HAVVA ULU
Toros Dağları'nın yüksek kesimlerinde yetişen ve nadir bulunmasıyla dikkat çeken kuzugöbeği, bölge halkı için önemli bir gelir kapısı olmayı sürdürüyor. Taze kuzugöbeğinin kilogramı ise bin 500 liradan alıcı buluyor.
Anamur’da her yıl nisan ayının ilk haftalarında başlayan kuzugöbeği sezonu, bu yıl da bahar yağmurlarının etkisiyle erken açıldı. Yağışların devam etmesi halinde hasadın mayıs ayı sonuna kadar sürmesi bekleniyor. İlçede özellikle sedir ve ladin ağaçlarının bulunduğu nemli ve yüksek rakımlı bölgelerde yetişen kuzugöbeği, diğer mantar türlerine göre daha değerli olmasıyla öne çıkıyor.
"7'den 70'e herkes dağlarda"
Sezonun başlamasıyla birlikte Anamurlular sabahın erken saatlerinde dağların yolunu tutuyor. Çoluk çocuk, genç yaşlı demeden herkesin katıldığı kuzugöbeği mesaisi, adeta ilçede hayatı maceraya çeviriyor. Toplayıcılar, gün boyu dağ taş gezerek mantar ararken, bir kişinin günlük ortalama 500 gr ile 3 kilogram arasında ürün bulabildiği belirtiliyor.
Kuzugöbeği
Anamur’da kuzugöbeği mantarı sezonu, genellikle nisan ayı ortasında başlar ve mayıs ayı sonlarına kadar devam eder. Bahar yağmurları ve sedir/ladin ağaç dipleri (özellikle 8-12 derece toprak sıcaklığı) en verimli dönemleri belirler. Toroslar'da bu değerli mantar, bahar aylarında yoğun olarak toplanır.
Doğada yalancı kuzugöbeği denilen zehirli türleri de bulunduğundan, toplama ve tüketim aşamasında dikkatli olmak gerekir. Bu mantarın Latince adı 'Morchella esculenta'dır. Genellikle ilkbahar aylarında, özellikle yağışlı dönemlerden sonra ormanlık alanlarda, ağaç diplerinde ve yanmış bölgelerde bulunur.
Kuzugöbeği mantarının dünyada yaklaşık 40 çeşidi bulunmakta. Türkiye'de ise 10 ila 15 türü doğal olarak yetişmektedir. Toroslardan başlayarak Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Doğu Anadolu ormanlarından toplanır. Özellikle Ege ve Akdeniz Bölgelerinde yaygın olarak tanınan, tüketilen ve pazarlarda satılan ve nadir bulunan bir mantar türüdür.