DOLAR: 3.79 TL
EURO: 4.65 TL
Mersin
+26C

Anamur iskelesinin önemi…


Bu makale 2017-01-05 10:52:52 eklenmiş ve 388 kez görüntülenmiştir.
Hüseyin Şinasi

Anamur İskelesinin yenilenmesi ve genişletilmesi işi pek çok defa konuşuldu, yazıldı, çizildi. Konuşulup yazılıp çizilmekle kalmadı, partilerin seçim kampanyalarına malzeme oldu. Nihayet bunca gidip gelmelerden ve bekleyişten sonra somut bir adım atıldı. Anamur İskelesi yeniden yapılıyor. Bunu takiben geçtiğimiz yıllarda kapanan Gümrük Müdürlüğü de faaliyete geçiyor. Bunun anlamı, geçmişte olduğu gibi Anamur dış ticarete yani ihracat ve ithalata açık bir kapı oluyor. Yine biliyoruz ki, dış ticaretin yoğun olduğu kentler, sosyal, kültürel, ekonomik refahın hızla yükseldiği yerlerdir.

23 Aralık 2016 tarihinde Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen ihaleye göre; 1952 yılında yapılan ve dalgaların, rüzgârın ve aşırı yorgunluğun etkisi ile kullanılamayacak hale gelen mevcut Anamur İskelesi yıkılarak, hemen yanına 367 metre uzunluğunda, 49,5 metre genişliğinde yeni bir iskele yapılıyor.

 Yeni yapılacak iskeleye; turist yatlarının, yolcu ve araba vapurlarının RO-RO gemilerinin, kurvaziyer yolcu ve yük gemilerinin yanaşabilmesi, deniz uçaklarının inip kalkması sağlanmış olacak. Eski parayla otuz üç trilyon liralık bir maliyet ile 450 günde tamamlanması beklenen yeni Anamur İskelesi, Anamur’un olduğu kadar bölgenin ekonomik, sosyal ve kültürel bakımdan gelişmesine katkıları olacak önemli bir cazibe merkezi olacak.  Ancak bu cazibe merkezinden en iyi şekilde yararlanabilmesi ve istenilen başarıya ulaşılabilmesi için çevre ve diğer bölgelerle bağlantı yollarının tamamlanması ve geliştirilmesi gerekiyor.

Bu cümleden olmak üzere Karaman’ı Anamur’a iki saate indireceği söylenen Anamur-Ermenek-Karaman yolunun vakit geçirilmeden yapılması, Mersin’i Antalya’ya beş saatte ulaştıracağı açıklanan ve yapımı devam eden Mersin-Antalya Sahil yolunun da tamamlanması gerekiyor.   

 Anamur ve çevresinin Roma ve Bizans döneminde ekonomik ve ticari anlamda çok gelişmiş olduğunu tarihi kaynaklardan öğreniyoruz. Günümüzde artık unutulmuş, kaderine terk edilmiş Anamuryum antik kentinin, bundan iki bin yıl önceleri 500 bin nüfuslu büyük bir ticari merkez olduğu anlaşılıyor.

Ancak yine Roma ve Bizans döneminde bu bölgede yaşayan topluluklar isyan etmeleri bahane edilerek, yaşadıkları kentler yakılmış, yıkılmış başka bölgelere sürgün edilmişler. Takriben 250-300 yıl bu bölge insanların yaşamadığı topraklar olarak kendi haline gelmiş. Daha sonraları Ermeniler ve Rumlar yerleştirilmiş tekrar gelişmeye başlamış. Ardından M.S 650 yıllarından itibaren Müslüman Arap akınlarından etkilenip tekrar zayıflamış, geri kalmış bir bölge haline gelmiş.

Anamur ve çevresini de içine alan Kilikya Bölgesi, Türklerin Selçukluların önerliğinde yeniden Anadolu’ya gelip, yerleşmeleri ile canlanmaya ve şenlenmeye, yurt olamaya, vatanlaşmaya başlıyor. Büyük Selçuklularının Anadolu’yu Türkleştirme politikaları sonucu bu yöreye Yörük ve Türkmen aşiretleri yerleştiriliyor. Bu süreç Anadolu Selçukluları ve Karamanoğlulları Beyliği zamanında da devam ediyor. Hatta Osmanlılar döneminde başka bölgelerden Yörük ve Türkmen aşiretlerin küçük gruplar halinde bu bölgeye yerleştirilmesi devam ediyor.

Fakat yine tarihi kaynaklara göre Osmanlılar döneminde İçel, Karaman bölgesine önem verilmediği, kalıcı eserler bırakmadığı ortaya çıkıyor. Çoğu zaman bu bölgede yaşayan Yörük ve Türkmen aşiretleri, İmparatorluğun başka bölgelerine sürgün ediliyor veya zorunlu göçe tabi tutuluyor.

Kıbrıs 1571 yılında Osmanlı İmparatorluğu tarafından şövalyelerden alındıktan sonra bu bölge Kıbrıs’ın bir eyaleti, Anamur da bu eyaletinin bir kazası oluyor. İşte bu dönemde Mamure Kalesi, Kıbrıs’a en yakın ve güvenli silah, erzak yığınak deposu olarak kullanılıyor. Anamur İskelesi de Kıbrıs’a ulaşımı sağlayan önemli bir kapı görevi yapıyor.

Anamur bu özelliğini 1974 çıkarmasından sonra kısmen Silifke-Taşucu’na ve Mersin Limanına kaptırmış görünse de, Dragon Çayı üzerindeki Alaköprü Barajından Kıbrıs’a su götürülmesiyle yeni bir aşamaya geçmiş bulunuyor. Bu bakımdan Anamur geçmişte olduğu gibi günümüzde de milli Kıbrıs davası için stratejik bir öneme sahiptir.  

Alaköprü Barajından Kıbrıs’a su taşınması ve Kıbrıs’ta içme suyu ve tarımsal sulamada kullanılmaya başlanması bir seneyi geçti  (17 Ekim 2015). Bu kadar büyük bir projeye elektrik ve doğalgazın da taşınması için eklemelerin yapılması gerektiğini 2012 yılında yayınlanan bazı yazılarımızda dile getirmiştik. Ancak aldırış eden olmadı. Şayet doğalgaz boru hattı ve enerji nakil hattı yapılmış olsaydı; Ermenek Barajından ve Akkuyu Nükleer Santralinden üretilecek enerjinin Kıbrıs’a nakli mümkün olurdu. Doğu Akdeniz’den çıkarılması düşünülen doğalgazın da Anamur üzerinden diğer doğalgaz boru hatlarına ulaşması sağlanabilirdi.  Vakit geçmiş değil.       

Uzatmayalım. 

Özetle, Anamur İskelesi yeniden yapılırken; Mersin-Antalya Sahil yolu hızla tamamlanmalı, Anamur-Ermenek-Karaman yolu yapılmalı, Anamur’dan Kıbrıs’a giden boru hattında yeni düzenlemeler yapılmalı, en önemlisi de Anamur il olmalı…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
 Gunluk Gazeteler
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Akdeniz Postası Gazetesi

Copyright © 2016 Akdeniz Postası. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi