SAVAŞLAR DEVAM EDİYOR...

Gazi MERT

12-07-2024 08:37


Ülke olarak; Fetö, PKK, İşid ve yandaşları olan terör örgütleriyle içte ve dışta mücadelemiz devam ediyor…
Terör devleti İsrail'i saldırılarıyla Filistin Gazze'de kan gövdeyi götürüyor…40 bin Müslüman şehit
Rusya Ukrayna savaşı devam ediyor.
Tüm dünyadaki karışıklıklarda kan gövdeyi götürüyor…
İslam Ülkelerinden olan komşularımız Irak, Suriye ve Mısır’da iç savaşlar nedeniyle kan gövdeyi götürüyor…
Gün geçmiyor ki; Kundaktaki çocuklar, anneler, babalar, yaşlı dedeler, nineler kardeş kurşunlarına hedef olmasın…
Geçtiğimiz yıllarda Suriye’de 2000’e yakın masum insan Kimyasal Gaz kullanılarak şehit edilmişti…
Yine geçtiğimiz yıllarda Mısır’da 1000’lerce kişi Adeviyye Meydanında keskin nişancıların nokta atışlarıyla şehit edilmişti…
Tıpkı 17 yaşındaki Esma gibi…
Cami’lere sığınan insanlar cami içinde şehit edilmişlerdi…
Camiler yakılmıştı…
Afganistan’da, Pakistan’da, Bosna-Hersekte… şehit edilen yüz binlerce masum insan…
Akan kan hep Müslüman kanı…
Birleşmiş Milletler, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Çin ve batı ülkeleri olayları ya tahrik ediyor ya da olaylar karşısında duyarsız kalıyor…
Bundan önceki yıllarda; Afganistan’da, Pakistan’da, Libya’da, Irak’ta, Mısır’da ve pek çok İslam ülkesinde neler olduğunu hepimiz biliyoruz…
Yıllar yılı İsrail, Filistinlilere kan kusturuyor…
Afganistan’da Müslüman kanı akmaya devam ediyor…
Ya Türkiye’mizin durumu?
Geçtiğimiz yıllarda GEZİ olaylarını bahane ederek İhtilal Provası yapanlara alet olan on binlerce insanımız acaba komşularımızın durumunu görerek bu acıklı durumdan ders almıyorlar mı?
Ergenekon davaları… Balyoz davaları…1960 İhtilali…12 Eylül darbesi…28 Şubat Postmodern darbe.…
İnternet mail adresime mail göndererek İŞİD olaylarını, Suriye olaylarını, Mısır olaylarını ve ülkemizde 1960 İhtilalini sorgulayan,12 Eylül darbesi üzerine fikir beyan eden, 28 Şubatla ilgili bilgi veren okuyucularım benden “Savaş” ve “Barış” üzerine yazı yazmamı istiyorlar…
Bana gelen mail’lerin bir kısmında özetle deniyor ki;
“İslam ülkelerinde asırlardır iç savaşlar oluyor.
Tarihte Emeviler ve Abbasilerde iç savaşlar vardı.
Günümüzde şu anda Suriye’de, Irakta, Mısır’da da iç savaş var.
Bizde; 1960 ihtilâlini “Kansız İhtilal” diye niteleyenler Rahmetli Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’yu idam ettiler…
Bu Türk Milletiyle savaş değil midir?
Barış bunun neresindedir?
Ya 12 Eylül?
Kenan Evren ve arkadaşları yargılanmış, Kenan Evren’in apoletleri sökülmüş ve ER statüsüne getirilmiştir…
Ya 28 Şubat…
Çevik Bir ve arkadaşları da yargılanmıştır…
Barış ve savaş hakkında İslâmiyet’in görüşleri nedir?
Müslümanlıkta savaşlar saldırı için mi yoksa barış için mi yapılmıştır?
Savaş kan dökmek değil midir?
Öyleyse barış bunun neresindedir?
Müslüman Türkler savaşta kan dökmemiş midir?
Bedir, Uhut, Hendek, Niğbolu, Kosova, Varna savaşlarında, Malazgirt’te, İstiklâl Savaşı’nda 28 Şubatta,12 Eylülde, 27 Mayısta kan dökülmemiş midir?
Kur’an savaşı teşvik mi etmektedir?
Barış hakkında Ayet - Hadis var mıdır?
2024'lü yılları yaşadığımız şu günlerde barış hakkında İslâm’ın görüşü Irakta, Gazzede , Mısırda, Suriye’de ve dünyadaki yaşananlara ters düşmüyor mu?”
İşte okuyucularımdan gelen son günlerin gündemiyle ilgili, Savaş ve Barış hakkında özetlemeye çalıştığım sorulanlar...
İslâm dininin insanları ulaştırmak istediği en önemli hedeflerden birisi barış içinde yaşamaktır.
İslâmiyet barış dinidir.
İslâm kelimesinin bir anlamı da barış halinde olmaktır.
Müslümanlığı benimseyen, İslâm’a inanan, İslâm’ın emirlerini yerine getirmek için çaba sarf eden kimseler; Her türlü şartlarda doğru bildiğine karar vermeli, önce Allah’la, sonra kendisiyle, en sonunda toplumla ve insanlıkla barış halinde olmalıdır.
--“Allah’a karşı barış halinde olmak” demek;
Onun gönderdiği emirleri tutmak, yasaklarından kaçınmak, Peygamberleri’ne, kitaplarına inanmak, onun gösterdiği yoldan yürümek demektir.
Allah’a inanan, onun emrettiği şekilde yaşayan, gönlünde Allah inancı olan insanlarla birlik olan, Allah dostlarına destek veren, Allah’a karşı barış halinde olan insandır.
--“Kendine karşı barış halinde olmak” demek;
Dengeli ve dürüst bir hayat sürmek demektir.
Allah’ın kendisine emanet olarak verdiği vücudunu; İçki-kumar gibi kötü alışkanlıklarla yıpratmamasının gerekliliğini bilmektir.
Ölçülü yaşayan, yapacağı görevin kutsallığına inanarak insanlarımızdan destek isteyen ve destekleyeceği kişilerde güven- inanç, dürüstlük arayan, doğruluk prensibinin kutsallığını kendi iç dünyasında yaşatan insan, kendine karşı barış halinde olan insanlardır.
--“İnsanlara karşı barış halinde olmak” demek;
Çevreye kötü örnek olabilecek davranışlardan kaçınmak, herhangi bir mevki ve makama geldiği veya getirildiği zaman topluma yararlı işler yapmak, devletten aldığı her kuruşun hakkını alın teriyle ödemek, lâyık olmadığı görevlere talip olmamaktır.
Bir göreve talip olacağı zaman yapabileceklerini vaat etmek, değişik vaatlerle işbaşına geldiği zaman dürüst-adil hareket etmek, insanlarla kardeş gibi yaşamaya çalışmak demektir.
Elinden, dilinden ve davranışlarından insanların emin olduğu kimse;
Dürüst, güvenilir, namuslu insandır.
Gönlünde vatan, millet, bayrak sevgisi yatan kimse;
İnsanlığa karşı barış halinde olan kimsedir.
Allah’ın emirlerine inanan ve hatta yönetime talip olan insan;
Yalancılık, sahtekârlık, rüşvet, yolsuzluk, karaborsa, zimmet, iltimas gibi halkımızın benimsemediği davranışlardan kaçınmalıdır.
Kin ve intikam, huzursuzluk, karamsarlık ve hırçınlık gibi zaaflardan kurtulmalı, herkesle barışık olmalıdır.
İç huzura ermek ve vicdanen huzurlu olmak ancak bu suretle mümkün olur.
Komşu ülkelerimizden Suriye’de, Irak’ta, Mısır’da yaşanan olaylar tamamen İslam’ın BARIŞ ölçülerine ters düşen bir durum…
Ülkemizde; 27 Mayıs 1960 ihtilâli,12 Eylül darbesi, 28 Şubat darbesi ve 28 Şubat kararları BARIŞ adına gerçekten düşündürücü…
Aynı ülkenin insanları…
Bilmem ki barış bunun neresinde?
Müslümanların Müslüman olmayanlarla münasebetlerinde bile esas olan “BARIŞ”tır.
İslâmiyet’te savaş, kan dökmek için değil, İslâmiyet’i tebliğ ve Müslümanların emniyetini sağlamak için yapılır.
“-Müslümanları ve Müslümanların topraklarını düşmanın taarruzundan korumak ve esaret altına girmemek ”,
“-İnsanlar arasında güvenliği kurarak din ve vicdan hürriyetini sağlamak”,
“-Zayıfları ve güçsüzleri zalimlerin zulmünden kurtarmak” İslâmiyet’te savaşın haklı gerekçeleridir.
Bunlar “meşru müdafaa” ile izah edilebilecek sebeplerdir.
“Asr-ı saadet” ve bunu takip eden “Hülefa-i Raşidîn” devirlerinde yapılan savaşların hepsi nefs-i müdafaa savaşlarıdır.
“Bedir”, “Unut”, “Hendek” ve diğerleri hep savunma savaşlarıdır.
Müslüman milletimizin tarihteki savaşları da bu espriye uygundur.
Niğbolu, Kosova ve Varna’dan İstiklâl Savaşımıza kadar bütün savaşlarımızda “meşru müdafaa” haklı sebebi vardır.
Malazgirt Zaferi’nden sonra mağlûp ordu ve kumandanına barış eli uzatılmış, İstanbul’un Fethi’nden sonra Bizans halkına milletimizin tarihi müsamahası sergilenmiş, 30 Ağustos Zaferi’nden sonra istilâcı ordunun kumandanına güler yüz gösterilmiştir.
Cenab-ı Allah Bakara Sûresi’nin 208. ayetinde inananlara sulh çağrısı yapmakta ve şöyle buyurmaktadır:
“Ey iman edenler! Hep birden barışa girin.”
Aynı sure’nin 224′üncü ayetinde de barış emri te’yid edilmektedir:
“-Müslümanların arasını düzeltmeniz, günahtan sakınmanız ve iyi olmanız için Allah’a yaptığınız yeminleri engel kılmayın. Allah her şeyi işitir ve bilir.”
“Sulh hayırdır” ayetinde ise, her işimizde “sulhu” tercih etmemiz bildirilmektedir.
Bu sebepte; “Yurtta ve cihanda sulh” dinimizin de emridir.
Yurtta ve cihanda sulh halinde olmak, güçlü bulunmaya bağlıdır.
Sulh ve sükûn istiyorsak, devlet olarak güçlü olmaya mecburuz.
“Güçlü devlet” olmak, dışarıdan yapılacak saldırılar için caydırıcı bir sebeptir.
İçerde ve dışarıda barış istiyorsak, “en güçlü” olmaya mecburuz.
“Gücünüz yettiği kadar kuvvet hazırlayınız” ayeti bunu emreder.
“Düşmana düşmanın silâhı ile mukabele ediniz.” Hadis-i Şerifi bunu tavsiye buyurur.
Bu sebeple cephede de, cephe gerisinde de güçlü olmalı, sulh ve sükûnu sağlamak üzere her zaman hazırlıklı bulunmalıyız.
En etkili barış, kuvvetli olmaktır.
Barışı prensip edinen Peygamberimiz, yaşayışında hep sulh istemiş, fakat bunu sağlamak üzere hep savaşa hazır olmuştur.
Biz de Peygamberi örnek edinen bir millet olarak barışa talip olmalı, ancak bunu sağlamak üzere güçlü bulunmalıyız.
Zira inandığımız Müslümanlık, kendi iç dünyamızda da çevremize karşı da daima “BARIŞ” halinde olmamızı emreden bir dindir.
Biz Türk milleti olarak bugünlere kolay gelmedik. Barış için savaşırken pek çok insanımız cephede kolunu, bacağını kaybetmiş, şehit düşmüştür.
Rus ordularının, Haçlı ordularının, Yunan ordularının yaptığı zulüm nesilden nesil’e anlatıla gelmiştir.
Öyleyse İslam ülkeleri içinde ve ülkemizdeki bu ayrılık niye?
Komşularımız Irak’ta, Suriye’de, Mısır’da bu ihtilâller, bu karışıklıklar niye?
Ya bizdeki karışıklıklar?
Artık millet olarak, siyasetçi olarak, insan olarak, cemiyet olarak, aile olarak toparlanmaya, birlik-beraberlik içinde, barış içinde yaşamaya mecburuz.
Kur’ân-ı Kerim’de;
“Birbirinizle ihtilafa düşerek çekişip durmayın. Aksi halde başarısızlığa düşersiniz. Gücünüz, kuvvetiniz kaybolup gider,” buyrulmaktadır.
Yine:
“İnanmayanlar bile birbirlerine yardımcıdırlar… Şayet siz böyle yapmazsanız yeryüzünde büyük bir fitne ve kargaşa ortaya çıkar” buyruluyor…
Peygamberimiz de:
“Sakın benden sonra ihtilafa düşmeyiniz” buyuruyor.
Ayet ve Hadisler bizlere bir mesaj vermektedir.
Aklı başında olan herkes bir konuda karar verirken bu mesajları iyi düşünmesi lazımdır. Dünya yürüyor…
Yürüyen ve ilerleyen dünyada düşmanca davranmak, barış halinde yaşamamak bizleri çağın ve ihtiyaçların gerisine götürecektir.
İslam Ülkeleri olarak, Türk Milleti olarak, iktidar ve muhalefet partileri olarak menfaatimiz ayrılıkta, kavgada değil, birleşmede ve barıştadır.
2024'lü yılları yaşadığımız şu günlerde İslam Ülkeleri olarak her şeyin en doğrusunu yapmalı, vereceğimiz en doğru kararlarla ülkelerimizin geleceğini, kendi geleceğimizi, çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceğini kendimiz belirlemeliyiz.
Hoşça kalınız.

DİĞER YAZILARI SENDİKALAR IŞIĞINDA İŞÇİ İŞVEREN İLŞKİLERİ… 01-01-1970 03:00 TARİH TEKERRÜR MÜ EDİYOR? DOĞDUĞUM YILLARDA DÜNYA MANZARALARI… 01-01-1970 03:00 LALE ŞÖLENİ, LALE FESTİVALI, LALE DEVRİ VE LALE ÜZERİNE SÖYLENMİŞ GÜZEL SÖZLER… 01-01-1970 03:00 OKUL SALDIRILARININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ: GENÇLERİMİZE SAHİP ÇIKMALIYIZ… 01-01-1970 03:00 TÜRKİYEYİ BÖLMEYE KİMSENİN GÜCÜ YETMEYECEKTİR 01-01-1970 03:00 MUTLULUK YOLU; DİN İNANCI ( 3 ) 01-01-1970 03:00 MUTLULUK YOLU; DİN İNANCI ( 2 ) 01-01-1970 03:00 GENÇLERLE BAŞBAŞA : ALLAH İNANCI (15 ) 01-01-1970 03:00 MERSİN'İN ANAMUR İLÇESİNDE ORGANİZE EDİLEN ANAMUR TARIM VE TROPİKAL ÜRÜNLERİ FUARI… 01-01-1970 03:00 ANILARLA YAŞAMAK: AKDENİZ YÖRESİ OYUNLARI… 01-01-1970 03:00 TEKNOFEST MAVİ VATAN FESTİVALİNİN ARDINDAN… 01-01-1970 03:00 GAZİ ÖĞRETMEN ( 64 ) 01-01-1970 03:00 SAVAŞLARDA BAŞARILARIMIZIN SIRRI… 01-01-1970 03:00 MERHUM ADNAN MENDERES’İN VEFAT YILDÖNÜMÜNDE 27 MAYIS DARBESİNİ HATIRLAMAK… 01-01-1970 03:00 TARİHİ DİZİ FİLMLER VE OSMANLI PADİŞAHLARI HAKKINDA… 01-01-1970 03:00 MALAZGİRT ZAFERİNİN 953. YIL DÖNÜMÜ CUMHURBAŞKANIMIZIN KATILIMIYLA AHLAT İLÇESİNDE KUTLANMIŞTIR 01-01-1970 03:00 MÜSLÜMANLIK İNSANLIĞIN MUTLULUĞUNU SAĞLAMAK İÇİN GÖNDERİLMİŞTİR 01-01-1970 03:00 İSLAMIN ORTAYA KOYDUĞU EN BÜYÜK PRENSİPLERDEN BİRİ: İNANÇ VE FİKİR ÖZGÜRLÜĞÜ … 01-01-1970 03:00 TERÖRİST SALDIRILARININ ARDINDAN… 01-01-1970 03:00 İNSANLARA KARŞI ANLAYIŞLI OLMAK… 01-01-1970 03:00 ELİMİZDEKİ NİMETLERİN KIYMETİNİ BİLMEK VE TUTUMLU YAŞAMAK… 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE'DEN KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİNE GİDEN BARIŞ SUYU… 01-01-1970 03:00 KAHRAMAN ŞEHİT VE GAZİLERİMİZ: VATAN SİZE MİNNETTARDIR… 01-01-1970 03:00 TÜRK DİLİNİ YAŞATAN AŞK VE SEVGİ GÜNEŞİ: YUNUS EMRE… 01-01-1970 03:00 27 MAYIS 1960 DARBESİNİ BİR DE BENDEN DİNLEYİNİZ. 01-01-1970 03:00 İLK TÜRK ASTRONOTU ALPER GEZERAVCI’NIN UZAYDA YAPTIĞI DENEYLER NELERDİR? 01-01-1970 03:00 KADINA ŞİDDETE HAYIR: GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KADIN HAKLARI… 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ’NDE KUR’AN-I KERİM DERSLERİ… 01-01-1970 03:00 UNUTULMAMASI GEREKEN ŞEHİT KADINLARIMIZ 01-01-1970 03:00 BİR VE BERABER OLMA ZAMANI.... 01-01-1970 03:00 ANADOLUMUZ TÜRK VE MÜSLÜMAN YURDUDUR. ÖYLE KALACAK... 01-01-1970 03:00 EĞİTİM ÖĞRETİMDE ARA TATİL HEYECANI… 01-01-1970 03:00 GAZZE KATLİAMI VE YAHUDİ - HRİSTİYAN İŞBİRLİĞİ… 01-01-1970 03:00 ANAMUR’U İL YAPMA ÇALIŞMALARININ DÜNÜ BUGÜNÜ YARINI ( 14 ) 01-01-1970 03:00 ANAMUR’U İL YAPMA ÇALIŞMALARININ DÜNÜ BUGÜNÜ YARINI ( 13 ) 01-01-1970 03:00 ANAMUR’U İL YAPMA ÇALIŞMALARININ DÜNÜ BUGÜNÜ YARINI ( 12 ) 01-01-1970 03:00 ANAMUR’U İL YAPMA ÇALIŞMALARININ DÜNÜ BUGÜNÜ YARINI ( 11 ) 01-01-1970 03:00 ANAMUR’U İL YAPMA ÇALIŞMALARININ DÜNÜ BUGÜNÜ YARINI ( 10 ) 01-01-1970 03:00 ANAMUR’U İL YAPMA ÇALIŞMALARININ DÜNÜ BUGÜNÜ YARINI ( 9 ) 01-01-1970 03:00 ANAMUR’U İL YAPMA ÇALIŞMALARININ DÜNÜ BUGÜNÜ YARINI ( 7 ) 01-01-1970 03:00 ANAMUR’U İL YAPMA ÇALIŞMALARININ DÜNÜ BUGÜNÜ YARINI ( 8 ) 01-01-1970 03:00 ANAMUR’U İL YAPMA ÇALIŞMALARININ DÜNÜ BUGÜNÜ YARINI ( 6 ) 01-01-1970 03:00 ANAMUR’U İL YAPMA ÇALIŞMALARININ DÜNÜ BUGÜNÜ YARINI ( 4 ) 01-01-1970 03:00 ANAMUR’U İL YAPMA ÇALIŞMALARININ DÜNÜ BUGÜNÜ YARINI ( 5 ) 01-01-1970 03:00 ANAMUR’U İL YAPMA ÇALIŞMALARININ DÜNÜ BUGÜNÜ YARINI ( 3 ) 01-01-1970 03:00 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI SONA ERERKEN… 01-01-1970 03:00 ANAMUR’U İL YAPMA ÇALIŞMALARININ DÜNÜ BUGÜNÜ YARINI ( 1 ) 01-01-1970 03:00 ANAMUR’U İL YAPMA ÇALIŞMALARININ DÜNÜ BUGÜNÜ YARINI ( 2 ) 01-01-1970 03:00 YAPABİLECEKLERİNİ SÖYLEMEK VE SÖYLEDİĞİNİ YAPMAK… 01-01-1970 03:00 UNUTULMAMASI GEREKEN KADIN ŞEHİT VE KADIN GAZİLERİMİZ… 01-01-1970 03:00 28 MAYIS CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE GİDERKEN 27 MAYIS İHTİLALİNİ HATIRLAMAK… DEMOKRASİYE VURULAN DARBE: 27 MAYIS 1960 İHTİLALİ… 01-01-1970 03:00 28 MAYIS CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ… 01-01-1970 03:00 19 MAYIS ATATURK’Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI COŞKUYLA KUTLANDI. GENÇLERİN YETİŞTİRİLMESİNDE ANNE-BABANIN ROLÜ... 01-01-1970 03:00 OTOPSİ VE ORGAN NAKLİ DİNEN SAKINCALI MIDIR? 01-01-1970 03:00 İSLAMDA SAĞLIĞA VERİLEN ÖNEM VE SAĞLIKLA İLGİLİ PEYGAMBERİMİZİN TAVSİYELERİ 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE YÜZYILI GENÇLERİN YÜZYILI OLACAKTIR 01-01-1970 03:00 SEÇİM ATMOSFERİ İÇİNDE BİRLİK VE BERABERLİĞİ SAĞLAMAK… 01-01-1970 03:00 BAHARIN BAŞLANGICI OLARAK KABUL EDİLEN HIDRELLEZ KUTLAMALARININ ARDINDAN… 01-01-1970 03:00 YÜKSELEN TÜRKİYE’DE SAVUNMA SANAYİİNDE HAMLE ÜSTÜNE HAMLE… 01-01-1970 03:00 AKKUYU NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ’NIN AÇILIŞINN ARDINDAN… 01-01-1970 03:00 RAMAZAN SOHBETLERİ: ALLAH’IN VARLIĞINI AKIL İLE ANLAMAK ( 5 ) 01-01-1970 03:00 MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNDEKİ ÇALIŞMALARIM VE ANAMUR İLE İLGİLİ BASTIRDIĞIMIZ KİTAP 01-01-1970 03:00 SAHNEYE KOYDUĞUMUZ PİYESLER VE ULUSAL BASINDAKİ YAZILARIM 01-01-1970 03:00 KAYMAKAMLIK KUPASI VOLEYBOL MÜSABAKASINDA KIRAN KIRANA BİR MÜCADELE VE AYNALI PEHLİVAN HİKÂYESİ… 01-01-1970 03:00 VALİ – ÖĞRETMEN DİYALOĞU, SPORTİF VE KÜLTÜREL FAALİYETLERDEKİ BAŞARILARIMIZ, 01-01-1970 03:00 ÜÇÜNCÜ EK GÖREV YAPTIĞIM ANAMUR LİSESİNDE ASKERİ BASKIYA UĞRAMIŞTIM 01-01-1970 03:00 ASKERLİK GÖREVİNİ SEVEREK YAPMIŞTIM 01-01-1970 03:00 HAZIRLADIĞIM TEZ BİTİRME SNAVLARIMA DAMGASINI VURMUŞTU 01-01-1970 03:00 ÜNİVERSİTE BİTİRME TEZİMİ CİLTLETMEK İÇİN GİTTİĞİMDE İSTİKLAL MARŞI ŞAİRİMİZ MEHMET AKİF ERSOY’UN OĞLUNU TANIMIŞTIM. KEŞKE TANIMAMIŞ OLSA İDİM 01-01-1970 03:00 27 MAYIS 1960 İHTİLALİ SONRASI ADANA’NIN DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTULUŞ YILDÖNÜMÜNDE TÜM OKULLARI TEMSİLEN KAHRAMANLIK ŞİİRİ OKUMUŞTUM 01-01-1970 03:00 İLKOKUL YILLARIMDA ANAMUR YOLLARI HİKÂYEMİN YAZILIŞI VE ANAMUR KALESİNİN KORSANLARDAN KURTARILIŞ ÖYKÜSÜ 01-01-1970 03:00 TİYATRO, SİNEMA, OPERA, ŞARKI VE RESİMLERE KONU OLAN KEREM İLE ASLI 01-01-1970 03:00 EŞLER ARASINDA YARDIMLAŞMA… 01-01-1970 03:00 BİLİME DESTEK VEREN TEK İLAHİ DİN: MÜSLÜMANLIK... 01-01-1970 03:00 ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONU ÇALIŞMALARI VE İŞÇİ-İŞVEREN İLİŞKİLERİ 01-01-1970 03:00 TÜRK DÜNYASININ BİLGE ATASI DEDE KORKUT… 01-01-1970 03:00 HAZRETİ MEVLANA’NIN 749. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE SEVGİ İLE İLGİLİ SÖZLERİNDEN BİR DEMET VE İSLAMDA SEVGİ TANIMI 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜN ARDINDAN: OSMANLI İMPARATORLUĞUNDA EĞİTİM-ÖĞRETİM… 01-01-1970 03:00 PATATESE RAKİP AKDENİZ BÖLGESİNİN GÖZDE BİTKİSİ: GÖLEVEZ… 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARIN EĞİTİLMESİNDE ANNE – BABAYA DÜŞEN GÖREV… 01-01-1970 03:00 TÜRK DÜNYASININ MİZAH SEMBOLÜ: NASREDDİN HOCA 01-01-1970 03:00 TANE İLE SATILAN GÜNÜMÜZÜN GÖZDE MEYVESİ: AVAKADO… 01-01-1970 03:00 AKDENİZDE SULAR ISINIYOR MU? AKDENİZ…SULARI BERRAK DENİZ… 01-01-1970 03:00 FİZİK ÖTESİ OLAYLAR VE SIRLARLA DOLU BİR DÜNYA… 01-01-1970 03:00 MEVLANA’NIN ‘’ GEL ‘’ ÇAĞRISININ TEMELİNDEKİ SEVGİ… 01-01-1970 03:00 TUĞ; ESKİ TÜRK DEVLETLERİNDE HÜKÜMDARLIK ALAMETİ… 01-01-1970 03:00