İsmet Kadıoğlu 15 TEMMUZ DESTANI
15 TEMMUZ DESTANI
İsmet Kadıoğlu

15 TEMMUZ DESTANI

Bu içerik 56 kez okundu.

15 Temmuz 2016 gecesi Boğaziçi Köprüsü'nde kimler yoktu ki? Yürekler tanklara karşı geldi ve yendi. O gece, anne evladıyla, dede torunuyla geldiler.  Nişanlı olanlar el ele oradaydılar. Yeni evliler, babalar, gençler biliyorlardı ki; bu saldırı milletedir. O gece orada olmayıp bu destanı yazmasalardı; analarına, babalarına, evlatlarına ve sevdiklerine hesabı nasıl verebilirlerdi? İşte sessiz kalınamazdı ve kalınmadı. Ellerinden bayraklar, Allah Allah diyerek tankların altına yattılar, üstüne çıktılar. Bu ruh herkesin çocuklarının geleceği idi. O ruh öyle bir ruhtu ki; ruhun emrine uyup yap dediğini yapmaları yetti. Bu ruh; "yanlıştan dönün, oyuna gelmeyin" dedi.  Ve bir taraftan yaralılarla uğraşırken tanklara karşı yürüyüşü durdurmadılar.
Gazi Mustafa Kemal ve onun silah arkadaşları, Sütçü İmam, Kara Fatma, Seyit Onbaşı, Gördesli Makbule, Nezahat Onbaşı ve daha birçoklarının yazdırdıkları destanların hatırası yaşamakta ve yaşatılmalıdır.
İşte bu destanların sonuncusunu milletimiz 15 Temmuz 2016 gecesi gösterdi: Tankları elleriyle durduran, altına yatan, millete sıkılan kurşunlara karşı sadece ellerindeki bayraklarıyla koşan, vatan için şehadete yürüyen yaşlısı, genci, kadını, erkeği ile bu 15 Temmuz Destanı yazıldı.
27 Mayıs, milletin sevgilisi Başbakan Menderes'i astı. Neden asıldı, sessiz kalındı. Ama 15 Temmuz'da Cumhurbaşkanı Erdoğan milletle beraber darbeyi geri püskürtü. Şapkasını alıp kaçmadı, tankların karşısında milletle beraber dik durdu.
Bizim askerimiz sandığımız teröristler Boğaziçi Köprüsü'nü ele geçirmiş. Tanklar köprü girişine yerleştirilmiş, silahlar halka çevrilmiş. Köprü yüksek noktalarında ise, keskin nişancılar var ateş ediyorlar. Asfalt kan gölü. İnsanlar üçer beşer yere düşüyor. Yere düşene yardıma koşanlar ve düşenin yerini doldurmak için ileri atılanlar çok… Ve 34 kişi şehit, onlarca yüzlerce gazi var… Artık bir şey çok net görülmekte… TSK üniformalı da olsalar bunlar bizim askerler değil. Ve bu bir işgal girişimi…
Kur´an, bayrak, vatan için gösterilen olağan üstü kahramanlıklarda destan yazılır.  Vatanı parçalamak isteyen, vatanı elde etmek isteyen her türlü düşmanın benzeri isteklerine mani olmak için; vatanın sahiplerinin kahramanca karşı koymaları destan yazdırmaktır. 15 Temmuz'da 250 kişinin şehit verilmesi ve binlerce gazi verilmesi gibi kahramanlıklar sonucu yazılan eserler destandır. İşte 15 Temmuz'da dış güçlerin kontrolünde, içteki satılmışların devletin silahlarıyla, tanklarıyla, uçaklarıyla ellerinde hiçbir silah bulunmayan sadece iman gücü ve milli duygularıyla hainlerin karşısına korkusuzca, şehit olmayı göze alarak, karşı koymaları sonucu destan yazılmıştır. 
Halktan, içimizden birinin, taksi durağında oturup çay içen birinin, Ramazan´da çat kapı fakirin evine girip orucunu açan birinin bir çağrısı ile genç yaşlı, kadın erkek yollara düşmek ve tankların, gökten yağan bombaların karşısında "Vatan içinse ben varım" diyebilmek destan yazdırmaktır. Türk halkının çocukları, Çanakkale´den sonra "Ben varım" dedi ve yeni bir destan yazdırdı. Milli Mücadele´de, Çanakkale´de düşman vardı. 15 Temmuz´da Milli Mücadele´deki düşmanlar tarafında kullanılan kansız teröristler vardı. Bunlar düşman tarafından satın alınmış, kullanılan şerefsiz, kansızlardı.
Bu darbe kalkışmasında, emanet edilmiş Türk Askerinin silahlarını, Türk çocuklarına çevrilip taraması vardı. Bu Türkiye'yi vurma hareketiydi. Geçmişteki ihtilallerin hiç birinde halkın üzerine silah sıkılmamıştı. Nasıl bir cinnet geçirmedir ki; kendisine emanet edilen silahı dedelerin, gençlerin, tülbentli bacıların, nenelerin üzerlerine boşaltan "Mankurt"ların bu hareketleri nasıl bir canavarlıktır. Zalimsin, taş kalplisin canavar, şerefsiz, edepsiz gavura satılmış adam.. Beyinsiz adam seni.. Senin elinde Türk´ün silahı, karşındakinin elinde bayrak, tekbir getirerek ilerleyen genç adamı, genç kıza silah doğrultup vurdun. Memleketime benim silahımı sıktın, beyinsiz satılmış adam. Silah sıkan sen ihanet ettin, vurdukların ölmediler şehadetle buluştular. Onlar ölmedi şehit oldular. Siz kim için çalışan satılmışlarsınız? 
Dünyaya örnek olmuş milletime "bidon kafa" diyenler bu destanın destan olduğunu anlayamaz… Yazılan bu destanı "kontrollü darbe" diyerek yok etmek isteyenler bu destanın destan olduğunu anlayamaz… "Darbeyi püskürttük ama demokrasiyi kuramadık" diyenler, yasal olmayan emirlerle silahsız halka kurşun yağdırmış olanları "neden orada olduklarını bile bilmeyen 21- 22 yaşındaki çocukları linç etmek destan değildir" diyenler, "adalet" kavramını milletine silah doğrultmuş işbirlikçilerin ayakaltlarına düşürenler hiç anlayamaz. Bunları anlamak için ilk önce milletin koşulsuz, bir ferdi olmanız gerekir…
O gecenin isimsiz kahramanlarına şükran, şehitlerine minnetle…" Hoş kalın.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mersin'de sokak hayvanları için kuaför hizmeti
Mersin'de sokak hayvanları için kuaför hizmeti
Yılın Liman İşletmeciliği Markası ödülü MIP’nin oldu
Yılın Liman İşletmeciliği Markası ödülü MIP’nin oldu