Advert
Advert
PROF. DR. TURAN GÜVEN’İ ÖLÜM MELEGİ DAİMİ EVİNE GÖTÜRDÜ
İsmet Kadıoğlu

PROF. DR. TURAN GÜVEN’İ ÖLÜM MELEGİ DAİMİ EVİNE GÖTÜRDÜ

Bu içerik 605 kez okundu.

Turan Güven; 1950 yılında Kadirli’de doğdu. İlk ve Ortaokulu Kadirli’de bitirdi. Mersin Öğretmen Okulunu kazandı. Başarılı öğrenciler arasına girerek Ankara Yüksek Öğretmen Okuluna seçildi ve Hazırlık lisesini bitirdi. Üniversite sınavında Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji bölümünü kazandı. Böylece yüksek öğrenimini 1967-1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde ve Ankara Yüksek Öğretmen Okulu’nda tamamladı. Yüksek Lisansını ve doktorasını Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde yaptı. Fırat, Yüzüncü Yıl ve Kırıkkale Üniversitelerinde görev yaptı.
Milli Eğitim Bakanlığı’na yazmış olduğu ders kitapları, 1986-1997 yılları arasında, bütün liselerde okutuldu. Çok sayıda Yüksek Lisans ve Doktora tez danışmanlığı yaptı. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görevini sürdürdü. Evli ve üç çocuk babası. 
Turan Güven sınıf arkadaşımdı. Aynı yıllarda Mersin Öğretmen Okulu, Ankara Yüksek Öğretmen Okulu ve Ankara Fen Fakültesi’nde birlikte okuduk. 68 kuşağı öğrencileriydik. O yılların olaylarında mağdur olup hapisli yılları olanlardandı Turan Güven. O, yılmadı, üniversitede asistan kaldı. Asistanlığını engelleyici sıkıyönetim tutuklamalarına rağmen üniversite hocalığı canlanıverdi. Gazi Üniversitesi’nden Prof. olarak emekli oldu. 
Turan Güven, Erdemlilerin eniştesi idi. Düğününe Ankara Yüksek Öğretmen Okulu’ndan kalabalık bir arkadaş gurubu katılmıştık. İki sene önce yine Erdemlili okul arkadaşımız Ali İhsan Gücüş’ün oğlunun düğününde beraber olmuştuk. Rahatsızlığından söz etmiş ve tedavinin iyiye gitmekte olduğunu ifade etmişti. Ve evlenecek kardeşlerimizin nikah şahidi olmuştu. Ankara Öğretmen evindeki bu beraberliğimizi de resmetmiştik. 
Arkadaşım, dostum, kardeşim Turan Güven; ahlak ve onur sahibi, yürekli, müşfik, sevecen, cesaret timsali, yiğit ve delikanlı, adam gibi adamdı..
İlk ve orta öğretimin bu ara tatilinde Adana’da torunlarımla beraberdik. Eşim ve torunum Baha Ankara’ya dönerken ben Anamur’a dönmüştüm. Whatsapp’ıma gelen mesajla irkildim kaldım ve bu yazımı yazdım.  
Turan arkadaşımın biricik kızı şunu yazmıştı:
“Değerli büyüklerim ve kıymetli dostlarımız ben Turan Güven’in kızı Çağlar Cankurtaran. Üzülerek belirtirim ki babam bugün Hakkın rahmetine kavuşmuştu. Cenazesi 23 Kasım Cumartesi ikindi namazına müteakiben Karşıyaka mezarlığında defnedilecektir. İyi geceler dilerim.”
Ve Turan Güven evine göçtü. Bize cennette yer ayır.. Bekle bizi sevgili dostum.
Dünyaya gelmeden önce hangi baba ve anadan dünyaya geleceğimizi bilemezdik. Üzerinde yolculuk yaptığımız dünyadan esas mekanımıza hangi vasıta ile seyahat edeceğimizi de bilmiyoruz. Bu yolculukta kalp krizine mi yakalanacağız bilmiyoruz. Hangi hastalık ölüm evinin eşiğine getirecek, bu yolculukta trafik kazasına mı bineceğiz de, o bizi “Ölüm Meleğine” götürecek onu da bilmiyoruz. 
Azrail(a. s.) her gün yüz binlerce insan ruhunu teslim alıyor. Bu dünyadan yüz binlerce insanı misafir kaldığı evinden sürekli kalacağı evine göç ettiriyor. Bu insanların içinde ihtiyarı da, genci de, çocuk olanı da, bebek olanı da var… Zengini de fakiri de var… Hepsinden önemlisi de, iyisi de var, günahkarı da var, Mü´mini de var kafiri de… Hepsi de bize şunu söylüyor; “Ölüm herkese eşit… Bir gün de sıra size gelecek. Dikkatli olun da gafil yakalanmayın. “Ölüm Meleği” sizi isyan üzeri bulmasın.”
Ölüm; kişinin geçici oturmakta olduğu evinden daimi ikametgahı olan evine göç etmesidir. İnsanın ruhu bedenine bağlıdır. Ruhun bedenden ayrılması, bedene olan bağlılığının sona ermesi ölümdür. Bu da insanın, beklemediği, bilemediği bir anda ansızın geliverir.  Bazılarına 103 yaşında (Babaannem gibi), Turan hoca gibi bazılarına da 70 yaşında, bazılarına 23 yaşında; gencecik yaşta, hayallerini gerçekleştirmek için çabalarken hiç beklemediği bir anda. “Ölüm Meleği” ansızın götürüverir.
 “Gülüşüme aldanma iki saniyeliktir, ertesi acı ertesi kederdir, ertesi hüzün ertesi ölüm.” 
“Hayat ölüme sormuş…İnsanlar beni çok severken neden senden nefret ediyorlar?...
Ölüm cevaplamış… Sen güzel ve tatlı bir yalansın… Bense acı bir gerçek…”
Ölüm bir gerçek. Her canlı ölümü tadacak. Herkesin ansızın tadacağı gibi ölümü Turan hoca tattı ve yeni bir hayat buldu. Bu hayatı bitirmiş olsan da yeni bir hayat başlatıyorsun, dualarımız seninle Turan hoca. Hoş kalın. 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Balık Hali Ve Kasaplar Çarşısı Denetlendi...
Balık Hali Ve Kasaplar Çarşısı Denetlendi...
"Ocak'ta Çipli Kimlik Dağıtımı Bitiyor" Haberlerine Yalanlama