Advert
“KAR NASIL YAĞARDI ANLAT MEKTUPLA”
İsmet Kadıoğlu

“KAR NASIL YAĞARDI ANLAT MEKTUPLA”

Bu içerik 76 kez okundu.

Günlerin ayların ne isimleri
Gönder de hatırlat yok resimleri Unuttum unuttum tüm mevsimleri
Kar nasıl yağardı anlat mektupta.
Diyor Mustafa Yıldızdoğan.
6 Ocak 2019, Ankara. Ankara’da bugün nasıl kar yağdı mektupla Anamur’a ve
Anamur’da bulunanlara anlatmak istiyorum.
Kar, kış aylarında yağar. Çünkü kış aylarında güneş ışınları, pek güçlü değildir. Bu nedenle bulutların bulunduğu yerlerde hava sıcaklığı daha düşük olur. Yerden yükselen su buharı, bulutların üstünde sıvı haline gelmeden buz kristali haline dönüşür. Buz kristalleri de birbirlerine yapışarak kar tanelerini oluştururlar. Kar taneleri o kadar hafiftir ki 3000 metreden yere inmeleri yaklaşık 2 saat sürebilir.
Kar yağmasıyla, karın diğer faydaları yanında, bitki, hayvan ve insanlar, aşırı soğuğun meydana getireceği çeşitli zararlardan korunmaktadır. Baharda ise, karların erirken atmosferden aldığı gram başına 80 kalori ısı ile atmosferdeki sıcaklık azaltılmakta, bu defa da yeni filizlenen bitkilerin, havanın aniden ısınmasıyla, sıcaktan zarar görmesi önleniyor.
Yağan kar, hem atmosfere ısı vermekte, hem kendisi de soğuk olmasına rağmen, yeri bir yorgan gibi, bazı bitki ve hayvanların soğukla telef olmasını önleyecek şekilde, atmosferdeki aşırı soğuktan muhafaza etmektedir.
Bugün kar, Ankara çevresine ve sokaklarına lapa lapa değil, inceden inceye yağmaya başladı. Sitenin bahçesi ve ağaçlar bembeyaz koyunlar gibi oldu. Gece bir miktar yağmış. Hiç ara vermeden yağmaya devam etti. Bu yavaş yavaş, sessiz sedasız yağış, insanın içinde gittikçe büyüyen bir hüzün ve heyecan oluşturmaması mümkün mü.. Sabah erkenden kalktım ve çocuklar kalkmadan sık sık pencereye gelerek kar yağışını kontrol ediyor ve yağışın durmasını istemiyordum. Zira çocuklarla birlikte bahçede kartopu oynamak ve kardan adam yapmak isteyebilirdik.
Ankara’ya geleli 1,5 yıl falan oldu. Yani geçen kış da buradaydık. Geçen yıl kar yağışı olmamıştı. 1968 yıllarında Ankara’da bulundum. Yüksek Öğretmen Okulu Hazırlık Lisesi ve 4 yıl da fakültedeki eğitim öğretim yıllarında kış bu senelerdekinden çok farklıydı. Çok kar yağardı. Yüksek Öğretmen Okulu bahçesinde ayak üzerinde kayar ve bol kartopu oynardık. Yanlış hatırlamıyorsam; Necmettin Karakaş, Mehmet Tüfekçi, Yaşar Nuri Şahin, Ali İhsan Gücüş, Tahir Aydın, Ahmet Şimşek, Ahmet Fırat vb. arkadaşlar ayak üzerinde karda kaymayı çok iyi yaparlardı. Ben de çok iyi olmasa da kayabilenlerdendim. Bu durumları belirleyen ve hatırlatan resimlerimiz de var.
Ogünlerin resimlerine bakarak, bugünkü kar yağışını da izleyerek duygulu anlar yaşadım. Bugün de bahçede karda kaymak ve yağış altında dolaşmak istedik.
Bahçeye indik ve torun Baha, naylon üstüne oturarak bol kaydı. Kartopu oynamadan olamaz tabi.. Çok oynadık. Bahçeye inmemizin bir başka nedeni, kardan adam yapmaktı. Yaptık. Havuç, zeytin ve elma ile birlikte eksiksiz bir kardan adam oluşturduk. Bol bol resim çektik. Tabi bizim gibi çocuklarını aşağıya indirip birçok komşu da farklı şekil  ve biçimde kardan adam yaptıklarına da şahidiz. 
Naylon poşetler ve benzeri naylonlarla çocukların kayması en ilginç, heyecanlı hoş hareketlerdi.
Kar yağışı devam ediyor ama yeter artık dedik ve eve çıktık. Kar yağarken pencereden bakarak çay içmek ve karlı havada kar yağışının altında yürümeyi kim sevmez ki..
ÜÇ SİNEK
Günün birinde çok kar yağıyormuş. Üç tane sinek o gün kardan korunmak için, bir otele gitmişler ve görevliden bir oda istemişler. Görevli odanın kalmadığını söylemiş. Dışarıda da çok kar yağdığı için mutlaka otelde kalmaları gerekiyormuş. Otelde görünmeden nasıl kalabiliriz derken; sineklerden biri girişteki paspasın altına, biri lavabonun içine, diğeri de tuvaletin içine girip kalmaya karar vermişler. Ve her üçü de anlaşmaları gereği kararlaştırdıkları yerlere gidip uyumak istemişler. Böylece de dışarıda kar altında üşümekten kurtulacaklarmış.
Sabah olunca bir araya gelip gecelerinin nasıl geçtiğini konuşmuşlar.
Paspasın altına giren sinek; hiç rahat etmedim! Gelen geçen üzerime bastı, uyumadım demiş.
Lavabonun içindeki sinek; ben de hiç rahat etmedim! Gece çok yağmur yağdı, çok ıslandım demiş.
Tuvalete giren sinek ise; aynen ben de hiç rahat etmedim! Gece hava çok bozdu; önce gök gürültüsü, sonra yağmur yağdı. Biz kardan korunmak için otele geldik, yağmurdan sonra da kar yağdı! (Tarafımdan uyarlanmış alıntı hikayedir.)
Hoş kalın.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mersin'de yağışlar ekili alanlara büyük zarar verdi
Mersin'de yağışlar ekili alanlara büyük zarar verdi
Pette, Mersin'de minik hayranlarıyla buluştu
Pette, Mersin'de minik hayranlarıyla buluştu