HAVVA ULU

CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında gerçekleşen toplantıda, belediyelerin projeleri, hükümetin belediyelere uyguladığı mali yaptırımlar ve kayyum uygulamaları ele alındı.

“Halkın Belediyesi, Halkın İradesi” sloganıyla CHP'li tüm belediye başkanlarının katıldığı toplantıda konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, “CHP birdir, ayaktadır ve iktidara yürümektedir” diyerek birlik mesajı verdi.

Genel Başkan Özgür Özel'in çağrısı ile Ankara'ya giden Anamur Belediye Başkanı Durmuş Deniz, gerçekleştirilen toplantı sayesinde Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin halkına hizmet yolunda birlik ve beraberlik mesajı verdiğini, bu durumun genel iktidara gidişin habercisi olduğunu, iktidarın tüm rahatsızlığının sebebinin bundan kaynaklandığını belirtti.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel'in liderliğinde ülke nüfusunun yarısından fazlasının CHP'li belediyelerden hizmet aldığını vurgulayan Başkan Deniz; "Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in çağrısı ile Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanları olarak Ankara'da gerçekleştirilen toplantıya katıldık. Belediyelerimizin uyguladığı projeler, hükümetin belediyelere uyguladığı mali yaptırımlar ve kayyum uygulamalarının ele alındığı ve topluma önemli mesajların verildiği bir sonuç bildirgesinin ortaya çıktığı önemli bir toplantıya katılmış olmaktan, halkımız adına mutlu oldum. Cumhuriyet Halk Partisi'ne mensup Belediye Başkanları olarak hayata geçireceğimiz projelerle belediyecilikten eğitime, sağlıktan hukuka, kültürden sanata her alanda ülkemize çağ atlatacak çalışmalar gerçekleştirmekteyiz. Toplantının gerçekleştirilmesinde emeği geçen Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'e, Genel Başkan Yardımcılarımıza ve yetkili kurullarımıza teşekkür ediyorum." dedi.

Toplantı sonrası kamuoyuna bir bilgilendirme sonuç bildirgesi yayınlandı.

30.11.2024- “HALKIN BELEDİYESİ, HALKIN İRADESİ” BELEDİYE BAŞKANLARI BULUŞMASI

 SONUÇ BİLDİRGESİ

31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde halkın sandıktan çıkan demokratik iradesiyle seçilmiş Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları olarak 30 Kasım 2024 tarihinde Genel

Merkezimizde “Halkın Belediyesi, Halkın İradesi” sloganıyla bir araya geldik.

Halkın desteğini ve teveccühünü kaybeden, Türkiye’yi çoklu krizlerin içine sürükleyen,

ülkenin geleceğinden çok kendi siyasi varlığını düşünen iktidarın Cumhuriyet Halk Partili belediyelere ve belediye başkanlarına dönük hukuk dışı, akla ve vicdana sığmayan,

CHP’nin iktidar yolculuğunu durduramayacak olan topyekûn saldırısına karşı hep

beraber, en güçlü ve kararlı şekilde bir arada durma irademizi bu bildirge aracılığıyla

bir kez daha tüm halkımızla paylaşıyoruz.

Tüm halkımız tarafından bilinmesini isteriz ki,

31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’ni Türkiye’nin birinci partisi yapan halkçı belediyecilik anlayışımızın vatandaşlarımızda gördüğü büyük karşılığın

farkındayız. Bu sonuç omuzlarımıza Türkiye’de nüfusun üçte ikisine, ekonominin dörtte üçüne ev sahipliği yapan kentleri yönetme sorumluluğunu yüklemiştir. Halkımızın bize verdiği bu büyük sorumluluğun bilincindeyiz.

Halkın ve ülkenin yararına hiçbir şey üretmeyen, siyaset anlayışının merkezine halkın

yararını değil kendi çıkarlarını koyan iktidarın Cumhuriyet Halk Partili belediyelere dönük saldırılarının tam da bu sebeplerden kaynaklandığını çok iyi biliyoruz. Belediyelerimizin

ürettikleri hizmetlerin bir sonraki seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi iktidarını inşa

ettiğinin herkes gibi iktidar da farkındadır.

Ülkemiz için yeni bir başlangıç anlamına gelecek iktidar değişimini engellemek için

belediyelerimize yönelen her türlü saldırının karşısında dimdik ve bir arada duruyoruz. Bu saldırıların Cumhuriyet Halk Partili belediyelere ve belediye başkanlarına değil,

seçimlerde CHP’ye oy versin vermesin tüm halkımıza yapılan bir saldırı olduğunu

vurguluyoruz.

Bu kapsamda,

1) İktidarın sandıkta kazanamadığı belediyelere dönük başlattığı kayyım saldırısı halkın

sandıktan çıkan iradesini, yani milli iradeyi hedef alan bir siyasi darbe girişimidir.

Haklarında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan seçilmiş belediye başkanları, İçişleri Bakanlığı tarafından alınan kayyım kararlarıyla görevden uzaklaştırılmakta, yerine gelecek isim belediye meclislerinden seçimle değil iktidar tarafından atamayla

belirlenmektedir. Bu şekilde ülkemizde demokrasinin kalan son kaleleri de iktidar

tarafından yıkılmak istenmektedir.

Sadece Esenyurt’u, Ovacık’ı veya kayyım atanan diğer belediyelerdeki seçmenleri değil,

tüm milleti ve milletin iradesini hedef alan bu saldırıların karşısında hep birlikte mücadele edecek, milli iradeyi hedef alan bu gayrimeşru, hukuk dışı girişimlere asla teslim

olmayacağız. Halkın belediyelerine, halkın iradesine sahip çıkacağız.

2) Türkiye’nin en büyük ilçesi olan Esenyurt’un seçilmiş belediye başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer tam bir aydır; iktidarın, eski ortaklarından öğrendiği kumpas yöntemleriyle, hukuk cellatlarının verdiği kararlarla hapiste tutulmaktadır. Sadece Prof. Dr. Ahmet Özer’i ve

Cumhuriyet Halk Partisi’ni değil, tüm Esenyurt halkını hedef alan bu hukuksuzluk derhal

son bulmalı, belediye başkanımız serbest bırakılmalıdır.

3) Cumhuriyet Halk Partili belediyeler iktidarın sosyal devlet uygulamalarında bıraktığı

büyük boşluğu kendi imkanları dahilinde kapatmaktadır. Tüm halkımız bu durumu

görmekte ve belediyelerimizi takdir etmektedir. Son yerel seçimler bunun en açık ispatı

olmuştur. Bu kapsamdaki örnek uygulamaların başında, sayıları 650’yi aşan ve 50

binden fazla çocuğumuzun ve ailelerinin yararlandığı kreşler gelmektedir. Kreşlerimizde çocuklarımız ucuz, kaliteli, güvenli ve nitelikli bakım hizmetine ulaşıyor. Kreşlerimiz

sayesinde kadınların istihdama ve sosyal hayata katılımının önü açılıyor. İktidarın

kreşlerimizi usulsüzce kapatmayı amaçlayan son girişimi kreşleri değil kadınları,

çocukları, aileleri hedef almaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, belediyelerimizin

açtığı kreşlerimizin sayısını artırmaya devam edeceğiz. Kreşler çocuklarındır,

kadınlarındır, halkındır. Dokundurtmayız, kapattırmayız!

4) Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri çalışamaz hale getirmek için iktidarın yürüttüğü

saldırılardan bir diğeri, yıllardır belediyelerimiz üzerinde uygulanan ekonomik

ablukadır.. Kamu bankalarının kredi vermekten kaçınması, merkezi yönetimin yerel

yönetimlere dönük kaynak dağıtımındaki adaletsizlikler, uluslararası kredilerin keyfi

şekilde onaylanmaması gibi uygulamalar yıllardır devam etmektedir. Bugün İzmir Selçuk

Belediyemizde olduğu gibi belediyelerin önemli gelir kaynaklarına el konulması bu

ekonomik ve mali baskılara dair bir başka örnektir. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin mevcut SGK, vergi ve kamu borçları tam da bu uygulamalar nedeniyle oluşmuştur. Üstelik bu borçların önemli bir bölümü AK Parti döneminden kalmıştır. Son olarak 27 Kasım

tarihinde yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile belediyelerimizin iştiraklerine ait

borçların da belediyelerimizin gelirleri üzerinden kesilmesi yoluna gidilmiştir. Tüm bunlar belediyelerimizin halkçı belediyecilik uygulamalarını, halkın nitelikli kamu hizmetinden yararlanmasını engellemeyi amaçlamaktadır. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler olarak bugüne kadar bu baskıların hiçbirine boyun eğmedik, bu baskıları mazeret görmeden

çalışmaya devam ettik, bundan sonra da devam edeceğiz. Kamunun kaynaklarını yani halkın parasını en verimli ve adaletli şekilde kullanmayı, halkın parasını halk için

harcamayı sürdüreceğiz.

5) İktidarın ranttan yana siyasi tercihleri nedeniyle ortaya çıkan ekonomik krizin yükü

halkın omuzlarına yüklenmek isteniyor. Bu ekonomik darboğazın yol açtığı ağır koşullara karşı Cumhuriyet Halk Partili belediyeler olarak kadınların, gençlerin, emekçilerin,

işsizlerin, emeklilerin, çiftçilerin, üreticilerin, yanında en güçlü şekilde duruyor, ihtiyaç

sahibi olan her kesime sosyal koruma sağlıyoruz. Geçim krizine karşı CHP’li belediyeler,

iktidarın bütün saldırılarına ve engelleme girişimlerine karşı halkın sığındığı güvenli

limanlar olmaya devam edecek. Gelecek seçimlerde iktidar olup Türkiye’yi bu ağır

ekonomik ve sosyal krizden çıkarıncaya dek halka bir nebze olsun nefes aldırmak için

çalışmaya devam edeceğiz. Yine bu anlayışla belediyelerimizde çalışan emekçilerimizi

enflasyona ve pahalılığa karşı koruyacak, iktidarın aksine emekçileri açlık sınırının dahi

altındaki ücretlere mahkum etmeyeceğiz.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak gücümüz birliğimizden, mücadele azmimiz halkımızın bize olan inancından geliyor.

31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde Türkiye İttifakı diyerek Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel liderliğinde çıktığımız bu yolun Cumhuriyet Halk Partisi iktidarına, Türkiye’nin

aydınlık yarınlarına varacağını çok iyi biliyoruz.

Çünkü biliyoruz ki, bugün ülkemiz iktidar tarafından çoklu krizlerin ve ağır koşulların içine itilmiş olsa da bu krizlerin her birine yanıt üretenler var, biz varız.

Halkı yalnız bırakmayanlar var, biz varız.

Halkçı belediyeler var, halkın Cumhuriyet Halk Partisi var!

Halk için çalışmaktan, halk için üretmekten, halkın iradesine sahip çıkmaktan bir milim dahi geri adım atmayacağız.

Cesaret ve dürüstlükle, sabır ve kararlılıkla, özgüven ve güler yüzle halkın haklarını koruyacağız.

Halka eziyet edenler yenilecek, halka hizmet edenler kazanacak.

Halkın belediyeleri halkın kalacak.