur Türkmen, Enpara Bank olarak müşterilerin hayatını kolaylaştıran sade ve verimli bir bankacılık deneyimi sunarken, iklim değişikliğiyle mücadele etmeyi ve operasyonlarımızdan kaynaklı çevresel etkiyi azaltmayı sorumluluğumuzun bir parçası olarak gördüklerini söyledi. Şubesiz ve yüzde 100 dijital iş modelimizin sağladığı verimliliği, enerji ve kaynak kullanımına yaklaşımımıza da yansıttıklarını belirten Türkmen, "Bu doğrultuda, doğrudan ve enerji tüketimimizden kaynaklanan dolaylı net karbon emisyonlarımızı 2036 yılına kadar yüzde 65 azaltmayı taahhüt ediyoruz. Ülkemiz, gelecek hafta Antalya’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi’ne (COP31) ev sahipliği yapacak. İklim değişikliğiyle mücadelede küresel ölçekte kritik bir farkındalık yaratacak bu tarihi zirveyle eş zamanlı olarak; ana ortağımız QNB Group’un belirlemiş olduğu 2050 Net Sıfır Hedefi ve Türkiye’nin 2053 net sıfır hedeflerini destekleyen bu adımımızla sürece aktif katkı sunmayı amaçlıyoruz" diye konuştu.

11 1 saat önce
EKONOMİ

Chervon, Doug Palmer’ı Kanada Finans Başkan Yardımcısı olarak atadı

Chervon, 9 Kasım 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Doug Palmer’ı Kanada Finans Başkan Yardımcısı olarak atadı. Palmer, Chervon Kanada Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Neil Harrison’a bağlı olarak görev yapacak. Ayrıca Chervon Kuzey Amerika Finans Direktörü Ryan Wang’a da dolaylı raporlama ilişkisiyle bağlı olacak.ACCESS Newswire / TORONTO, ONTARIO (İGFA) - Palmer, Kanada’da finans yönetimi alanında giderek artan sorumluluklara sahip görevlerde geçen 20 yıllık olağanüstü kariyer deneyimini Chervon’a taşıyor. J.M. Smucker’daki 18 yıllık kariyeri boyunca Analist, Kıdemli Müdür, Direktör ve Kıdemli Direktör olarak finans yönetimi görevlerinde bulundu ve finansal kontrol ile finansal planlama ve analizin (FP&A) tüm unsurlarından sorumlu oldu. Son olarak Crump Group’ta Finans Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. Chervon CEO’su Joe Galli, “Kanada’yı Chervon için çok büyük büyüme potansiyeline sahip stratejik bir öncelik olarak belirledik. Kanada’da elektrikli el aletleri ve dış mekân güç ekipmanları (OPE) sektörünün en iyi liderlik ekibini oluşturuyoruz. Doug Palmer, bu yüksek performanslı Kanada ekibine olağanüstü bir katkı sağlayacak” dedi. Doug Palmer ise, “Chervon’ın Kanada pazarındaki konumunu ve potansiyelini dikkatle değerlendirdikten sonra, Neil’ın ekibine Finans Başkan Yardımcısı olarak katılma fırsatını hiç düşünmeden değerlendirdim. Önümüzdeki yıllarda Kanada’da iddialı satış ve kâr büyümesi sağlamak için Neil’ın mükemmel ekibiyle yakın şekilde çalışmaya kararlıyım” dedi. Palmer, Ohio’daki University of Akron’dan Muhasebe alanında lisans (Bachelor of Science) derecesine sahiptir. 4.00 üzerinden 3.98 not ortalamasıyla Summa Cum Laude derecesiyle mezun olmuştur. CHERVON HAKKINDA Chervon North America, elektrikli el aletleri ve dış mekân güç ekipmanlarının (OPE) Ar-Ge, üretim, test, satış ve satış sonrası hizmetlerinde uzmanlaşmış küresel bir toplam çözüm sağlayıcısının parçasıdır. Kullanıcı odaklı inovasyon anlayışıyla hareket eden şirket, küresel satış ve dağıtım ağlarıyla desteklenen entegre bir iş modeliyle faaliyet gösteriyor. Chervon’ın portföyünde EGO, FLEX, SKIL ve DEVON markaları bulunuyor ve şirket dünya genelinde endüstriyel, profesyonel ve tüketici pazarlarına hizmet veriyor. Daha İyi Aletler. Daha İyi Bir Dünya. Chervon, sürekli inovasyon yoluyla dünya genelindeki kullanıcılara üstün ürünler sunmaya kararlıdır ve lityum iyon, akıllı ve dijital çağda elektrikli el aletleri ve dış mekân güç ekipmanları (OPE) alanında küresel bir lider olmayı hedeflemektedir. KAYNAK: Chervon

11 1 saat önce
EKONOMİ

Bakan Şimşek: Emeklilerin alım gücü için kaynak oluşturduk

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 2027 yılı bütçesini sunarak ekonomi, enflasyon, vergi politikaları ve yatırımcı fonlarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Şimşek, 2027 bütçesinde emeklilerin alım gücünü desteklemek amacıyla kaynak oluşturduklarını belirtirken, gecikme zammı ve tecil faiz oranlarının da düşürülmesinin planlandığını söyledi.ANKARA (İGFA)- TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Hazine ve Maliye Bakanlığının 2027 yılı bütçesinin görüşmelerine başlandı. AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, Bakan Mehmet Şimşek Bakanlığının bütçesine ilişkin kapsamlı bir sunum yaptı. Toplantı öncesinde Şimşek'in milletvekilleriyle tokalaşması sırasında CHP ve Yeni Parti milletvekilleri, fon soruşturmalarındaki tutumu nedeniyle Bakan'a tepki gösterdi. Görüşmeler öncesinde Borsa İstanbul AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Erişah Arıcan'ın komisyona davet edilmesi talebi gündeme geldi. Söz alma süreleri üzerinden yaşanan tartışmalar nedeniyle toplantıya ara verildi. "2027'DE BÜYÜMENİN HIZLANMASINI BEKLİYORUZ" Türkiye ekonomisinin 2026 yılında zorlu küresel ve bölgesel koşullara rağmen ılımlı büyümesini sürdürdüğünü belirten Şimşek, büyümenin yıl sonunda yüzde 3,3 seviyesinde gerçekleşmesini beklediklerini açıkladı. 2027 yılında dış talepteki toparlanma, verimlilik artışı ve katma değer odaklı yatırımlarla ekonomik büyümenin kademeli olarak hızlanacağını ifade eden Şimşek, büyüme politikalarının dezenflasyon süreciyle uyumlu şekilde sürdürüleceğini söyledi. Cari açığın milli gelire oranının 2027 yılında savaş öncesi seviyelerine gerilemesini beklediklerini belirten Şimşek, enerji fiyatlarındaki düşüşün ve ihracattaki toparlanmanın bu sürece katkı sağlayacağını kaydetti. ENFLASYON VE BÜTÇE AÇIĞI MESAJI Enflasyonla mücadelede sıkı para politikası ve mali disiplinin önemine değinen Şimşek, 2027 yılında dezenflasyon sürecini destekleyecek koşulların güçlenmesini beklediklerini dile getirdi. Şimşek, 2026 yılı bütçe açığının milli gelire oranının başlangıç hedefi olan yüzde 3,5'in altında, yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesini öngördüklerini açıkladı. 2025 yılından itibaren faiz dışı fazla verildiğini belirten Bakan, elde edilen mali alanın eşel mobil uygulamasında kullanıldığını, 2027 bütçesinde ise emeklilerin alım gücünü desteklemek için kaynak oluşturulduğunu ifade etti. FON TASFİYELERİNDE 130,2 MİLYAR LİRA ÖDEME Yatırım fonlarında yaşanan gelişmelere de değinen Şimşek, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından 131 fonda tasfiye kararı alındığını hatırlattı. 4 Kasım 2026 itibarıyla 108 fonda toplam 614 bin 874 hesaba, 420 bin 31 tekil kişiye 130,2 milyar lira ödeme yapıldığını açıklayan Şimşek, 179 bin 449 kişinin net yatırım tutarının tamamını geri aldığını bildirdi. Fonlardan haksız kazanç elde edenlerin mal varlıklarının tespitine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Şimşek, 3,8 milyar lira tutarında 100 işlemin ertelendiğini, 36 ülkedeki iş birlikleri sonucunda 9 milyar liralık mal varlığının tespit edilerek adli mercilere bildirildiğini söyledi. Vergi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Şimşek, kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin ve vergi denetimlerinin artırılacağını belirtti. 2027 yılı gelir hedeflerinin ulaşılabilir olduğunu ifade eden Bakan, vergi adaletini güçlendirmeyi ve dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payını azaltmayı hedeflediklerini kaydetti. Borçlarını ödemekte zorlanan mükelleflere yönelik düzenlemelere de değinen Bakan Şimşek, 2026 yılında taksitlendirilen borçlara uygulanan tecil faizinin yüzde 39'dan yüzde 29'a düşürüldüğünü hatırlatarak, gecikme zammı ve tecil faiz oranlarının önümüzdeki dönemde piyasa koşullarına uygun şekilde daha da düşürülmesinin planlandığını açıkladı. REEL SEKTÖRE 156,5 MİLYAR LİRALIK KREDİ İMKÂNI Üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı desteklemeye yönelik politikaların devam edeceğini belirten Şimşek, destek paketlerinde 156,5 milyar liralık kredi imkânının kullanıma hazır olduğunu duyurdu. Tarım sektöründe 828 bin üreticiye 599 milyar liralık, esnaf ve sanatkârlara ise 165 bin kişi üzerinden 144 milyar liralık Hazine faiz destekli kredi kullandırıldığını aktardı. Enerji sübvansiyonlarının da sürdüğünü belirten Şimşek, 2026 yılının ilk dokuz ayında enerji desteklerinin bütçeye toplam maliyetinin yaklaşık 500 milyar liraya ulaştığını bildirdi. Bakan Şimşek, 2027 bütçesinin yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı önceleyen bir anlayışla hazırlandığını belirterek, ekonomik refah artışından toplumun tüm kesimlerinin adil şekilde yararlanmasını hedeflediklerini söyledi.

30 2 saat önce
EKONOMİ

Dünya otomotiv devleri Bursa'da buluşuyor

Bursa, dünya çapında dev bir organizasyona ev sahipliğine hazırlanıyor.BURSA (İGFA) - T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın destekleriyle, Bursa Organize Sanayi Bölgesi, Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) ile Bursa OSB Akıllı Ulaşım ve Hareketlilik Kümelenmesi’nin faaliyetlerinden biri olan ‘Automotive Meetings – Dünya Otomotiv Buluşmaları’nda; TOGG, Volkswagen Group, Man EU, Aston Martin, Ashok Leyland, Hyundai, Ford, Oyak Renault, Toyata gibi dünya otomotiv devleri Bursa’da bir araya geliyor. 11-12 Kasım 2026 tarihlerinde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenecek etkinlik öncesi, Bursa OSB Cemil Usta’da basın toplantısı düzenlendi. Medya mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği basın toplantısında, Bursa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz’ın yanı sıra; Bursa OSB Yönetim Kurulu Üyeleri Mustafa Gökşimşek, Kadri Uğur, Bursa OSB Denetim Kurulu Üyesi Galip Sakder, Bursa OSB Akıllı Ulaşım ve Hareketlilik Kümelenmesi Yürütme Kurulu Üyesi Özgür Şahin, Bursa OSB Bölge Müdür Vekili Onur Onurlu, Bursa OSB İş Geliştirme Kümelenme ve Müşteri İlişkileri Yöneticisi Zafer Pehlivan da hazır bulundu. Etkinliğin içeriğine ve kapsamına ilişkin bilgilendirmede bulunan Bursa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz, 2’şer yıl arayla düzenlenen ‘Automotive Meetings – Dünya Otomotiv Buluşmaları’nın bu yıl, Bursa OSB’nin ev sahipliğinde, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirileceğini vurguladı. Organizasyonun 12 yıldır Meksika, ABD, İspanya, İtalya ve Türkiye’deki otomotiv sektörünün OEM, TİER 1, TİER 2, yan sanayi, ağır vasıta ve Aftermarket’in önemli firmalarını bir araya getireceğini ifade eden Durmaz, “Bu etkinlik, Kasım 2017’de, Avrupa kıtasında ilk kez Türkiye’de ve Bursa’da Bursa OSB’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilmiş olup, Türkiye’nin tek OEM ve TİER 1 otomotiv üretim tedarik zinciri etkinliğidir” diye konuştu. Automotive Meetings – Dünya Otomotiv Buluşmaları etkinliği ile yerli ve yabancı sektör temsilcisi dünya devlerini altıncı kez otomotiv sektörünün başkenti Bursa’da buluşturacaklarına işaret eden Bursa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz, 2 yılda bir düzenlenen etkinliğin, 11-12 Kasım 2026 tarihlerinde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirileceğini belirtti. 44 ÜLKEDEN 300 SEKTÖR TEMSİLCİSİ Karibu ile ABE’nin organizasyonel destekleriyle yapılacak bu yılki buluşmaya, binek araçtan ticari araç ve ağır vasıta grubuna kadar birçok farklı alanda 44 ülkeden toplamda 300 sektör temsilcinin katılımda bulunacağına ilişkin bildirimde bulunduğuna işaret eden Durmaz, “Bunlar arasında dünyaca ünlü markalar TOGG, Volkswagen Group, Man EU, Stellantis, Alexander Dennis, Aston Martin, Ashok Leyland, Mahindra, Hyundai, Ford, Tamb Durabus, Oyak Renault, Toyata gibi firmalar yer almaktadır. Etkinliğimize katılacaklar arasında, ABD’den Almanya’ya, Slovenya’dan Hindistan’a kadar, alıcıların yetkilileri de bulunuyor. Bununla birlikte İngiltere, Meksika ve Güney Kore’de bulunan sektörün önemli resmi kurumları da katılım sağlayacaktır. Bu etkinliğe olan ilgi her geçen yıl artarak devam etmektedir. Örneğin 2017’de 25 ülke katılırken, bu sayı 2022’de 37’ye yükseldi. Bu yıl da 44’e ulaştı. Katılımcı firma sayısında da durum aynı, 260’dan 300’e çıktı” dedi. Uluslararası tedarik zinciri etkinliği olan Automotive Meetings – Dünya Otomotiv Buluşmaları katılımcıları arasındaki ikili iş görüşmelerinin toplam sayısının da her yıl arttığına değinen Durmaz, bu yıl sonu itibariyle 43 milyar doları aşması beklenen Türk otomotiv endüstrisi ihracat toplamının yüzde 25’ini Bursa firmalarının gerçekleştirdiğini vurguladı.

37 4 saat önce
EKONOMİ

Borç krizinden çıkışın anahtarı nakit akışı

Vestel ve Kale Seramik'in finansal yeniden yapılandırma başvuruları, Türkiye'de şirketlerin artan finansman yükünü yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlara göre, finansal yeniden yapılandırma yalnızca borçların vadelerinin uzatılması değil, işletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmeleri için finansal yapılarının yeniden planlanması anlamına geliyor.HABER ÖZEL TV DÜZCE (İGFA) - Türkiye'de yüksek finansman maliyetleri, uzayan tahsilat vadeleri, işletme sermayesi ihtiyacı ve nakit akışındaki bozulmalar, şirketlerin borç yönetimini giderek daha kritik hale getiriyor. Son dönemde büyük sanayi kuruluşlarının finansal yeniden yapılandırma başvurularında bulunması, bu mekanizmanın yalnızca küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından değil, büyük şirketler açısından da önemli olduğunu gösteriyor. Haziran ayında Vestel, ekim ayında ise Kale Seramik, bankalara olan kredi borçlarının geri ödeme vadelerini faaliyetlerinden elde ettikleri nakit akışıyla uyumlu hale getirmek amacıyla finansal yeniden yapılandırma başvurusunda bulundu. 2026'nın ilk dokuz ayında 108 şirket yapılandırma kapsamına alındı Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre, 2026 yılının ocak-eylül döneminde 100 milyon TL ve üzeri finansal borcu bulunan 108 firma finansal yeniden yapılandırma kapsamına alındı. Aynı dönemde 52 firmanın yapılandırma anlaşması tamamlandı. Bu gelişmeler, finansal yeniden yapılandırmanın şirketlerin borç yönetiminde giderek daha fazla gündeme geldiğine işaret ediyor. FİNANSAL YENİDEN YAPILANDIRMA NEDİR? 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 32'nci maddesi ve Türkiye Bankalar Birliği Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmaları kapsamında yürütülen FYY, mali güçlük yaşayan ancak faaliyetlerini sürdürebilme potansiyeli bulunan şirketlerin finansal borçlarının yeniden düzenlenmesine yönelik bir mekanizmadır. Yapılandırma kapsamında, ilgili mevzuat ve alacaklı kuruluşlarla sağlanacak mutabakata bağlı olarak kredi vadelerinin uzatılması, ödeme takvimlerinin yeniden belirlenmesi, anapara ve faiz ödemelerine ilişkin düzenlemeler yapılması ve ihtiyaç duyulan diğer finansal tedbirler değerlendirilebilir. Ancak her başvuru otomatik olarak kabul edilmez. Şirketin mali durumu, faaliyetlerinin sürdürülebilirliği, gelecekte yaratabileceği nakit akışı ve borç ödeme kapasitesi değerlendirme sürecinde belirleyici rol oynar. “ŞİRKETİN BORCUNDAN ÖNCE NAKİT AKIŞINA BAKILMALI” Teşvik Akademi Kurucu Ortağı Ahmet Kuşcu, finansal yeniden yapılandırma sürecinde en önemli konunun şirketin gerçekçi ödeme kapasitesinin ortaya konulması olduğunu belirtti. Kuşcu, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bir şirketin yüksek banka borcuna sahip olması, tek başına faaliyetlerini sürdüremeyeceği anlamına gelmez. Bazen asıl sorun, şirketin faaliyetlerinden elde ettiği nakdin kredi geri ödeme takvimiyle uyumlu olmamasıdır. Finansal yeniden yapılandırmada amaç yalnızca borçları ertelemek değil, şirketin üretimini, istihdamını ve ticari faaliyetlerini sürdürebileceği gerçekçi bir finansal yapı oluşturmaktır.” ŞİRKETLER HANGİ AŞAMADA FYY'Yİ DEĞERLENDİRMELİ? Finansal yeniden yapılandırmanın yalnızca kredilerin ödenemediği son aşamada gündeme alınmasının önemli bir zaman kaybına neden olabileceğine dikkat çekiliyor. Özellikle aşağıdaki durumlar şirketlerin finansal yapılarını yeniden değerlendirmelerini gerektirebilir: Kredi taksitlerinin faaliyetlerden yaratılan nakit akışını aşması, Kısa vadeli banka borçlarının toplam finansal borçlar içerisindeki ağırlığının artması, İşletme sermayesi ihtiyacının sürekli yeni kredilerle karşılanması, Tahsilat vadeleri ile kredi geri ödeme vadeleri arasında belirgin uyumsuzluk oluşması, Finansman giderlerinin faaliyet kârlılığı üzerinde baskı yaratması. Bu göstergelerin bulunması tek başına FYY'ye uygunluk anlamına gelmez. Şirketin finansal tablolarının, mevcut kredi sözleşmelerinin ve faaliyet projeksiyonlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir. BAŞARILI BİR YAPILANDIRMANIN TEMELİNDE FİZİBİLİTE RAPORU VAR Finansal yeniden yapılandırma sürecinin yalnızca bankalarla gerçekleştirilen görüşmelerden ibaret olmadığına dikkat çeken Kuşcu, kapsamlı bir finansal analiz ve iş planının önemini vurguladı. “Bankalara sunulacak dosyada şirketin geçmiş finansal performansının yanı sıra gelecekte nasıl nakit yaratacağı, hangi operasyonel tedbirleri alacağı ve borçlarını hangi kaynaklarla ödeyeceği açık biçimde ortaya konulmalıdır. Gerçekçi olmayan satış tahminleri veya şirketin ödeme gücünü aşan taksit planları, yapılandırmanın uzun vadeli başarısını riske atabilir.” Bu kapsamda finansal tabloların analizi, borç ve teminat yapısının incelenmesi, nakit akışı projeksiyonlarının hazırlanması, operasyonel iyileştirme planlarının oluşturulması ve finansal fizibilite çalışmaları kritik önem taşıyor. FYY, KONKORDATO İLE AYNI ŞEY DEĞİL Finansal yeniden yapılandırma ile konkordato uygulamalarının zaman zaman birbirine karıştırıldığına dikkat çekiliyor. FYY, ilgili çerçeve anlaşmalar kapsamında finansal alacaklı kuruluşlarla yürütülen bir yeniden yapılandırma süreciyken konkordato, İcra ve İflas Kanunu kapsamında mahkeme denetiminde yürütülen farklı bir hukuki mekanizmadır. Dolayısıyla şirketlerin hangi yöntemin kendileri açısından uygun olduğunu finansal ve hukuki koşullarını birlikte değerlendirerek belirlemesi gerekiyor. “Doğru zamanda yapılan finansal analiz şirketlerin geleceğini değiştirebilir” Teşvik Akademi kurucu ortağı Ahmet Kuşcu, finansal yeniden yapılandırmanın şirketlerin mali sorunlarını tek başına ortadan kaldıran bir çözüm olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. “Finansal yeniden yapılandırmanın başarılı olabilmesi için borç ödeme planının yanında şirketin iş modelinin, maliyet yapısının, kârlılığının ve nakit yönetiminin de ele alınması gerekir. Borçların vadelerini uzatmak şirkete zaman kazandırabilir; ancak bu zamanı kalıcı finansal iyileşmeye dönüştürmek esas hedeftir.”

53 7 saat önce
DOLAR 50,0446 %0,06
EURO 56,3222 %0,21
STERLİN 67,5828 %0,24
ALTIN 6.595,08 %0,91
GÜMÜŞ 83,94 %-0,13
BİST 11.333,27 %-1,26
BTC $76.230 %-4,94
BRENT $96,90 %2,41

Spor Arena

Süper Lig, Avrupa kupaları ve tüm branşlardan son gelişmeler

Tümü
Milli Takım'ın Belçika maçı biletleri satışta SPOR

Milli Takım'ın Belçika maçı biletleri satışta

A Milli Futbol Takımı’nın 12 Kasım’da İzmir’de Belçika ile oynayacağı UEFA Uluslar Ligi karşılaşmasının öncelikli bilet satışları başladı. Genel satışlar ise 6 Kasım Cuma günü saat 13.00’te başlayacak.İSTANBUL (İGFA) - A Milli Takımın 2026/27 UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup’ta Belçika ile oynayacağı karşılaşmanın bilet satış takvimi açıklandı. İzmir’deki Gürsel Aksel Stadyumu’nda 12 Kasım Perşembe günü saat 20.00’de oynanacak mücadelenin öncelikli bilet satışları, Millî Takım Taraftar Kulübü Kırmızı Üyeleri için başladı. Bir gün sürecek öncelikli satışlardan yalnızca son bir yıl içerisinde Millî Takım Taraftar Kulübü Kırmızı Üyesi olan taraftarlar yararlanabilecek. Belçika karşılaşmasının genel bilet satışları 6 Kasım Cuma günü saat 13.00’te başlayacak. Biletler Passo internet sitesi ve Passo Mobil Uygulaması üzerinden satın alınabilecek. Satışlar, süresi bulunan tüm takımların logolu kartlarına açık olacak. Passo Taraftar Kart anlaşması bulunmayan takımların taraftarları ise Passo Taraftar üzerinden ücretsiz üyelik oluşturarak bilet alabilecek. Karşılaşmaya bilet alan taraftarlar; çipli T.C. kimlik kartları, Passo Taraftar Kart veya Passo Mobil Uygulaması ile stadyuma giriş yapabilecek.

4 28 dk önce

Trendyol Süper Lig

Takım O AV P
1 GALATASARAY A.Ş. 10 11 25
2 AMED SPORTİF FAALİYETLER 10 14 23
3 TRABZONSPOR A.Ş. 10 16 22
4 BEŞİKTAŞ A.Ş. 10 8 19
5 KASIMPAŞA A.Ş. 10 4 17
6 FENERBAHÇE A.Ş. 10 14 16
7 ARCA ÇORUM FK 10 5 16
8 KOCAELİSPOR 10 2 16
9 GÖZTEPE A.Ş. 10 4 15
10 İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK 10 1 14

Günün Özeti E-Postanıza Gelsin

Türkiye ve dünya gündeminin en sıcak gelişmelerini, piyasa kapanış analizlerini ve özel köşe yazılarını her sabah gelen kutunuzda bulun.

Akdeniz Postası Gazetesi

sohbet