DOLAR: 3.82 TL
EURO: 4.68 TL
Mersin
+26C

Baba-evlat ve dede


Bu makale 2017-08-01 09:59:58 eklenmiş ve 141 kez görüntülenmiştir.
İsmet Kadıoğlu

"Annemiz duygusallığımız babamız mantığımızdır"

Baba çocuğu için koruyucudur, kapsayıcıdır, başlatıcıdır, mücadelecidir, destekçidir, kurallar koyucudur, danışılandır ve en önemlisi de örnektir. Baba; bu konularda ihmal davranmışsa,  etkili olamamışsa veya yok hükmünde çocuklarından uzak kalmışsa, her toplum ve kültürde şahsi davranış ve aile içindeki konumunda/yaşantısında arızalar olabilmektedir.

İyi bir baba olabilmek için iyi bir anneye ihtiyaç vardır. İyi bir annelik için de iyi bir babaya ihtiyaç vardır. İyi bir evlat olma, anne baba ilişkisinin iyi olmasıyla ilgilidir. Evlat, anne baba ilişkisinin resmini çekiyor ve ilerde resimlere bakıp kullanıyor. Hayaldeki baba, örf, adet, gelenek görenek babası ve toplumdaki gördüğü yaşanan baba görüntülerinin karışımı çocuktaki baba rolünü belirler. Kendisi de onu kullanmaya çalışır. Ama çocuğun canlandırdığı baba rolü yaşamının her ilerleyen dönemlerinde gelişir ve değişime uğrar.

Baba, çocuk anne karnında iken anneyi ve bebeği koruyarak ve destek olarak babalık görevini başlatmalıdır. Anneyle birlikte babanın ilk günden itibaren oluşturduğu güven ortamında çocuk güven duygusunu kazanır. Baba güven ve sevginin kaynağıdır/olmalıdır. Baba çocuğa birey olma, kendi kendine karar verme duygusu vermelidir. İyi baba olmanın şartlarındandır bunlar.  

Çocuğun yaşadığı ortamdaki aile fertlerinin davranışları çocuğun kişiliğini oluşturur ve ilerideki rollerini belirler. Aile içinde öğrendiklerini sosyal hayatında dener o davranışları olgunlaştırır. Birey olmuş olan çocuklarına aile her zaman destek olacağı ve yanında olduğu hissini vermelidir. 

Bir çocuğun düşünceleri: "Bizim için yaptığı tüm fedakarlıklarda tek istekleri; bizim mutluluğumuz, bir tek gülüşümüz, hayata karşı zaferimizdir. Hayatta bizi en çok seven iki kişiden biri babamızın gözyaşları çok nadir akar." 

Kızını gelin eden ya da oğlunu askere gönderen babanın gözlerinde ıslaklık görülür. Annenin ağlamasını normal karşılarız ama babanın ağlamasını gördüğümüzde duygulanırız. Ne kadar çocuk varsa omuzlarında o kadar çok tonlarca yük vardır ve o bu yük nedeniyle bazen neşelenir bazen hüzünlenir. Baba bazen arkadaşımızdır bazen de kalbimizi kıranımızdır. Kalbimizin kırılmış olduğuna bakmayız. Aslında o bizim bitmeyen kalp atışlarımızdır.

Aile, baba, anne ve evlat konusunda herkesin bildiği ya da bilmesi gerekli tespitle-rimin özetini verdikten sonra ibret olması adına iki örnekle konumu tamamlamak istiyorum. 

BABA-- EVLAT

Sosyal medyadan aldığım ve bir babanın oğluyla telefon görüşmesi şöyle:

--Evladım seni çok göresim geldi, nerelerdesin?

--Baba çok işim var.

--Evladım seni arıyorum, ama ulaşamıyorum.

--Baba toplantım var.

--Evladım seni bugün yemeğe bekliyoruz.

--Baba arkadaşlarla önceden yaptığımız bir program var. 

--Evladım bir sesini duyayım dedim.

--Babacığım şimdi kapatmak zorundayım, ben seni ararım.

--Evladım seni ne zaman göreceğiz?

--Baba çok işim var, bir ara uğrarım.

--Evladım dün gece rüyalarıma girdin, iyi misin?

--İyiyim baba iyiyim.. Şimdi araba kullanıyorum, seni sonra ararım..

--Evladım ne zaman ararsam işin var, yoğunsun, seni çok özledim, ne zaman görüşeceğiz.

--Of baba yaaa!

Bir zaman sonra evlat babasına telefon eder… Telefonu açan babasının komşusudur.

--Babamla görüşeceğim, çok işim var, gelemeyeceğimi söyleyecektim..

Komşu: Babanız dün gece vefat etti, son sözleri de "Evladım şimdi iş toplantısındadır, onu rahatsız etmeyin, beni toprağa siz verin" oldu…

Sevdiklerinizi ihmal etmemeniz gerektiğini, belki az bir zaman sonrası çok geç olabileceğine örnektir.

İkinci örneğimiz yeğenim Abdurahman'dan: "Okyanusta bir damla gibi olan şu kısacık ömrümüzde, aklımızda kalan, tebessüm ettiren, acı acı inleten, garip, komik, heyecanlı birçok anılarımız var. Anıların yanında ruhumuzda derin izler bırakıp gidenler de vardır… Ben dedemden ("dede" denilmesini istemezdi, kendine, yaşlılık belirtisi diye) bahsetmek istiyorum.. 96 yaşında buralardan göçüp giderken, 100 hedefini tutturmaya çok az kalmıştı (100 yaşını aşarım derdi)."

                                                                                                                                                   (Devamı yarın)

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
 Gunluk Gazeteler
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Akdeniz Postası Gazetesi

Copyright © 2016 Akdeniz Postası. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi