ATATÜRK’ÜN DİN ANLAYIŞI
Celal Çetin

ATATÜRK’ÜN DİN ANLAYIŞI

Bu içerik 492 kez okundu.

Atatürk her devrimci karşıtları gibi muhalifleri tarafından çok suçlanmıştır. Atatürk sevildiği saygı gördüğü kadar suçlanmak devrim yapan her adamın kaçınılmaz bir yazgısıdır. Atatürk’e yakıştırılan suçlamaların başında din gelir zaman zaman açıkça yayın yoluyla uzun süren gizli gizli fısıltı yoluyla Atatürk din düşmanı olarak suçlanmıştır. 
Okuryazar olmayan cumhuriyet eğitiminden payını nasibini almamış geniş bir kitle sokağa dökülmüşler hiç acımadan adam öldürmeler bu olumsuz tanıtımdan ve böylesi eylemlerin nasıl siyasal amaçlı toplumsal olaylara yöneldiğini ülkemiz o tarihlerde yaşandığı tarih yazmıştır ve okuduk.
Hâlbuki Atatürk din düşmanı değildi Atatürk din sömürücülerine karşı düşmandı bakınız Atatürk ne diyor; ‘’din vardır ve gereklidir, dinimizin temeli çok sağlam ve malzemesi iyi ama bu bina uzun asırlardır ihmale uğramış, harçlar döküldükçe yeni harç yapıp binayı onarmak gereğini Atatürk görmüş ve bu düşüncesi sonucu çatlaklar derinleşmeden sağlam temeller üstünde dinin kuran-ı kerim doğrultusunda yaşamasını bu doğrultuda yeni bir bina kurulacağını ve dinin din sömürücülerinden kurtarılacağı hususunda Atatürk sonuna kadar mücadele edileceğini görmüş ve mücadele etmiştir.’’
Atatürk; ‘’kuran-ı kerimde olduğu gibi din bir vicdan sorunudur ve herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir.’’ demiş. Ancak dinimize saygı gösteririz ve gösterenlerde saygı gösteririz karşı değiliz aynı zamanda bu düşünce bu zihniyete de karşı değiliz. Ancak kasta ve eyleme dayanan dinin hırpalanmasına davranan din sömürücülerine verilmeyeceğini Atatürk benimsemiş ve söylemiştir. Din insanla Allah arasında birebir yaşandığı tanımı Atatürk’ün düşüncesinde var olmuş bu düşünce zaten kuran-ı kerimde de yer almış bu yaşayış şekli zaten Allah’ın emridir.
Atatürk İslam dininin en sağlam temellerden birisinin çalışmak olduğuna inanmış ve bu düşünüşe göre uyuşukluğu değersizliği Atatürk benimsemiyor Atatürk ulusun değerinin ve onurunun korunmasını istiyor ve bu konuda demeçler veriyor. Böylece Türk milletine mevcut olan mezhep kavgaları ve bundan doğan gerginlik gevşemiş sahneye çıkan dini sömüren aktörler sahneden çekilmiş bu nedenle din hayatta manevi ve kutsal yerini almış ve bulmuştur.
Fakat Atatürk’ün ölümü sonucu bir süre sonra 1945 yılından sonra Atatürk’ün devrimleri üzerinde  türlü tavizlerle bir takım rötuşlar yapılarak Atatürk’ün vicdan hürriyeti büsbütün başka bir vicdan hürriyeti anlayışına gidilmiş orda da çürük düşünceler ortaya çıkmıştır.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
‘Kitap Okuyan Çocuklar Oyun Kitaplığı’ Türkiye’ye örnek oldu
‘Kitap Okuyan Çocuklar Oyun Kitaplığı’ Türkiye’ye örnek oldu
Başkan Tollu'dan atıkpil toplama yarışması üçüncüsüne ödül
Başkan Tollu'dan atıkpil toplama yarışması üçüncüsüne ödül