Advert
Advert

Ritim Show İzleyicileri Büyüledi

DURAN BEYAZATEŞ/ 3 Aralık Dünya Engelliler Gününde Anamur Engelliler Derneği (ANED)’in düzenlemiş olduğu programda engelli vatandaşlarımız gönüllerince eğlendiler.

Ritim Show İzleyicileri Büyüledi
Bu içerik 155 kez okundu.


Programa Anamur İlçe Milli Eğitim Müdürü İlyas Mercan, Anamur Ülkü Ocakları ve Anamur İYİ Parti Yönetimi katıldı. Açılış konuşmasını yapan Dernek Başkanı Hikmet Narcı; “3 Aralık Birleşmiş Milletlerin 1992 yılında almış olduğu karar sonrası “ Uluslararası Engelliler Günü” olarak ilan edilmiştir. 3 Aralık, o gün itibariyle tüm dünyada engelli insanların sorunlarına dikkat çekmek için belirlenmiş bir gündür. Dolayısıyla 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kutlanacak veya bayram yapılacak bir gün değil, karşılaşılan sorunların gündeme getirileceği ve bunların çözümü için yapılabileceklerin ele alınacağı bir tarihtir.
Sevgili misafirler değerli protokol; Dünya nüfusunun yüzde 10’u, Türkiye nüfusunun ise yüzde 12’si özürlü, yani ülkemizde yaklaşık olarak çeşitli özürleri olan yaklaşık 7,5 milyon vatandaşımız var.        7,5 milyon özürlü vatandaşımızın 2 milyon 230 bininin konuşma, 1 milyon 274 bin 900’ünün eğitilebilir zekâ geriliği, 127 bininin görme özürlü, 382 bininin işitme özürlü, 892 bininin ortopedik özürlü, 637 bininin sürekli hastalığı var. 1,5 milyon özürlü çocuğumuzdan da yalnızca 45 bini özel eğitim imkânlarından yararlanabiliyor.


Değerli Konuklar
“Duymak istemeyen kadar kötü sağır yoktur.” Diye başlayan İtalyan atasözü bizlere asıl engelin ruhta ve zihinlerde olduğunu gösteren çok güzel bir işarettir.
Yoksunluğun en güzel nimet olduğuna en iyi örnek; Trioya Yılı’nı kutladığımız bu günlerde ozanlar ozanı, İlyada ve Odesa Destanı’nın yazarı Homeros’un bir görme engelli olduğudur. Yine en büyük ozanlarımızdan “Uzun İnce Bir Yoldayım, Gidiyorum Gündüz Gece …”diyen Aşık Veysel’in görme engellisi olduğu haldeki başarısı ve bizlere bıraktığı eserleri, aslında yoksunluğun en güzel nimete döndüğünün örneğidir.
İşitme engelli bir müzik dâhisi olan Beethoven da duyma yetisi olmadığı halde birbirinden güzel eserleri insanlığa kazandırabilmiştir. Burada örnek verdiğimiz ve veremediğimiz nice engellerin hepsini aşan güzel insanların başardıkları; bizlere akıllarda ve zihinlerde yaşanan engelin aşılamaz ve en büyük engel olduğunun en önemli göstergesidir. Burada as olan; yaşamın önemsiz ve fazlalık detaylarından sıyrılıp insanın kendi iç zenginliğine dönebilmesi, kendi üstünlüğünü fark edebilmesi ve ruh zenginliğini içindeki o engin denizi keşfedip o sularda yüzerek kendini yeniden var etmesi ve kendini gerçekleştirmesi meselesidir aslında.
Günümüzde artık engellilik görmemek, duymamak, yürüyememek ya da başka bir fonksiyon kaybı değildir. Birçok yerde duyduğumuz gibi “asıl engel yürekler” de değildir. Hem ülkemizde hem de dünyada artık engelin çevreden kaynaklı sorunlar olduğu kabul görmüştür. Yani sizler bir yerden bir yere rampa ve asansör olmadığı için gidemiyorsanız, sokakta kaldırımlar erişilebilir olmadığı için hareket edemiyorsanız, toplu taşıma araçları size uygun olmadığı için kullanamıyorsanız, araçlarınız için ayrılmış otoparklara başka araçlar park ediyorsa ve siz ne yapacağınızı bilemez duruma düşüyorsanız, işe girmek istediğinizde reddediliyorsanız, insanların “ sen bunu yapamazsın” cümlelerine maruz kalıyorsanız, asıl engel burada demektir. Yani asıl engel, hayatın her alanının erişilebilir olarak düzenlenmemesi ve “sen bunu yapamazsın” şeklinde ortaya çıkan önyargılardır. Üstelik bizim  bu taleplerimiz, sağlanmasını istediğimiz ayrıcalık ya da lütuflar da değildir. Bunlar, herkesle birlikte eşit ve adil bir ortamda yaşayabilmemiz için gerekli düzenlemelerdir ve hem ulusal hem de uluslararası yasalarda var olan haklarımızdır.
Çoğu yerde ve toplantıda duyarız: “herkes bir engelli adayıdır ”denir ve yapılan hizmetin bu nedenle hayata geçirildiği ima edilir. Çevremizdeki birçok kişi de bunu iyi niyetle söyler. Oysaki bu, “Günün birinde ben ya da yakınım da bunlar gibi olabilir. Şükürler olsun ki böyle değiliz. Bu yüzden bunlara yardım edelim” benzeri, bencil ve engelli bireyleri ibret alınası insanlar olarak gören bir anlayışın ürünüdür. Bu nedenle; yapılacak her düzenleme günün birinde engelli olma ihtimaline karşı değil de, bireysel farklılıklar dikkate alınarak, toplumda yaşanan her bireyin hayatın her alanına eşit ve özgür bir şekilde erişimini sağlamak bakış açısıyla yapıldığında, daha iyi sonuçlar vermektedir.
Ülkemizde engelli bireylerin hayatını kolaylaştıracak düzenlemeler yapılıyor olsa da, henüz bu istediğimiz seviyeye gelmiş değildir. Fakat bu, gelecek için umutlu olmamızın önünde bir engel de değildir. Bizler; kararlı bir şekilde durarak, ne istediğimizi bilerek, kimsenin “yapamazsın” önyargısına kulak asmayarak ve tüm zorluklara rağmen hayatın içerisinde daha çok yer alarak , bu engellilik durumunu ortadan kaldırabiliriz.


3 Aralık Dünya Engelliler Günü , kendi yapabileceklerimizin ve gücümüzün farkında olduğumuz bir geleceğe umutla bakabildiğimiz bir gün olsun…” dedi.
Programda engelli arkadaşlar skeç gösterisinde bulundu. Ayrıca şiirler okuyarak kendilerinin farkındalıklarını ortaya koydular. Program sonunda ritim show yapan engelliler izleyicilerden tam not aldılar.

 

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
MTSO, 134’üncü yaşını Futbol Şöleni ile kutluyor
MTSO, 134’üncü yaşını Futbol Şöleni ile kutluyor
Mersin GİAD'a ‘Markalaşma’ Konuşuldu!
Mersin GİAD'a ‘Markalaşma’ Konuşuldu!