7-8 Temmuz tarihide Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında 32 dünya devletleri liderlerini karşılayan Mehteran birliği zirveye damgasını vurmuştu.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki liderler onuruna verilen resmî resepsiyon ve akşam yemeğinde konuklar Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği tarafından çalınan marşlarla karşılanmıştı.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın ev sahipliği yaptığı kabul töreninde, tarihteki 16 Türk devletini temsil eden bayraklar, dönemin kıyafetlerini giyen askerler ve yeniçeri kostümlü birlikler mehter takımına eşlik etmişti.
Bu törenle yaklaşık 200 yıl sonra ilk kez yeniçeri kıyafetli bir askeri birlik yabancı devlet başkanlarını karşılamıştı.
Karşılama töreni dünya basınında ve sosyal medyada geniş yankı uyandırmıştı.
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın mehter takımının ritmine ve performansına ilgi göstererek eliyle "OK" (onay) işareti yaptığı anlar kameralara yansımıştı.
Karşılamanın en çok konuşulan olayı, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve eşinin Külliye'ye giriş yaptığı sırada mehter takımının doğrudan Türk tarihinin en bilinen eserlerinden biri olan "Ceddin Deden" marşını çalması olmuştu.
Miçotakis'in bu anlarda yaşadığı kısa süreli şaşkınlık ve yüz ifadesi medya kuruluşlarına yansımıştı.
Tören, Türkiye'nin ev sahipliğindeki uluslararası bir organizasyonda ulusal ve tarihi kültürel ögelerini ön plana çıkardığı stratejik ve görkemli bir diplomatik ağırlama örneği olarak kayıtlara geçmişti.
Mehteran takımı ve mehteran takımının çaldığı mehter marşları liderlerin çok büyük beğenisini ve takdirini kazanmıştı.
Nedir Mehteran takımı ve Mehter Marşlarının anlamı ve Yeniçeriler?
Mehteran takımı ve mehter marşları, tüm dünyada Türk milletinin bir simgesi haline gelmiştir.
Osmanlı'daki mehteranı gören ve işiten Avrupalılar, kendi ordu bandolarında mehterden ilham almış, mehter; adeta Türklük ile özdeşleşmiştir.
Mehter marşlarının ve mehteran takımının kültürümüzü yabancılara tanıtmaktan çok daha mühim katkıları olmuştur.
Yüzyıllar boyu, yapılan savaşlarda, askerlerimizi cenk meydanında savaş için motive edip, psikolojik destek olması açısından önemli bir etken olmuştur.
Mehter kelime olarak mızıkacı, kavas, çadırcı gibi anlamlarda kullanılmış bir tabirdir. Mehter Farsça” mihter” kelimesinin Osmanlı'da "ulu" ve "büyük" manasına gelen bir kelimesinden alınmıştır.
Türkçemizde ise bu kelimenin Arapçalaştırılmış şekillerinden olan” mehter” kullanılmaktadır.
Mehter takımı uzun bir geçmişe sahiptir.
Türklerin savaş esnasında müzikle askerleri coşturması Hunlular devrine ve Mete Han’a kadar uzanır.
Yüz yıllar boyunca bütün Türk devletleri cenklerde müziği değişik biçimlerde kullanmışlardır. Ama ilk profesyonel bando takımını Osmanlılar, Mehter ismiyle kurmuşlardır.
Mehterin, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey zamanında yer almaya başladığı bilinmektedir.
Osmanlı Devleti'ne ise Selçuklulardan geçmiştir.
Mehter, Yeniçeri ocağının vazgeçilmez bir parçasıydı. ,
Yeniçeriler kaldırılınca kapatılmış sonra tekrardan açılmıştır.
Mehter takımı iki bölümden oluşmaktadır.
Her iki bölümde kendi içerisinde mehter düzenine uyum sağlayarak takımda yerlerini alır.
Birinci bölümde sancak, tuğ ve zırh birlikleri bulunmaktadır.
İkinci bölümde ise cevganlar, zurnazenler, boruzenler, nakkarezenler, zilzenler ve davulzenler sırasıyla dizilirler.
Mehter takımının yürüyüşü düzene uygun olarak ilerler.
Yürüyüş sırasında en önde mehterin bölük komutanı vardır.
Bölük komutanının sol arkasında yeşil sancak taşıyan zırhlı muhafız, ortada istiklal sembolü olan ak sancak, sağ tarafta ise kırmızı sancağıyla zırhlı muhafız vardır.
Sancaklardan sonra üç sıra halinde dokuz tuğ dizilir.
Hücum tuğu ise kırmızı sancağın arkasındadır. Hücum tuğu yeniçerililer tarafından taşınmaktadır.
Sonra sıra mehterbaşı ve sesler (cezgan, zurna, boru, nakkare, zil ve davul çalanlar) gelir. Kös ise en arkada at sırtında gelir. Kös sadece padişah mehter takımında yer almaktadır.
Fasıl başlamadan önce iç oğlan başçavuşu ortaya çıkar ve “Vakt-i sürur-u sefa, mehterbaşı ağa! Hey! Hey!” nidaları atardı. Nakkareler sofyan usulünde üç tempo attıktan sonra mehterbaşı “Hasdur” diyerek dikkatleri üzerine çeker ve takımın seslendireceği marşın ismini söylerdi.
Haydi ya Allah diyerek nevbet başlardı. Fasıl Mehter Gülbankı (duası) ile son bulurdu.
Osmanlılar döneminde Mehteran takımı, her gün padişahın bulunduğu bölgede; yani padişah seferde ise çadırının önünde, değilse saraydaki müsait bir yerde ikindi namazını takiben çalardı.
Bundan haricinde yatsı namazının akabinde üç fasıl mehter çalınıp; padişaha dua edilir ve sabaha doğru divan halkını namaza kaldırmak maksadıyla yeniden nevbet vurulurdu.
Ek olarak, Yedikule, Eyüp, Kasımpaşa, Beşiktaş, Tophane, Galata, Kızkulesi, Üsküdar ve Anadolu Hisarı'nda aynı saatlerde mehterhane çalınırdı.
Bu bölgelerde vazife gören mehteranların mevcudu bin kadardı. Devlet merkezinin dışında yer alan kalelerde de bazı vakitlerde de mehter takımı çalardı.
Ek olarak vezirlerin, derya kaptanlarının, beylerbeylerinin de mehter takımları bulunurdu.
Özellikle sefer zamanlarında askeri birlikleri coşturmak ve düşmanın maneviyatını dağıtmak hususunda mehterlerin büyük önemi ve faydası görüldü.
Mehter müziği yapısı gereği klasik Türk müziğindeki usul ve makamların icra edildiği tek sesli bir müziktir.
Mehterhane'nin repertuarında bu formların haricinde, serhat türkülerine de yer verilmiştir.
Buna karşılık, kimi mehter peşrevleri de fasıl müziğinde icra edilmiştir.
Mehteran müziğinin bestelerinin büyük çoğunluğunu Mehterhane'de görev alan müzikçiler yapmıştır.
Günümüze ulaşan mehter müziklerinin en eskileri Hasan Can, Emir-i Hac, Nefiri Behram ve II. Gazi Giray gibi 16. yy bestecilerinin ürettiği yapıtlardır.
Notası bulunan yapıtların da büyük bir kısmı 17. yy'dan kalmıştır.
Bazı belli başlı besteciler: Müstakim Ağa, Zurnazen başı İbrahim Ağa, Ham Mali, Zurnazen Edirneli Dağı Ahmed Çelebi ve Şah Murad'dır. Hızır Ağa da 18. yy'ın en önemli mehter bestecisidir
Mehteran müziği bestecileri, Osmanlı askerlerine cesaret ve coşku vermesi için, düşman askerini korkutması için melodiler üretmeye özen göstermişlerdir.
Osmanlıların Avrupa'nın merkezine kadar ilerlemesi, 17. yy'da mehter müziğindeki çoğu argümanın Avrupa müziğine de girmesine sebep olmuştur.
Mehter Kıyafetleri de şu şekildedir:
Sazlar, sazbaşları ve çevgânlar olarak mehteran takımında yer alan kişileri 3 ana gruba ayırmak mümkündür.
Sazbaşları grubu kırmızı kavuk, kırmızı şalvar, kırmızı cübbe, sarı yemen ve sarı etek giyerken; sazlardakiler ise koyu mavi cübbe, renkli üç etek, şalvar, kavuk ve kırmızı yemen giyerler.
Çevgânların mehter kıyafetleri ise sazbaşlarına benzerdir.
Nato Zirvesinde Mehteran takımı ve yeniçeriler dünya liderleri ve yabancı gazeteciler tarafından çok beğeni almıştır.
Emeği geçenlere minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.
Hoşça kalınız