Advert
Advert
EĞİTİMCİ EĞİTİMCİLER MİSİNİZ?
Mevlana MERMİ

EĞİTİMCİ EĞİTİMCİLER MİSİNİZ?

Bu içerik 457 kez okundu.

Sözüm meclisten dışarı tabi ki. Benim ailemde de eğitimci insanlar var ve ben eğitimcilerin içinde büyüdüm. Büyürken onların saygısını ve sevgisini kazandım ve saygısızlık hiç yapmadım.

Son birkaç yıl içinde eğitimcilerle ilgili birkaç tane olaya şahit oldum ve bu olaylarda eğitimcilerin nasıl bir eğitim aldığını sorguladım. Olaylardan ikisini size anlatayım.

Isparta’da tanık olduğum olayda eğitimci bir insan öğrencilerini önemsemeden eğitimini vermekteydi. Kendisi İngilizce öğretmeni idi. Bir gün dedi ki; “Haftaya bir işim var derse erken başlayıp erken bitireceğiz.” Öğrenciler bunu normal bir şekilde karşıladı. Ders normalde 08.30’da başlayıp 10.20’de bitiyordu. Sonraki hafta öğretmenin ricası üzerine 8.15’te başlayıp 10.00’da bitecekti. Bir sonraki hafta İngilizce dersinin olduğu gün Isparta’da hava çok kötüydü. Geceden kar yağmış ve sabah kalktığımızda da hala yağıyordu. Yollar buz tutmuş ve belediye hemen çalışma başlatmış. Saat 07.55’te otobüs durağında olan öğrenci 08.00’de otobüse binmeyi planlarken otobüs hava şartlarından ötürü saat 08.15’te geliyor ve dersine geç kalıyor. Sınıf kapısına gittiğinde dersin başladığını görüyor ama yine de derse girmek istiyor. Öğretmen; “Ben size erken başlayacağız demedim mi? Neden geç kalıyorsun? Almıyorum seni derse” diyerek öğrencisini dinlemeden derse almıyor. Öğrenci hiç istifini bozmadan; “Hocam havadan dolayı otobüsümüz geç kaldı. Bu yüzden geç kaldım. Özür dilerim” demesine rağmen derse alınmıyor. Öğrenci bunun üzerine; “Hocam siz beni derse alırsanız, dinlemesem bile birkaç kelimenin aklımda kalması benim ileriki hayatımda önemli. Siz Öğretmen olmuşsunuz ama eğitimci olamamışsınız” diyerek kapıyı kapattı ve gitti.

Şimdi burada haklı olan kim. Öğretmen mi? Eğitimci Öğretmen mi? Bunların cevabından önce diğer bir tanık olduğum olay ise şu şekilde. Gazeteci bir arkadaşım okullarla ilgili bir haber yapıyor. Haberin sadece açıklama kısmını olduğu gibi yayınlıyor ve giriş cümlesini kendisi yazıyor. Giriş cümlesinde; “Okullarda gündeme gelen kurslarla ilgili STK Başkanı açıklamalarda bulundu. Açıklamada STK Temsilcisi;” diyerek habere girişi yapıyor ve Temsilcinin açıklamasını olduğu gibi yayımlıyor. Birkaç gün sonra aynı okuldan bir öğretmen arkadaşı rica ediyor ve haber kaldırılıyor. Haber Kaldırıldıktan bir hafta sonra gazeteci arkadaş aynı okulda bir proje haberi çekmek için gittiğinde okul yöneticisinin tepkisi ile karşılaşıyor. Bu tepkide eğitimci kişi Hoş geldiniz demeden; “Sen bizim hakkımızda nasıl haber yaparsın. Bunun ispatı var mı? Sen nasıl bir gazetecisin?” şeklinde bağırıp çağırıyor. Gazeteci arkadaş; “İspatları var ben haberi sadece açıklama kısmını olduğu gibi yayımladım. Kendim yazmadım. Madem bir tepkiniz var karşı bir metin sizde hazırlayın ve yayımlayalım” demesine rağmen idari temsilci hala bağırıp çağırıyor.

İki olayı siz kendinizce canlandırın ve durun bir düşünün. Ben bu iki olaya da şahitlik ettim. Durup düşündüğümde ise ailemdeki eğitimciler gözümde canlandı. Kendim yukarıda da değim gibi hiç saygısızlık yapmadım. Olaylarda ki kişilerin saygısızlık yaptığını da düşünmedim ve şu soruyu da sormadan duramadım. Eğitimsiz eğitimciler var mı?

İki olayda da Eğitimcilerimiz karşı tarafı dinlemeden ön bir yargılama söz konusunu açığa çıkarıyor. Bu soruyu sormamda ki sebep sadece bu iki olay elbette değil. Birçok olaya şahit oldum ve kendim de yaşadım. Babamı, ablamı ve amcamı, kendi öğretmenlerimi göz önüme getirdiğimde onların bu sorunlarla karşılaştığını sanmıyor. Demek ki diyorum ki ‘Eğitimsiz eğitimciler var. Bunların öğrencileri acaba ne düşünüyor?’ Ha son bir şey daha Eğitimsiz Eğitimcilerin Eğitmenleri kim?

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
'Suya Yazılı Düşler' Sergisi
'Suya Yazılı Düşler' Sergisi
Zeytinyağı Tanıtım Grubu Oluşturulacak...
Zeytinyağı Tanıtım Grubu Oluşturulacak...