HAVVA ULU

Baro Başkanı Av. Gazi Özdemir, yönetim kurulu üyeleri ve avukatların katılımıyla Avukatlar Odasında gerçekleşen basın açıklamasında merkez adına konuşma yapan Yönetim Kurulu Üyesi Av. Çiğdem Ataş Erçolak, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilmiş olup çocukların yaşama, gelişme, korunma ve katılım haklarını güvence altına alan en kapsamlı uluslararası düzenlemedir. Ülkemizde 1995 yılında yürürlüğe girerek bağlayıcılık kazanan bu sözleşme, çocuklara karşı görevimizi ve sorumluluğumuzu açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Oysa bugün, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nü coşkuyla kutlamamız gerekirken; çocukların yaşam hakkına yönelen tehditler, istismar, şiddet ve ağır ihlaller karşısında derin bir endişe, kaygı ve güçlü bir sorumluluk çağrısı içerisindeyiz.

Gazze: Çocukların Yaşama Hakkının En Ağır Şekilde İhlal Edildiği Coğrafya

Gazze’de aylardır süren saldırılar sonucunda binlerce çocuk hayatını kaybetmiş, yaralanmış, ailesiz kalmış veya en temel yaşam koşullarından mahrum bırakılmıştır. Bu durum, yalnızca bir savaş gerçeği değil; uluslararası hukukun ve insanlığın ağır bir ihlali olarak karşımızdadır.

Daha da üzücü olan, çocuk haklarını ve insan haklarını savunduğunu iddia eden kimi Avrupa ülkelerinin, kendi çocuklarına gösterdiği hassasiyeti Gazze’deki çocuklar için göstermemesi, uluslararası hukuk ve vicdan açısından kabul edilemez bir çifte standarttır.

Oysa çocukların yaşam hakkı; coğrafyaya, dine veya politik çıkarlara göre değişmez.

Gazze’deki bir çocuk, Avrupa’daki bir çocuk kadar değerlidir.

Ülkemizde Çocuklara Yönelik İhlaller Devam Etmektedir

Türkiye’de çocuklara yönelik istismar, ihmal, şiddet ve çocuk cinayetleri hâlâ en ağır toplumsal sorunlarımız arasındadır. Henüz bir çocuğumuzun acısını unutmadan bir yenisiyle karşılaşmaktayız:

-Ağrı’da Leyla,

-Mersin’de Müslüme,

-Diyarbakır’da Narin,

-Tekirdağ’da Sıla,

-İstanbul’da Şirin,

- Anamur’da ders adı altında şiddete maruz bırakılan özel gereksinimli çocuklarımız,

-Davultepe Sevgi Evleri’nde kötü muameleye maruz kalan çocuklarımız,

-Tarsus’ta istismara uğrayan çocuklarımız,

- Şanlıurfa’da katledilen 5 yaşındaki yavrumuz…

Bu örneklerin her biri, çocuk koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini gösteren acı gerçeklerdir.

Çocuk Suçlu Yoktur; Suça Sürüklenen Çocuk Vardır

Son dönemde gündeme gelen ve suça sürüklenen çocukların yetişkinlerle aynı usullerle yargılanmasına zemin hazırlayabilecek düzenleme girişimleri, çocuk adalet sistemi açısından son derece sakıncalı ve kesinlikle kabul edilemez niteliktedir.

Bir çocuğu suça sürükleyen nedenler; yoksulluk, eğitimden kopuş, aile içi şiddet, istismar, sosyal destek eksikliği, barınma sorunları ve toplumsal eşitsizliklerdir.

Çocuğu suça iten koşullarla mücadele edilmesi gerekirken, onları yetişkin ceza sistemiyle yargılamaya çalışmak; çocuğun üstün yararı ilkesine, BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye, Anayasa’ya ve modern çocuk adaletinin tüm ilkelerine açıkça aykırıdır.

Devletin görevi çocuğu cezalandırmak değil; korumak, desteklemek, iyileştirmek ve topluma kazandırmaktır.

Çocukların Yaşama Hakkı Tartışmasızdır

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü, çocuklara yönelik her türlü ihlal karşısında toplumun tüm kesimlerini duyarlılığa, farkındalığa ve sorumluluk almaya çağıran bir gündür.

Çocukların güvenliği, sağlığı ve gelişimi; siyaset üstü ve ertelenemez bir toplumsal görevdir.

Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi Olarak Taleplerimiz Nettir

- Çocuğun üstün yararı tüm kamu politikalarında ve yargı süreçlerinde temel ilke olmalıdır.

- Çocuklara yönelik her türlü istismar ve şiddette etkin soruşturma yürütülmeli ve caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır.

- Gazze’de çocuklara yönelik ihlaller durmalı; uluslararası toplum çifte standardı terk ederek etkili adımlar atmalıdır.

- Çocuk suçlu yoktur; suça sürüklenen çocuk vardır. Çocuk adalet sistemi koruyucu ve iyileştirici bir yaklaşım temelinde güçlendirilmelidir.

- Eğitim, sosyal hizmet ve koruyucu-önleyici mekanizmalar güçlendirilmelidir.

- Devlet, çocuklara ilişkin anayasal ve uluslararası yükümlülüklerini eksiksiz şekilde yerine getirmelidir.

GELECEĞİMİZ ÇOCUKLARIMIZA BORCUMUZDUR

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleriyle bir kez daha hatırlatıyoruz:

“Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir.”

Tüm çocuklar için adil, güvenli ve umut dolu yarınlar dileğiyle;

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nü sorumluluk duygusu ile anıyoruz."ifadelerine yer verdi.